A3 Haber

‘Değerler Eğitimi’ öğretmenlerini müftülük atayacak!

‘Değerler Eğitimi’ öğretmenlerini müftülük atayacak!
Kasım 04
10:31 2019

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dindar ve kindar nesil” yetiştirme hedefi doğrultusunda adımlar atılmaya devam ediliyor. Okullara gönderilen yazıda öğrencilere “değerler eğitimi” dersi verecek öğretmenlerin, müftülük tarafından atanacağı bildirildi.

AKP iktidarı, eğitim sistemi içinde vakıf ve derneklerle işbirliğini her geçen gün artırmaya devam ediyor. Vakıf ve derneklerle imzalanan protokoller Diyanet İşleri Başkanlığı ve müftülükler üzerinden yaşama geçiriliyor. Geçen günlerde okullara gönderilen yazıda öğrencilere “değerler eğitimi” dersini verecek öğretmenlerin müftülük tarafından atanacağı bildirildi.

Uygulamaya tepki gösteren Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Müftülük, Milli Eğitim Bakanlığı’nın üstünde bir yerde tanımlanıyor. Eğitim, MEB kararıyla müftülüklere bırakılmış oluyor” dedi.

Cumhuriyet’ten Figen Atalay’ın haberine göre okullarda “değerler eğitimi” dersini verecek öğretmenleri müftüler belirleyecek.

Eğitim alanında protokoller üzerinden yürütülen süreç, ülkenin her yerinde devam ettiriliyor. Çeşitli vakıflar ve derneklerle imzalanan protokoller, müftülükler ve Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden de yaşama geçiriliyor. Geçen günlerde bazı illerdeki okul öncesi kurumlara ve ilkokullara “valilik oluru” ile gönderilen yazıda, “İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Müftülüğü arasındaki işbirliği ile okul öncesi ve ilkokullarda kayıtlı öğrencilere değerler eğitimi verilerek milli, manevi, kültür ve ahlaki gelişmelerinin sağlanması amaçlanıyor” denildi. Yazıda, “bu protokol kapsamında görevlendirilecek olan eğitimciler ilkokul için en az önlisans mezunu veya pedagojik formasyona sahip, okul öncesi kurumlarında ise en az önlisans mezunu veya 4-6 yaş öğreticilik sertifikasına sahip kişiler arasından İl Müftülüğü tarafından görevlendirilecektir” ifadesi bulunuyor.

“EĞİTİM, MEB KARARIYLA MÜFTÜLÜKLERE BIRAKILIYOR”

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, yapılan protokollere tepki göstererek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Okul öncesi eğitimde yer alan öğrencilerimizin ‘okul öncesi eğitim programı’ üzerinden haftalık 30 saatlik eğitim hakkı da yok sayılarak, pedagojik formasyon almamış eğitimci niteliği taşımayan kişiler tarafından ‘Değerler Eğitimi’ adı altında çalışmalar gerçekleştiriliyor. Bu yaş grubu için bütün kazanımlar 30 saat üzerinden planlanıyor. Bunun 6 saatine müftülüğün belirlediği kişiler giriyor. Müftülük, Milli Eğitim Bakanlığı’nın üstünde bir yerde tanımlanıyor. Eğitim, MEB kararıyla müftülüklere bırakılmış oluyor.”

‘PEDAGOJİK BİR KARŞILIĞI YOK’

Ayrıca dünyanın her yerinde 4-6 yaş grubu çocuklara soyut bilgiler verilmesinin pedagojik bir karşılığı olmadığını ifade eden Aydoğan,  “Karşılığı olmadığı gibi aksine çocukların bilişsel, psikolojik gelişimlerine telafisi olmayacak zararlar vereceği eğitimciler tarafından ortaklaşılan en temel ilkeler arasında yer almasına rağmen ısrarla bu protokollerin hayata geçirilmesi politikaları sürdürülmektedir” dedi.

ERDOĞAN’IN ‘DİNDAR VE KİNDAR’ NESİL HEDEFİ NEDİR?

Erdoğan, 2012’nin Şubat ayında AKP gençlik kolları kongresinde “dindar ve kindar nesil” ifadesini kullanmış ve böyle bir nesli hedeflediklerini söylemişti. Erdoğan yine aynı günlerde TV8’deki bir programda şu sözleri sarf etmişti: