A3 Haber

Türkiye’nin ‘koronavirüs’ anketinde çarpıcı sonuçlar

Türkiye’nin ‘koronavirüs’ anketinde çarpıcı sonuçlar
Nisan 15
16:17 2020

Koronavirüs salgını Türkiye’yi etkisi altına almaya devam ülke genelinde yapılan ankette çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Türkiye’nin 81 ilinde yapılan koronavirüs anketine katılan her beş kişiden dördü virüse yakalanmaktan korkarken, yüzde 77’si ise kapsamlı bir sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi gerektiğini düşünüyor.

NG Araştırma şirketi tarafından 81 ilde yapılan korona virüs anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı. Ankete katılan her beş kişiden dördü virüse yakalanmaktan korkarken, yüzde 77’si ise kapsamlı bir sokağa çıkma yasağı uygulanması gerektiğini belirtiyor. Öte yandan virüse karşı kişisel önlem alanların oranı yüzde 96’yı buldu.

NG Araştırma şirketi, 10-13 Nisan tarihleri arasında Türkiye genelinde 81 ilden 18 yaş üzeri 2 bin 262 kişinin katılımıyla online araştırma gerçekleştirdi.

Araştırmayla, salgının Türkiye’ye ulaştığı mart ayından bugüne kadar geçen bir aylık süreçte, insanların koronavirüs ile ilgili düşünceleri ve hayat tarzının ne kadar değiştiği, gelecek hakkındaki beklentilerinin neler olduğu ortaya çıkarıldı.

Her beş kişiden dördü virüse yakalanmaktan korkuyor

Dünya genelinde ve ülkemizde günlük olarak salgınla ilgili rakamlar açıklanmaya devam ediyor. Rakamların sürekli artışta olması salgının ciddiyetini halen koruduğunu gösteriyor.

Peki bu süreçte biz Türkiye’de nasıl hissediyoruz? Koronaya yakalanmaktan korkuyor muyuz?

Araştırmaya katılan her beş kişiden dördü koronavirüse yakalanmaktan korktuğunu belirtti.

Koronavirüs hakkında ne kadar bilgiliyiz?

Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; Türkiye’deki koronavirüsü vakalarının ilk bir ayında yeterli bilgiye sahibim diyenlerin oranı yüzde 64’den yüzde 76’ya yükseldi. Bunun doğal sonucu olarak az da olsa bilgili olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 35’ten yüzde 24’e geriledi.

Tüm dünyanın yanı sıra ülkemizi de oldukça ciddi etkileyen böyle bir salgında hala 4 kişiden 1’inin az bilgi düzeyinde olması, halkı bilgilendirme çalışmalarının hız kesmeden ve her kesime farklı kanallarla ulaşmaya çalışarak devam etmesinin gerekliliğini gösteriyor.

Salgının ilk bir aylık süreci içerisinde koronavirüs belirtilerini bildiğini belirtenlerin oranı yüzde 96’dan yüzde 98’e yükseldi. Salgının ilk günlerinde her üç kişiden yalnızca biri Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı belirtileri tam ve doğru olarak verilen seçenekler arasından seçebilmişti.

Nisan ayındaki araştırmada, bir öncekinden farklı olarak seçenek göstermeden katılımcılara bildikleri koronavirüsü belirtilerini yazmalarını istediğimizde karşımıza aşağıdaki sözcük bulutu çıktı.

Kişisel önlemlere dikkat ediliyor

Farkındalığın artmasıyla beraber virüse karşı kişisel önlem alanların oranında da artış görüldü. Araştırmanın sonuçlarına göre koronadan korunmak için önlem alanların oranı yüzde 90’dan yüzde 96’ya çıktı.

Salgın bu kadar hızla yayılırken ve ölüm sayıları hızla artarken halen önlem almayanların bulunması ise halkı bilgilendirme ve önlemleri uygulamaya teşvik etme çalışmalarının hız kesmeden devam etmesi gerektiğine işaret ediyor.

