A3 Haber

AKP’nin bir cemaate kurdurduğu Zekat Vakfı: Fikir kimin, amaç ne? | Serdar Öztürk araştırdı…

AKP’nin bir cemaate kurdurduğu Zekat Vakfı: Fikir kimin, amaç ne? | Serdar Öztürk araştırdı…
Kasım 19
08:24 2019

AKP iktidarı ile birlikte Türkiye’yi saran yandaş vakıf ve dernekler sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da hızla büyüyorlar. İslami banka, helal yiyecek gibi tanımların ardından şimdi de İslami Sosyal Güvenlik Sistemi geliyor.

İktidara geldiği 2002 yılından bu yana tarikat ve cemaat vakıfların kurulması, ekonomik olarak desteklenmesi ve devlet içinde örgütlenmesi için özel çaba harcayan AKP’nin büyüttüğü vakıfların Türkiye ve dışındaki çalışmalarını incelemeyi sürdürüyoruz…

Suriye’deki eğitimin taşeronu

Türkiye’nin Suriye sınırında düzenlediği operasyonlar sonrasındaki çalışmalarda da Hayrat Vakfı ismi hep ön planla oldu.

Türkiye’nin kontrolündeki Suriye topraklarında yaklaşık 65 bin çocuğa eğitim vermesi gerektiğini bunun için de bölgede yıkılan okulları tamir etmeye ve yenilerini yapmaya başlayan Milli Eğitim Bakanlığı, Başta Hayrat Vakfı olmak üzere İHH, Deniz Feneri gibi iktidara yakın vakıflarla anlaştı.

Bölgede savaştan geriye kalan eğitim kurumlarını inceleyen bakanlık projelere göre 5 bölgede 189 okulda 61 bin 112 öğrenciye eğitim vermeye başladı.

Türkiye’deki illerden toplanan okul malzemeleri de bölgeye sevk edildi. Yapılan incelemelerin ardından yetkililer bölgenin din öğretimi ihtiyacını karşılayacak imam hatip ortaokulu ve lisesi açılması için yetişmiş personel, okul, bina, pansiyon, donatım araç gereçleri, beslenme, barınma, kitap, müfredat konularında Din Öğretimi Genel Müdürlüğü olanaklarının seferber edilmesini istedi. Bölgede görev yapacak öğretmenlerin maaşlarının MEB bütçesinden karşılanması kararlaştırıldı. Bakanlığın aylık 2 milyon TL’ye yakın ek maaş ödemesi yaptığı öğrenildi.

İçişleri’nden 72 bin liralık bütçe

Sadece Suriye’de değil, Türkiye’de Suriyeli sığınmacıların en çok olduğu Gaziantep ve Kilis’de de vakıflara yardımı sürdüren Milli Eğitim Bakanlığı, başta Hayrat Vakfı, Çay House, Çınaraltı, Sözler Köşkü, HASEV gibi gruplarla protokol imzalayarak tarikat vakıflarına para aktarmayı sürdürdü. “Ümid Eğitim Kültür Sağlık ve Yardımlaşma Derneği” adı altında bakanlığa başvuran gruplara verilen iznin perde arkasından Nur Cemaati’nin bölgedeki temsilcilerinden Anadolu Tevhid Vakfı ve Nazım Gökçek Külliyesi çıktı.

Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, bakanlığa yapılan başvuruda dernek ismi paravan olarak kullanılırken, Nurcu vakıfların ismi “proje ortağı” olarak etkinlik şartnamesinde kısaca geçirildi. Nurcu külliyenin reklamını ise Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya ziyaretleri oluşturdu.

Paravan dernekle başvuruları iki günde kabul edilen Nurcu vakıflar etkinliklerine bütçeyi de İçişleri Bakanlığı tarafından sağladı. Vakıf, MEB’e başvurusunda İçişleri Bakanlığı Dernekler Müdürlüğü’nden alınan yazıyı da ekledi. Yazıda geçen yıl “Kitaptan hayata atılan adımlar” adındaki proje kapsamında bütçe verilen Nurcu derneğe en az 72 bin TL kaynak aktarıldığı belirlendi.

Almanya’da Erdoğan’a teşekkür

Hayrat Vakfı Almanya temsilcisi Mehmet Köroğlu ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan

Hayrat Vakfı’nın çalışmalarının sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını belirtmiştim.

Vakıf başta Afrika olmak üzere Suriye ve pek çok ülkede temsilcileri aracılığı ile çalışmalarını sürdürüyor. Malezya İslam Üniversitesi ile yapılan işbirliğinin yanında Sudan’da açığı hafızlık kursları ile de yabancı ülkelerde çalışıyor. Vakfın Almanya’da bulunan temsilciliği de iktidara verdiği destek ile biliniyor. 2018 yılının Ekim ayında Almanya’daki Türk Sivil Toplum Kuruluşları ile bir araya gelen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önemli konuklarından biri de Hayrat Vakfı idi.

Toplantıda Hayrat Vakfı adına söz alan Almanya temsilcisi Mehmet Köroğlu, vakfın Almanya ve Avrupa genelinde devam eden Kur’an-ı Kerim, Osmanlı Türkçesi, imani ve İslami çalışmalarından özetle söz ederken, “Avrupa’da Milli Eğitim Bakanlığı ile 2014’te imzalanan protokol çerçevesinde devam eden ücretsiz Kuran-ı Kerim ve Osmanlı Türkçesi faaliyetlerinden halkın, devletin gurbetçileri unutmayarak ücretsiz hizmet sunmasından duyduğu memnuniyeti” iletti.

