A3 Haber

“Hastalık avcısı” Dr. Bonnie Henry: Virüs, hijyene karşı çaresiz…

“Hastalık avcısı” Dr. Bonnie Henry: Virüs, hijyene karşı çaresiz…
Mart 13
13:13 2020

Dr. Bonnie Henry bir halk sağlığı doktoru, koruyucu tıp uzmanı ve dünya çapında bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve kontrol edilmesi üzerine odaklanmış bir epidemiyolog.
Bir “hastalık avcısı” yani.
Amerikan Koruyucu Tıp Koleji Yönetim Kurulu üyesi ve Kanada Doktorlar ve Cerrahlar Kraliyet Koleji üyesi. British Colombia Hastalıkları Önleme Merkezi’nde Halk Sağlığı Acil Yönetim Direktörü ve British Colombia Üniversitesi’nde Halk Sağlığı Okulu’nda görev yapan bir profesör.
Uganda’daki Ebola salgını sırasında Dünya Sağlık Örgütü’ne kıdemli danışmanlık yapmış. Pakistan’daki Çocuk Felcini Durdurma programında yine WHO için danışmanlık görevi üstlenmiş. SARS salgını sırasında Toronto şehri için medikal yetkili olarak görev almış ve British Colombia’da H1N1 domuz gribi konusunda halk sağlığı çalışmalarını yürütmüş biri.
“Keşke ülkemizde yaşasaydı da, Koronavirüs Bilim Kurulu Başkanı olsaydı” diyesi geliyor insanın.
Ama en azından 2009 yılında yazdığı “Su ve Sabun” adlı kitabı okumak ve aktardığı bilgilerden yararlanmak mümkün.

Her şeyin başı…

İster dini referans alın “Temizlik imandan gelir” sözüne sarılın, ister defalarca kanıtlanmış bilimsel gerçeği hayatınızın temeli yapın, sonuç aynı.
Su ve sabunu doğru biçimde kullanmadan ne koronovirüsten korunmak mümkün, ne de kurtulmak.
7 Şubat’ta dikkat çektim. 
22 Şubat’ta yine yazdım.

Onları boş verin de siz asıl Dr. Bonnie Henry’in dediğine bakın:

“Biz artık soğuk algınlığının rinovirüs türünden kaynaklandığını biliyoruz. Ayrıca koronavirüs, adenovirüs, parainfluenza virüs, respiratory syncitial virüs ve bazı enterovirüslerden kaynaklandığı bilinmektedir. Soğuk algınlığına neden olan yüzden fazla solunum yoluyla geçen virüs vardır ve bu nedenle hastalığın tedavisinin zor olması şaşırtıcı değildir.”

* * *

Neymiş mesele?
Koronavirüs denilen meretin saçtığı tehlike, soğuk algınlığı ile başlıyor işe.
Ya çare?
Aynı.

“Ilık su ve sabunla veya alkol bazlı temizlik maddeleriyle günde en az beş kez ellerimizi yıkamak soğuk algınlığına yakalanma veya hastalığın başkalarına yayılması riskini azaltacaktır. Antibiyotikler faydalı olmaz ve hatta uzun vadede daha çok zararlı olabilir. ‘Bir soğuğu besleyin ve bir ateşi aç bırakın’ şeklindeki eski deyişi hatırlayın.”

* * *

Ve hiç unutmayın.

“Antibiyotik-dirençli mikropların ortaya çıkmasıyla, bizim şimdi ‘el hijyeni’ olarak adlandırdığımız şeyin önemi anlaşılmıştır. Hem el yıkama hem de alkol-bazlı el temizlik maddeleri kullanma ile tüm dünyadaki sağlık-bakım kurumlarında etkileyici bir canlanma olmuştur. Mikroplar her zaman vardırlar, biz onları çıplak gözle göremememize rağmen, tüm mikroplar -hatta süpermikroplar- el yıkamaya karşı bağışıklık kazanmamışlardır.”

“Su ve Sabun” kitabından…

10 SÖYLENTİ VE GERÇEK

1 . SÖYLENTİ: Bağışıklık sistemim sağlıklı, bu durumda bağışıklık kazanma aşısına ihtiyacım yok. Bunun yanı sıra aşılar tehlikelidir.
GERÇEK: Aşılar sizin enfeksiyon ile savaşmanıza yardımcı olmak için işlev görür. MMR aşısı ile otizm arasındaki potansiyel bağlantı bilim adamlarının kanıtları ile çürütülmüştür. Aşılar güvenli ve etkindir ve pek çok enfeksiyona karşı en iyi korumadır.

