A3 Haber

16.49.25: Yirmi dört dakikanın sırrını çözecek süre kaldı mı?

16.49.25: Yirmi dört dakikanın sırrını çözecek süre kaldı mı?

16.49.25: Yirmi dört dakikanın sırrını çözecek süre kaldı mı?
Ocak 29
10:52 2020

Rabia Naz Vatan başta olmak üzere, şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması ve bu konuda alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu’nun görev süresi 26 Ocak 2020’de bitti.

Komisyon, yasanın da verdiği yetkiyle süreyi bir ay daha uzattı.
Bu demek ki, komisyonun görevi 26 Şubat 2020’de tamamlanacak.

Komisyon 15 Ocak 2020 tarihinde yaptığı toplantıda Giresun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nde Teknik Takip ve İzleme Büro Amiri Kıdemli baş polis memuru Hüseyin Emir’i dinledi.

Demir’in komisyonda anlattıkları, aslında yaşananların ne olduğunun ve tartışmaların neden bu noktaya geldiğinin en büyük delili.

Rabia Naz Vatan’ın evinin önünde yaralı olarak bulunduğu tarih 24 Nisan 2018.

İlçe Savcılığı ve ilçe kolluk görevlileri tarafından soruşturma aylarca yürütülüyor.

Sonra ne oluyor biliyor musunuz?

Dosya, 2019’un Mart ayının 6’sında da faili meçhul olayların soruşturulduğu, telefon dinlemeleri ve fiziki takiplerin yapıldığı yani genelde faili meçhul olayları soruşturulduğu Giresun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Bürosu’na gönderiyor.

Giresun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Bürosu o tarihten sonra dosyayı sil baştan inceliyor.

126 kişinin ifadesini yeniden alıyor.

Kıdemli baş polis memuru Hüseyin Emir’in anlattıklarına göre, kendilerini bu süreçte en çok zorlayan 126 kişinin vermiş olduğu ifade. Nedenini de “Birinin ‘ak’ dediğine diğeri ‘kara’ dedi. Yani çok şekilde bizi yanıltıcı ifadelerle karşılaştık. Bizi bu süreçte en çok zorlayan bunlar oldu efendim” diye açıklıyor.

Emir, aylar sonra yeniden başladıkları incelemede belirledikleri eksiklikler için ise, “Eksiklik olarak gördüğümüz mesela olay yerinde ilk gelen ambulansın kamerası alınmış olsaydı çocuğun o andaki bulunma hâli, üzerinde hangi kıyafetin olup olmadığı net bir şekilde görebilecektik. Hem ambulansın hem hastanenin veri kaydeden cihazlarını aldık, tekrar incelemeye gönderdik, onlardan herhangi bir veri alamadığımızı, silinmiş olduğunu gördük” diye konuşuyor.

Zaten ailenin de itirazları hep bu yönde. İncelemenin gerekli hassasiyet gösterilerek yapılmaması nedeniyle olayın bir türlü çözülememesi.

Bu yöndeki endişelerinde haklı olduklarını, komisyona ifade veren uzmanlar da söylüyor.

Giresun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Bürosu amiri Kıdemli baş polis memuru Hüseyin Emir’in anlattıklarına göre, Rabia Naz Vatan’ın ilçedeki çeşitli kameralarda yapılan araştırmada son görülüş saati 16.49.25.

Küçük kızın yerde yatarken bulunarak ambulansın arandığı saat ise 17.20.00.

17.28.00’de polis olaydan haberdar ediliyor.

Ambulans 17.26.00’da olay yerine varıyor ve Nabia Naz’ı yaralı olarak aldıktan sonra 17.31.00’de olay yerinden ayrılıyor.

Hastaneye varış saati ise 17.40.00.

Kıdemli baş polis memuru Hüseyin Emir, 16.49.25 ile 17.20.00 arasında geçen 24 dakikayı an be an incelediklerini, Rabia Naz Vatan’ın bu süre içinde 350 metre yol yürüdüğünü tahmin ettiklerini belirterek, “Hani bu kadar kişi yani 20 kişiyi bu 350 metrelik yola koydun, hiç mi biri bunu görmedi? Kendimiz de ikna olacağız önce, oturduk bunu da araştırdık Rabia kızın orada olabileceği süreyi hesapladık, hani bu insanların neden göremediğini biz de çok sorguladık. Herkesi koyduk, 20 kişiyi koyduk ama hiç mi biri görmedi? Bu kişileri de tek tek irdeledik, kimisi sağlık, kimisi hastalık, kimisi dikkat etmeme, kimisi olaya karışmama konusunda bilgi vermediler” diye belki de sitemini dile getiriyor.

Ve kafa karıştıran iki soru daha…

Birdenbire ortaya çıkan okul çantası.

Kıdemli baş polis memuru Emir, bu konudaki soru işaretlerini azalmak yerine çoğaltıyor.

Demir, “Çantanın binada olduğu kanaatindeyiz ancak bulunduğu yer kesinlikle değil, bunu siz de görüyorsunuz, gören herkes de, hiç kimse ‘Bu çanta burada ve görülmedi’ diyemez, öyle bir ihtimal yok çünkü, ayak takılacak durumda” diyerek durumu özetliyor.

Herkesin çok tartıştığı, ifadesini defalarca değiştiren ve baba Şaban Vatan’ın da üzerinde ayrıca durduğu görgü tanığı Mürsel Demir.

Giresun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Bürosu amiri Kıdemli baş polis memuru Hüseyin Emir, Mürsel’in durumunu ise şöyle özetliyor:

“Mürsel’in ilk verdiği ifadeyle sonraki devamında verdiği ifadenin arasında dağlar var, aynı şeyler değil. Bize söylediği, olayın olduğu akşam polis merkezinde ve olayın olduğu bölgedeki polislerin kendisine hitabı ve tavırlarından çok korktuğu ve olayla kendisinin herhangi bir sıkıntıda görmedim, içimde de huzursuzluk yarattı. O an gördüklerimi doğru anlatmak istiyorum.” dedi. Ha, yüzde yüz doğrusunu mu söyledi, biz tam ikna olduk mu? Hayır. Daha fazlası da olabilir, daha azı da olabilir. Bilmiyoruz. Sadece bize söylediği bu.”

Ayrıntıların olayların aydınlatılmasında ne kadar önemli olduğunun en büyük kanıtı 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın başına gelenler.

Şunun şurasında komisyonun da yirmi günlük süresi kaldı.

Daha rapor yazılacak, belki muhalefet şerhleri konulacak.

Daha sonra mecliste okunacak.

Sonrası mı?

Önce meclisin tozlu raflarına, sonra da kağıt fabrikasına…

Sorular ise asılı duracak…

About Author

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Related Articles