A3 Haber

‘Zorlu Konak’ gökdelen projesine tepkiler büyüyor: İzmir milletvekilleri ne diyor?

‘Zorlu Konak’ gökdelen projesine tepkiler büyüyor: İzmir milletvekilleri ne diyor?
Aralık 14
09:54 2019

Zorlu Holding’in İzmir’in kalbi olarak nitelendirilen Konak’ta hayata geçirmeyi planladığı Zorlu Konak gökdelen projesine tepkiler büyüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Karşı çıkmayı doğru bulmuyorum” açıklamasının ardından gözler milletvekillerine çevrildi. İşte İzmir milletvekillerinin gökdelen projesi için düşünceleri.

Meslek odalarının “kent suçu” olarak tanımladığı, Zorlu Holding’in Konak’ta inşa etmeyi planladığı 146 metre yüksekliğindeki “Zorlu Konak” adlı gökdelen projesine tepkiler büyüyor. Hem yurttaşlar hem meslek odaları projenin iptali için çağrıda bulunurken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in projeye yönelik açıklamaları kamuoyunda şaşkınlık yarattı.

Seçim öncesinde Zorlu Konak projesi için “Asla izin vermeyeceğim” diyen Tunç Soyer, geçen hafta “Karşı çıkmayı doğru bulmuyorum” açıklaması yapmıştı. Konak Belediye Başkanı Abdül Batur da “İçimize sinmiyor” demişti.

Peki, Abdül Batur ile Tunç Soyer’i karşı karşıya getiren proje için CHP’nin İzmir milletvekilleri ne diyor?

Polat: İnsan odaklı ve çevre odaklı projelerin olması gerek

Betonlaşmaya karşı olduğunu belirten CHP İzmir milletvekili Mahir Polat, “Daha çok insan odaklı ve çevre odaklı projelerin olması gerektiğini inanıyorum. Dikey yapılaşmamanın azalması ve insanların daha çok toprağa basacağı yaşam alanlarının oluşturulmasında fayda var” diye konuştu.

Sertel: İstanbul’a özenen malını mülkünü alıp İstanbul’a gitsin

İzmir’in İstanbul’a benzemesini asla istemediğini vurgulayan Atila Sertel, “İstanbul’a özenenler varsa, alsınlar buradaki malını mülkünü gitsin İstanbul’da yaşasın. Orayı yükseltelim burayı yükseltelim demekle olmuyor. Denizin kıyısında, şehrin ortasında, kentin yükselişini kente saplanmış hançer olarak görüyorum. Gitsinler Londra’ya baksınlar 300-400 yıllık binalar özenle korunuyor. Şehir yükselecekse gitsinler sağlam zeminlere, şehrin dışına doğru gitsinler. Deniz kıyısında yüksek binalar insanın üstüne üstüne geliyor. Bu proje için Abdül Batur’un düşüncelerine katılıyorum” dedi.

Tacettin Bayır: Meslek odaları ile ortak noktaya varmalıyız

Siyasi tartışmaların bir kenara bırakılması ve kamuya olan sorumlulukların düşünülmesi gerektiğini belirten Tacettin Bayır, “Kamuya sorumlu olan belediye başkanları bence o kentin sivil toplum örgütlerinin, şehir plancılar, mimarlar odası gibi meslek odalarının fikirlerini almak zorundadır. İstanbul için Tayyip beyin söylediği ‘İstanbul’a ihanet ettik’ ifadeleri unutulmamalı. Bu yapı İzmir’in siluetini bozacaksa bunlar göz önüne alınmalı. Ne sermayeye, yatırımcıya karşı çıkılma ne de kente ihanet edilmeli. Bu işin orta noktası bulunabilir. Taraf olmak zorunda değiliz. şu haklı veya bu haksız demekten ziyade sorunlara çözüm yaratan olmalıyız. Hem Abdül Batur’un Hem de Tunç Soyer’in haklı gerekçeleri vardır. Gerekçeler konuşarak, iletişimle çözebiliriz. İzmir’in meslek odaları ile ortak nokta varmalıyız. Bu yatırımı yapacak şirkete de yapının bu yükseklikte sıkıntılar yaratabileceğini sekiz kat on kat beş kat her ne kadar gerekiyorsa yer altına alması gerektiğini meslek odalarından alınacak teknik önerilerle de sunmak gerekir” dedi.

Arslan: Dikey mimari için işaret edilen bölge Bayraklı’dır

Gökdelen tartışmalarına mühendis gözüyle ve İzmirli olarak gözlemlediğini belirten Ednan Arslan, “Dikey mimarinin sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Hem deprem kuşağında olmamız hem de Konak gibi gündüz nüfusunun çok yoğun olduğu bir bölgede o yapı ciddi sorunlara yol açacaktır. Açıkçası bölgenin alt yapısının yetersiz kalacağı ve o bölgede gereksiz bir yoğunlaşmaya neden olacağını düşünüyorum. Ayrıca Kadifekale‘de hem bakanlık hem büyükşehir belediyesinin projeleri var. Kadifekale’nin bir kısmı gün yüzüne çıkarıldı. Amfi tiyatro açığa çıkarılacak, Agora’ya doğru gelen bir turizm alanı olacak. Oluşturulacak turizm bölgesinde bu tür dikey bir yapının silueti bozacağını düşünüyor ve yapımının doğru olduğunu düşünmüyorum. Dikey mimari için işaret edilen bölge Bayraklı’dır zamanında bu yönde kararlar alındı. Dikey yapılarla İzmir’in dokusu bozulmaması gerek” şeklinde konuştu.

Beko: İstanbul’dan ders almalı, İzmir’e ihanet etmemeliyiz

Yaşananlara partiler üstü bakılması gerektiğini ifade eden Kani Beko, “Her geçen gün çevre katliamlarına tanık oluyoruz. Doğamızı katlediyoruz bunun sorumlusu bizleriz. Çevre bilincimizi, insana ve kente saygımızı, gelecek nesillere borcumuzun olduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Meslek odaları, sendikalar ve siyasi partiler bir araya gelerek bir konsensüs sağlamalıdır. Cumhurbaşkanı, İstanbul’da yıllarca büyükşehir belediye başkanlığı yaptı. Daha sonra biz İstanbul’a ihanet ettik dedi. Ben İstanbul’da yedi yıl yaşadım. İstanbul’da yaşamak çok ama çok zor. İstanbul’dan ve Ankara’dan ders almamız gerek. İzmir’e de ihanet etmemeliyiz. Bir cumhurbaşkanı ‘Biz İstanbul’a ihanet ettik’ dediği noktaya geldiyse, bizim de her çakılacak çivinin ne anlama geldiğini iyi okumamız gerek” diye konuştu.

Purçu: Yurttaşlar tepki gösteriyorsa yurttaşların yanındayız

Yurttaşların tepki gösterdiği projenin yanında yer alamayacağını belirten Özcan Purçu, “Biz yurttaşların vekiliyiz, yurttaşlar tepki gösteriyorsa, biz de yurttaşın yanında yer alırız. İzmir’e zarar verecek her yapının karşısındayız. İzmir’in merkezine dikilecek bir gökdelenle ilgili görüşümüz nasıl olumlu olsun? İzmir’in siluetini bozdurmayız” dedi.