Ha Hayrat, ha Zekat

Kültür Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından verilen izinle 16 Kasım 2018 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak kuruluşu tamamlanan Zekat Vakfı, aslında Hayrat Vakfı ile onun yan kolu olan Hayrat Yardım Derneği’nin kardeşi. Kurulma amacı olarak, “Türkiye’de ve uluslararası alanda; İslam’ın şartlarından ve Müslümanlara farz olan zekât müessesesini yaygınlaştırmak ve Türkiye ve dünyada zekâtın doğru bir şekilde toplanması ve doğru alanlarda kullanılması için çalışmalar yapmak” olarak belirtilen Zekat Vakfı’nın yöneticileri de tanıdık isimlerden oluşuyor.
Hayrat Yardım Derneği’nin Başkanı Hakkı Aygün, Genel Sekreteri Metin Kilitcioğlu, Başkan Yardımcısı Osman Çalım, Muhasibi Ömer Said Aslan ile yönetim kurulu üyeleri Fatih Akyazı ile Ömer Furkan Yankın’ın aynı zamanda Zekat Vakfı kurucuları arasında da yer aldığı belirlendi.

Zekat Vakfı’nın Yönetim Kurulu üyeleri ise, Hayrat Yardım Derneği yöneticileri Metin Kilitcioğlu, Osman Çalım, Öner Sait Aslan isimlerinden oluşuyor.

Fikir kimin, amaç ne?

Zekat Vakfı’nın kuruluş amacının zekatın yaygınlaştırılması, doğru toplanıp, doğru dağılması olduğunu belirttikten sonra bu fikrin neden ve kimden çıktığına bakalım. Zekat; dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen miktarda mala sahip olan kimselerin ihtiyaç sahibi kişilere vermesi gereken belli miktarı ifade ediyor.

İslam’a göre ölçü, zekatla yükümlü olmak için esas alınan zenginliktir. Bu ölçü, altında 80.18 gram, devede 5, sığırda 30, koyun ve keçide 40 adettir. Bir yıl süre ile bu ölçülerde malınız var ise yıl sonunda bunun zekatını vermeniz gerekir.

Yıllardır bildiğimiz zekat vermek için neden vakıf kurulur?

İşte bunu da Yeni Şafak Gazetesi’nde yazarlık yapan ve halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak çalışan Faruk Beşer’in 24 Mart 2017 günlü yazısında bulmaktayız.

Doktorasını “İslam’da Sosyal Güvenlik” adlı teziyle yapan Başer yazısında, “Zekât bir Sosyal Güvenlik Kurumu mudur?” diye sorarak yanıt arıyor.
“Zekât hem bir devlet görevidir, hem de zorunludur” diyen Faruk Başer, yazısında şöyle diyor: “Gerçekten de zekât, o bazılarının zannettiği gibi, gönüllü bir iane ve sadaka değildir. Kurumlaşmış olması gereken bir devlet görevidir… Aslında elden ele verilmez, devlet aracılığı ile toplanır ve belli kurallarla dağıtılır… İşte bu farklılıklar sebebiyle zekâtın bugünkü anlayışla tam bir sosyal güvenlik kurumu olduğu görüşü tartışılabilir… Günümüzde sosyal güvenlik vergi ve primlerle sağlanır. Zekâtı bireyler verdiği zaman o bugünkü anlamda ne bir vergi ne de prim olmuş olur… Zekâtı mükellefin doğrudan devlete verdiğini düşündüğümüzde onu, primli sosyal güvenlik sistemine sokmuş ve sosyal sigortalara benzetmiş olabiliriz… Şahsen bendenizin, zekât ve Sosyal Güvenlik üzerinde çalışmış birisi olarak vardığım sonuç şudur: Eğer zekât olması gerektiği gibi kurumlaştırılabilse İslam ülkesinde ‘asgari insani hayat’ düzeyinin altında hiçbir kimse kalmaz… Ama ne yazık ki, ümmetin bunu devlet olarak başarabilmesine daha epeyce yolu vardır. O halde şimdilik hiç olmazsa şu yapılamaz mı?
Sadece zekât toplayıp gerekli yerlere dağıtmak üzere dini duyarlığı olan insanlar tarafından bir, ya da daha çok vakıf kurulup bu vakıf, kamu yararına bir vakıf olarak kabul edilse ve bu vakfa verilecek zekâtlar vergiden düşülse. Böylece hem zekât verenler rahat eder, hem verilen zekâtlar katlanır, hem de zekât elden ele bir iane ve sadaka gibi görülmekten çıkar, çoğalır ve hak eden kimselere ulaşmış olur…
Ehli himmete duyurmak bizim görevimiz. Bu dönemde bunu yapmak kolaydır, daha sonra bunun için kamu yararına vakıf olma özelliği alınamayabilir. Bizden söylemesi…”

Görüldüğü gibi, İslami banka, helal yiyecek gibi tanımların ardından şimdi de İslami Sosyal Güvenlik Sistemi geliyor.

Zekat Vakfı bunun başlangıcıdır ve devletin izni olmadan yapılamaz.

İktidarın işine gelen yanı nedir?

Zekatın devlet tarafından toplanması.

Alın size yeni ekonomik kaynak…

Yazıcılar cemaatine AKP’den izin: Zekat Vakfı kuruldu | Serdar Öztürk’ün özel haberi