A3 Haber

Kapitalizm: Bozum tarihi Ekim 2008, söküm tarihi Mart 2020

Kapitalizm: Bozum tarihi Ekim 2008, söküm tarihi Mart 2020
Mart 25
15:52 2020

Eski tüfek arkadaşlarımın gözü aydın. Bugünü gördüler.
2008 küresel finans krizinde Merkez Bankaları eliyle “yapıcı yıkıma” izin verilmemiş, sistemin ruhu zedelenmişti. Kapitalizm sözcüğünün harfleri yerinden oynamış, sistemin adı “kazpilamit” gibi bir şeye dönüşmüştü.
Bu deformasyon sürdürülebilir değildi.
Buna rağmen neo liberal uygulamalar ısrarla sistemin limitlerini zorluyor ve tüm dünyayı bir cinnet noktasına doğru sürüklüyordu.
Hisse senedi borsaları ve tahvil piyasaları üzerinden yaratılan refah balonu bir yerde patlayacaktı. Covid19 olmasa, başka bir zaman, başka bir tetikleyici, başka ağırlıkta bir enkaz yaratacaktı.
Son otuz yılın ezberlerini, sebep-sonuç ilişkilerini, alışkanlıklarını unutun. Başka bir yolculuğa çıkartılıyoruz.
Buraya nasıl geldiğimizi yakın tarihteki önemli kırılma noktalarına bakarak hatırlayalım isterseniz.

Hikâye gelişmiş ülkelerin duvarların yıkılmasına verdiği cevapla başladı. Küreselleş, finansallaş, ekonomik büyümeden başka bir şey düşünme!
2008 finansal bir krizdi. Lehman battı. Citibank, AIG ve Merrill Lynch batmak için çok büyük oldukları için kurtarıldılar. Sonrasında tüm dünya Merkez bankaları ekonomik büyüme için elinden geleni yaptı. Dönüşü olmayan bir yola girilmiş oldu.
FED 2013 ve 2018’de iki kez normalleşmeyi dener gibi oldu. Olmadı. Para bağımlı hale gelmiş olan “piyasalar” izin vermedi. Bilançolar şiştikçe şişti.
Parasal genişlemenin verdiği sanal “sinyaller” insanlara normalde almayacakları riskleri aldırdı, girmeyecekleri işlere soktu, yapmayacakları harcamalar yaptırdı.

Ve geldik 24 Şubat’a… Küresel piyasalar virüs nedeniyle panikledi.
Aradan bir ay geçti ve FED önceki gün 2008’deki gibi yeniden sahne aldı. Bu sefer ne sahne almak ama!
“Kapitalizmin harflerinin yerlerini değiştirmem yetmedi, bu kez bazı harfleri sökmeye geldim” dedi. Ucu açık bir varlık alım programı açıkladı. Abartılı biçimde ifade edecek olursak, “tüm tahvilleri ve hisse senetlerini ve elinizde başka ne kâğıt varsa alabilirim” dedi. Buna devletleştirme demesek bile Merkez Bankalaştırma diyebiliriz.
Yetmedi, bir de “büyük işverenlere” dönük, işletme bazında doğrudan destek penceresi açtı.
Bizi bu günlere getiren “neo liberal cüretkârlık” böyle bir şey işte. Trilyon dolarları alır, bir tuşla bir yerden bir yere aktarıverir. Bu da, siz ve bizler bilmeyiz ama kamunun çıkarınadır!

Kapitalizmin henüz hangi harflerin söküldüğünü, yerlerine ne konacağını bilmiyoruz. Şahsen yeni ortaya çıkacak sözcüğün fazla bir şey ifade edeceğini düşünmüyorum.
Şunu söyleyebilirim. Son otuz yılın ezberlerini, sebep-sonuç ilişkilerini, alışkanlıklarını unutun. Başka bir yolculuğa çıkartılıyoruz. Baştan size öyle görünmese bile farklıları zamanla hissedeceksiniz.

Twitter’da ciddiye aldığım hesaplardan biri geçen gün şöyle yazmıştı:
“FED’in bugün açıkladığı önlemleri ifade edebilecek sıfat bulmak zor! Neredeyse finansal piyasaları [hisseler ve yüksek riskli tahviller haricinde] KAMUlaştırıyorlar… Dünya kalıcı olarak değişti. Ortalamaya dönüş kavramını unutun! Yeni gerçekliğe gidiyoruz.”
Henüz günlük hayatlarımıza yansımadı ama üç gündür başka bir fazdayız. Bu dönem şimdilik belirsizlik, kaos ve “istisnai tedbirler” vaat ediyor.
Küresel olmasa bile yerel ölçekte egemen güçlerle geniş yığınlar arasında çetin bir mücadele bekleyebiliriz. Oyun kurucuların işi bu sefer o kolay değil. Sonucun nereye varacağı yaşanarak görülecek.
Yepyeni bir hayat gelir mi, bizde ve her yerde, onu bilemiyorum.
Ama her halükarda eski tüfek arkadaşlarıma selam olsun…