A3 Haber

“FETÖ borsası” iddianamesi tamamlandı: Polis, avukat, MİT personeli takipsizlik vaadiyle para topladı

“FETÖ borsası” iddianamesi tamamlandı: Polis, avukat, MİT personeli takipsizlik vaadiyle para topladı
Temmuz 06
08:22 2020

İstanbul Adliyesi’ni sarsan “FETÖ borsası” soruşturmasında varlıklı Fethullah Gülen cemaati şüphelilerine ulaşarak soruşturmalarda takipsizlik kararı verileceği, pasaportlardan tahdidin kaldırılacağı vaadiyle yüklü miktarlarda para toplayan suç örgütü hakkındaki soruşturma tamamlandı.

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre, iddianamede Fethullah Gülen cemaati şüphelilerini bulup onlara ulaşmaya çalışan Ahmet K. adlı zanlının örgütün lideri olduğu belirtilirken, iki polis, bir MİT personeli, bir Maliye Bakanlığı gelir uzmanı ve iki avukatın “FETÖ borsası”ndaki rolleri detaylı olarak anlatıldı. İddianemede 91 kişi mağdur sıfatıyla yer aldı. Aynı soruşturma çerçevesinde savcılar İsmet Bozkurt ve Lütfü Karabacak meslekten ihraç edilmişti.

İddianameye göre Ahmet K. adlı zanlı haklarında Fethullah Gülen cemaati soruşturması olan varlıklı kişilere ait bilgileri o dönem MİT’te çalışan ve soruşturma sürecinde emekliye ayrılan Yılmaz Sabri B. ve polisler Osman Ö. ve Savaş Y. aracılığıyla öğrendi. Bu kişilerin mal varlığına ilişkin bilgiyi ise gelir uzmanı Gökhan K.’den edindi. Bu isimler kendi sorgulama sistemlerinde yasadışı olarak elde ettikleri bilgileri Ahmet K.’ye iletti.

Ahmet K. bu sorgulamalar karşılığında bu zanlılara belirli miktarlarda ödemeler yaptı. Hakkında cemaat soruşturması olan, pasaportlarına tahdit konulan ve cemaat soruşturması nedeniyle mal varlıklarında el konma kararı bulunan kişilerin bilgilerini, evli olan avukatlar Abdülkadir B. ve Dilek B.’ye veren Ahmet K. avukatların bu zanlılarla görüşerek, “sorunlarının yapacakları ödemeyle çözülebileceğini” anlatmalarını istedi.

Avukatlar ise bu çerçevede çok sayıda kişi ile görüşme yaptı. Avukatların ulaştığı, hakkında cemaat soruşturması olan Osman S.’nin şikâyetçi olmasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma sürecinde savcılar İsmet Bozkurt ile savcı Lütfi Karabacak’ın sorumluluklarında olmayan soruşturmalar hakkında sorgulamalar yaptıkları belirlendi.

İddianamede suç konusu eylemler tek tek anlatıldı. Olaylardan birinde ise Ahmet K.’nin pasaportlarında tahdit bulunan B.S. ve A.S. adlı kardeşlerle görüşmeler yaptığı belirtildi. Bir süre sonra ise kardeşlerin pasaportlarında tahdidin kaldırılması için savcı İsmet Bozkurt tarafından nüfus il müdürlüğüne yazı yazıldığı kaydedildi. Aynı gün ise Ahmet K.’nin, MİT personelini arayarak bu konuyla ilgilenmesini istediği ve Bozkurt’un il müdürlüğüne yazdığı yazının görüntüsünü bu zanlıya attığı belirtildi. Bozkurt’un bu işlem için 50 bin TL aldığı da iddianamede yer aldı.

Soruşturma aşamasında avukat çift, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirterek itirafçı oldu. Dilek B. ifadesinde, “Ahmet K. (vio) lakaplı bir polisle görüşüyordu. Bu kim diye sorduğumuzda, ‘siber suçlarda bir polis bunu ben emekli edeceğim. 130 bin para bulmam lazım. Yoksa başkaları vio’yu elimden alır’ diye anlatıyordu. Sürekli Lütfi isminde bir savcıdan bahsediyordu. Telefon konuşmasında ‘Lütfi’den ekranı alırım’ diyordu. Kimi dosyalar istinafa gidince, ‘Orada zayıfız. Yargıtay’a giderse her türlü hallederiz’ diyordu. Savcılar ile Fırat T. aracılığıyla görüşüyordu. Ben Ahmet K.’nın yönlendirdiği zanlılarla para için görüşmedim. Suçsuzum” dedi.

İddianamede 91 mağdur, sekiz sanık yer alıyor

Hazırlanan iddianamede 91 kişi mağdur sıfatıyla yer alırken 8 isim ise sanık sıfatıyla yer aldı. Savcılarla bağlantılı olduğu belirtilen ve hakkında yakalama kararı bulunan Fırat T.’nin  dosyası ayrıldı.

İddianamede sanıklara “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, “Rüşvet almak ve vermek”, “Kamu görevlileriyle ilişkili olduğu bahsiyle bir işin görüleceği vaadiyle dolandırıcılık”, “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek”, “Gizliliğin ihlali” suçlamaları yöneltilerek bu suçlardan cezalandırılmaları istendi.

İddianamede Fırat T.’yi sakladığı öne sürülen Şerif Dokumacı isimli kişinin “örgüte yardım” suçundan cezalandırılması talep edildi.