A3 Haber

Dr. Mengüç: Hasta ve hayatını kaybedenlerin bilgisinin paylaşılması, daha organize hareket edilmesini sağlar

Dr. Mengüç: Hasta ve hayatını kaybedenlerin bilgisinin paylaşılması, daha organize hareket edilmesini sağlar
Mart 23
18:15 2020

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Samet Mengüç, Türkiye’de yayılmaya devam eden Kovid-19’e yönelik alınan önlemleri ve yapılması gerekenleri anlattı.

Yeni koronavirüs pozitif vaka sayısının hem dünya genelinde hem de Türkiye’deki artışı sürüyor. Dünya genelinde virüs kaynaklı toplam ölü sayısı 15 bini, virüs taşıyanların sayısı da 350 bini aştı.

Salgınla mücadele kapsamında tedbirler almayı sürdüren Türkiye’deki vaka sayısı 1236 can kaybı sayısı ise 30 oldu. Peki, Türkiye’nin aldığı tedbirler yeterli mi? Salgınla mücadele için neler yapılabilir?

“Hızla yayılma sürecinde”

Konuyu Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Samet Mengüç, Sputnik’e değerlendirdi.

Mengüç’e göre, şu anda Türkiye’de koronavirüs enfeksiyonu hızla yayılma sürecinde, dolayısıyla bir yükselme trendinde.

“En yüksek salgın dönemine geçecek”

Mengüç “Önümüzdeki birkaç gün, belki bir hafta, 10 gün içerisinde, olabildikçe en yüksek salgın dönemine geçecek diye bekliyoruz” diyor:

“Elimizdeki veriler üzerinden konuşmak durumundayız. Ancak Sağlık Bakanlığı’nın açıklamış olduğu verilerin doğru olmasını temenni ediyoruz. Fakat çoktan biz bu hastalığın şimdiye kadarki ülkelerdeki yayılma trendini gelişme trendiyle çok da uyumlu görülmüyor zaman zaman. Örneğin dün vaka sayısında, bir önceki güne göre sanki azalma var. Oysaki bu tür enfeksiyonlarda pik seviyeye gelene kadar hız giderek artar.”

“Hasta ve hayatını kaybeden bilgilerinin halkla paylaşılmasında fayda var”

Alınması gereken önlemlerin bütün dünyada standart olduğunu söyleyen Dr. Mengüç “Bunu teorik olarak bütün vatandaşlar da biliyor. Ama bunların uygulanabilirliği denetlenmesi konusunda sıkıntılar var. Bireysel önlemler, sosyal mesafenin korunması, ellerin yıkanması, kalabalık yerlere girilmemesi, toplu taşıt araçlarının iptal edilmesi.. Türkiye de buna yönelik birçok önlemi aldı. Fakat uygulamada aynı başarının devam ettiğini söyleyemeyiz. Asıl sıkıntı şu; testlerin yapılması, sayısı ve hızı önemli. Testler yeterli seviyede yapılmıyor. Beklenen seviyede olduğunu kesinlikle düşünmüyorum zaten. Testler çok hızlı yapılmalı ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı ki insanlar ona göre önlemini alsın. Verilen rakamlar kamuoyunda çok önemsenmeyen rakamlar gibi algılanabiliyor. Bu nedenle yeterli derecede önlem alma gereği duymuyor insanlar. Bu nedenle çok hızlı bir şekilde hem vaka sayılarını hem riskli hasta grup sayısı, hastanede yatan hasta sayısı, yoğun bakımda yatan hasta sayısı, yaşamını kaybetmiş hasta sayılarının verileriyle birlikte, yani nerede, hangi şehirde, yaşları, hepsinin kamuoyuyla paylaşılmasında fayda var. Kamuoyunun bilgilendirilmesi aslında rahatlığı getirir. Daha organize hareket etmeyi getirir. Çünkü insanlar bilinçlenmediği sürece bilmediği konu karşısında panik ve kaygı taşır. Burada bilgilendirmelerin ve test çalışmalarının yeterli olmadığını düşünüyorum” dedi.

“Şüphelenilen her insana hızlı test yapmak önemli”

Mengüç, tarama testlerinin de önemine işaret ederek “Bir sonraki gün yapacağınız tarama testi olarak da yapılan bir yöntem var. Güney Kore bunu uyguluyor. Kendisinden şüphelenen ve sağlıkçıların şüphelendiği her insana hızlı bir şekilde o test yapılabilir. Burada temel sorun ekonomik sanırım. Bunların bir maliyeti vardır. Bu bilgilerin verilmesinin toplumda yaratacağı olumsuz etkiler veya ekonomik bir takım sıkıntılar göz önünde bulundurularak hükümet ya da Sağlık Bakanlığı böyle bir karar almış olabilir. Ama bir sağlıkçı, hekim, sağlık örgütü olarak, sağlık bilgilerinde hiçbir zaman kamuoyunu ilgilendiren boyutlarıyla gizlenmemesi gerekir. Çok büyük bir şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Acil olmayan sebeplerle hastanelere başvuru sürüyor”

Mengüç “Olabildikçe sokağa çıkma oranında bir azalma var genel olarak Türkiye’de. Ama bazen bütün bunlara rağmen, örneğin çok acil olmayan sebeplerle 65 yaşın üzerindeki kronik devam eden bir takım hastalıklar nedeniyle hastanelere hala başvurular var. Bunlardan bir tane yaşlıyı getirirken yanında en azından 3-5 tane genç nüfus hastane ortamlarına giriyor. Bütün bunlar belki rahatlıkla bu süreci atlatabilecek genç nüfusun kendisinde hastalık ağır seyretmeyebilir. Ama bu genç insanlardan yaşlı nüfusa geçmek artıyor” ifadelerini kullandı.

“Kriz bütüne bakıldığında iyi yönetilmiyor”

Dr. Mengüç “Krizin merkezinde sağlık sorunu olduğu için sağlık boyutuyla merkezileştirmişiz. Ama aynı zamanda bu krizin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal bir takım boyutları da var. Bunlar belki önümüzdeki süreçte tartışılıyor olacaktır. Krizin bir bütün olarak şu anda iyi organize olmadığı görüşündeyim. Bunun içinde açıklanan hasta sayısına karşın kamuoyunda paylaşılan ve resmi olmayan kanallar üzerinden gelen bilgileri değerlendirdiğimiz zaman birbiriyle uyumlu olmadığını görüyoruz” diye ekledi.