Fiziksel temastan kaçınanlarda ve maske takanlarda artış gözleniyor. El yıkama halen en çok uygulanan önlem olsa da oranında bir miktar düşme olması, insanların mümkün olduğunca evden çıkmamalarından kaynaklanabilir.

Hasta olduğunda evde istirahat edenlerin veya doktora gidenlerin oranında düşme olması, daha detaylı inceleme gerektiren önemli bir konu olarak ön plana çıkıyor.

Ne zaman kontrol altına alınabilir?

Virüsün çok kısa sürede 81 ilimizde de görüldüğü resmi olarak açıklandıktan sonra, salgının ne kadar hızlı bir yayılma seyri gösterdiği bir kez daha anlaşıldı. Araştırmaya katılanlar arasında genel beklenti bu salgının iki aydan önce kontrol altına alınamayacağı yönünde.

Alınan önlemlere yurttaş nasıl bakıyor?

Araştırmaya katılanların yüzde 49’u koronavirüsün yayılmasını önlemek için ülkemizde alınan önlemlerin yeterli olmadığını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 44’ü önlemleri yeterli bulurken, fikri olmayanların oranı ise yüzde 7.

Uzmanlar, herkes için test yapılamayacak olsa da çok sayıda test yapılmasının önemini vurguluyorlar. Sağlık Bakanlığı 13 Nisan’da 34 bin 456 adet, salgının başından itibaren ise toplamda 410 bin 556 test yapıldığını duyurdu.

Katılımcıların yüzde 50’si test miktarını yetersiz buluyor

Katılımcıların yüzde 50’si ülkemizde yapılan test miktarını yeterli bulmazken, yüzde 35’i ise yeterli olduğunu düşünüyor. Katılımcıların  yüzde 15’i ise fikri olmadığını belirtti.

Yüzde 77 sokağa çıkma yasağı istiyor

Araştırmaya katılanların yüzde 25’i hiç evden çıkmadığını belirtti. Zorunda kalmadıkça çıkmayanların oranı yüzde 37, yalnızca temel ihtiyaç alışverişleri için dışarıya çıkanların oranı ise yüzde 21. İşi nedeniyle mecburen dışarı çıkmak zorunda olanların oranı yüzde 17. Her şeye rağmen gündelik hayatında hiç değişiklik yapmadan yaşamaya devam edenlerin oranı ise yüzde 0,3 (binde 3).

İçişleri Bakanlığı tarafından koronavirüsün yayılmasını önlemek amacıyla, öncelikle 65 yaş üstü vatandaşlar için, sonrasında da 20 yaş altı gençler ve çocuklar için sokağa çıkma yasağı uygulamasına geçildi.

Araştırmaya katılanların yüzde 86’sı bu yaş grupları için uygulanan sokağa çıkma yasağını yerinde bulurken, yüzde 7’si katılmadığını belirtti. Katılımcıların yüzde 8’i ise çekimser kalmayı tercih etti.

Araştırmaya katılanlara, genel sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli mi diye sorduğumuzda evet diyenlerin oranı yüzde 77 çıktı. Genel bir sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi görüşüne katılmayanların oranı yüzde 8 olurken bu konuda kararsız olanların oranı ise yüzde 15.

Yurttaş ekonomiden umutlu değil

Katılımcıların yüzde 89’u salgının ekonomik etkilerinin olumsuz olacağını bekliyor. Katılımcıların yüzde beşi ekonominin etkilenmeyeceğini düşünürken ekonomiye olumlu yansımaların olacağını düşünen iyimserlerin oranı yüzde altı.

Koronavirüsün çalışanlar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak üzere hazırlanan yasa tasarısında ülkemizde çalışanlar üç aylık bir dönemde işten çıkarılamayacak.

Diğer yandan araştırmaya katılanların yüzde 86’sı önümüzdeki bir sene içerisinde işsizlik oranının artacağını düşünürken, yüzde dokuzu değişmeyeceğini düşünüyor. İşsizliğin azalacağını düşünenlerin oranı ise yüzde dört.