2. SÖYLENTİ: Kendimi daha iyi hissetmeye başladığım zaman antibiyotik almayı durdurabilirim.
GERÇEK: Antibiyotiklerin bakteriyel enfeksiyonlara karşı tamamen işe yaraması zaman alır. Size reçete edilmiş tüm ilaçları, kendinizi daha iyi hissetseniz bile almalısınız.

3. SÖYLENTİ: Soğuk algınlığı veya grip durumunda antibiyotikler beni iyileştirecektir.
GERÇEK: Antibiyotikler yalnızca bakterilere karşı işe yarar. Pek çok öksürük, kulak ağrısı ve boğaz ağrıları ve tüm soğuk algınlıkları ve gripler virüslerden kaynaklanır. Antibiyotikler virüsler üzerinde işe yaramayacaktır ve bu enfeksiyonlardan kurtulmada size yardımcı olmayacaktır.

4. SÖYLENTİ: Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları enfeksiyonları tedavi eder.
GERÇEK: Ateş için olan ilaçlar -kendi başlarına veya dekonjestanlar, antihistaminler ve öksürük önleyiciler- hastalıkları tedavi etmez. Onlar beden bağışıklık sisteminin virüsü defedebilmesine kadar belirtilere karşı daha fazla katlanılabilmesine yardımcı olurlar. Sizin kendinizi biraz daha iyi hissetmenize yardımcı olabilirler fakat siz yine de başkalarına karşı hastalık taşıyıcı olabilirsiniz. Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları küçük çocuklarda işe yaramaz ve tehlikeli olabilir, bu nedenle onlara verilmesinden kaçınılmalıdır.

5. SÖYLENTİ: Süpermikroplar el yıkamaya ve temizliğe karşı dirençlidirler.
GERÇEK: Ellerinizi yıkamak ve alkol-bazlı el mendilleri kullanmak başka bakteri ve virüslere karşı olduğu gibi sizi süpermikroplara karşı koruyacaktır. Süpermikroplar bazı antibiyotiklere karşı dirençli olabilirler, enfeksiyonların tedavi edilmesini zorlaştırabilirler fakat onlar hala temizliğe karşı duyarlıdır ve hijyene karşı çaresizdir.

6. SÖYLENTİ: Eğer çok yüksek değilse ateşimin çıkması konusunda kaygılanmama gerek yoktur.
GERÇEK: Düşük dereceli bir ateş bile sıklıkla bedeninizin bir enfeksiyona karşı savaştığının bir işaretidir. Eğer öksürük veya kusma ile birlikte ateşiniz varsa, diyare veya bir döküntü varsa bunlar başkalarına geçirebileceğiniz bir hastalığa sahip olduğunuzun işaretleri olabilir. Evde kalmalı ve kendinizi başkalarından soyutlamalısınız. Ve belirtiler kaygı verici ise bir sağlık görevlisini çağırmalısınız.

7. SÖYLENTİ: Antibakteriyel madde ile birlikte bulaşık deterjanı kullanmalıyım, bulaşıklarımın uygun bir şekilde temizlenmiş olduğundan ve güvenle kullanılabileceğinden ancak bu şekilde emin olabilirim.
GERÇEK: Sıradan sabun ve deterjanlar bulaşıklar ve giysileriniz için yeterince işe yarardır. Evinizi temizlemek ve ellerinizi yıkamak için de bunlar yeterli olacaktır. Sabun ve deterjanlardaki antibakteriyel maddeler çevrede bulunan antibiyotik-dirençli mikropların gelişmesine neden olur, bu enfeksiyonların tedavi edilmesini zorlaştıracaktır.

8. SÖYLENTİ: Organik besinler benim ve ailem için daha güvenlidir.
GERÇEK: “Organik” mikropsuz anlamına gelmez ve aslında organik meyveler ve sebzeler uygun bir şekilde yıkanmazsa ve yemeden önce pişirilmezse daha fazla riske neden olurlar.

9. SÖYLENTİ: Pastörize edilmemiş süt benim için daha sağlıklıdır.
GERÇEK: Pastörize edilmemiş süt pastörize edilmiş süt üzerinde
Hiç bir sağlıklı faydaya sahip değildir ve kendinizi ve ailenizi enfeksiyon riskine sokarsınız.

10. SÖYLENTİ: Kedi ve köpek gibi evcil hayvanlar bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklığa sahiptir.
GERÇEK: Evde beslenen hayvanlar bakteri taşıyabilirler ve pek çok bakteri, virüs ve parazit türü nedeniyle hastalanabilirler. Kendinizi ve ailenizi evcil hayvanınızdan kaynaklanan bir hastalıktan korumak için, evcil hayvanlarınızla oynadıktan ve onların besinlerine dokunduktan sonra her zaman için ellerinizi yıkayın.

***

Henry, Dr. Bonnie, Su ve Sabun, İstanbul: Pegasus Yayınları, 2012