A3 Haber

Sekiz başlıklı yazı: Piyasalarda neler oluyor, yeni kaygımız deflasyon mu, 2008 krizi yeniden mi?

Sekiz başlıklı yazı: Piyasalarda neler oluyor, yeni kaygımız deflasyon mu, 2008 krizi yeniden mi?
Mart 09
12:41 2020

Ekrana bakarken aklımdan geçen yazı başlıkları ve başka şeyler:

* Milat 24 Şubat, finansal sistemde birkaç trilyon dolarlık hasar Piyasalardaki yeni dönemin ilk iki haftasını geride bıraktık. Hasar büyük. Virüs etkisinin yarattığı ekonomik kayıp, hisse senetlerinin değer kaybı, petrol ve petrole bağlı şirketler ile ülkelerin karşılaştığı şok, hava yolu şirketlerinin finansal zorlukları…

* Tek katmanlı düşüncenin sonu, çoklu etki analizleri zamanı – Mayıs gibi virüs sorunu çözülür işler normale döner gibi basit görüşler bugünün “küresel dünyasında” artık geçerli değil. Wuhan’daki bir virüs İtalya’yı teslim alabiliyor, Almanya’yı vurabiliyor. Çoklu etki analizleri yapabilmek önemli!

* Yoksa 2008 krizi yeniden mi? – Bu sarsıntının 2008’den de kötü olacağını öngörenler var. Olabilir ancak sürecin nasıl yönetileceğine bağlı. Merkez Bankalarının yapacağı fazla bir şey kalmadı. Bundan sonrası mali tarafın becerisine bağlı olacak. Unutmayalım bu sefer hem imalat sanayi hem finansal kesim etkilendi. Hem arz tarafı hem talep tarafı sorunlu!

* Enflasyon öldü, yeni kaygımız DEFLASYON – ABD 10 yıllık ve diğer tahvil fiyatlarına bakarsak gelecek yıllara dair enflasyon beklentisi sıfırlanmış gibi. Yeni korkumuz Japonya’nın bir süredir savaşıp yenemediği deflasyon. Yani fiyatların düşme eğilimde olması…

* Covid19, “yeni normal balonunu” söndüren iğne –  Dünyadaki likiditeyle varlık fiyatları şişmişti. Kimileri buna balon diyordu, kimi “yeni normal”… Balonun havası virüs vesilesiyle alınmış gibi görünüyor. Covid19 küresel piyasalar için bizim 2001 krizini tetikleyen “Anayasa Kitapçığı” gibi bir kriz tetikleyicisi mi olacak göreceğiz.

* Güvensizlik varsa bol para hiçbir şeydir – 2019’da dünyada tahvil faizlerinin eksi oranlara inmesi aslında bir güvensizlik göstergesiydi. ABD’de de FED Eylül ayından itibaren repo piyasasına para vermek durumunda kaldı. O sıkışıklık da para kıtlığından değil güvensizlikten kök alıyordu. O yüzden düşük faiz ortamı ille Türkiye için iyidir diyemiyorum. Özellikle yabancılar haftalardır menkul kıymet satıyor, yerliler dolar alıyor ve CDS’ler 380’e vuruyorsa…

* Bizim için petrol fiyatındaki az düşüş iyi, çok düşüş kötü – Evet petrol fiyatı düşünce enerji için ödediğimiz döviz azalacak ama diğer yandan olumsuz etkiler de olacak. Mesela Türkiye’de konut alan Irak, İran, Suudi Arabistan vatandaşları almaya devam edecek mi? Rus turistler gelmeyi sürdürecek mi? Almanya’ya ihracatımız nasıl etkilenecek? Dış borç bulmakta zorluklar yaşanacak mı? Bütün bunlar Hazine bütçesine nette ne etki yapacak?

* Yeni sınavımız, küresel anti enflasyonist eğilimi avantaja çevirmek – Enflasyonu alt edebilmek için küresel konjonktür ne zamandır uygundu. Biz pek bir mesafe alamadık. Ortam şimdi çok daha uygun hale geldi. Yeter ki içeride gerekli adımlar atılabilsin. Enflasyonu kalıcı olarak tek haneye çekmek için önce o yönde irade ve kararlılık gerekiyor. Bu süreci yine “durumu idare ederek” ya da “halının altına süpürerek” geçmeye çalışırsak sonraki fatura daha ağır olur.

Peki, bu dönemde ne yapmalı:

  • Süreci çoklu kaynaktan, yakından ve dikkatle izleyin.
  • İyi, kötü, makul senaryolar yazın, akışı o gözle değerlendirin.
  • Haftalık gözden geçirmeler ve öngörülerle gidin.
  • Cesur kararlar almayın, dibi bulmaya çalışmayın, bırakın başkaları bulsun.
  • Bir finansal piyasa uzmanı her zaman telefon mesafenizde bulunsun.
  • Son 35 yılda altı finansal kriz yaşamış biri olarak diyorum ki: Krizler benzer gibi görünse de hikâyeleri ayrıdır. Hikayeler de bölüm bölümdür…