A3 Haber

Ankara Garı katliamında firari IŞİD’lilerin bilgisini saklayanlar hakkında işlem yapılsın talebi

Ankara Garı katliamında firari IŞİD’lilerin bilgisini saklayanlar hakkında işlem yapılsın talebi
Temmuz 16
15:48 2020

10 Ekim Katliamı’na ilişkin firari sanıklar yönünden devam eden davanın beşinci duruşmasında avukatlar, Antep’te bugüne kadar bilgi saklayan amirler hakkında işlem yapılmasını istedi.

A3 Haber Merkezi- 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na ilişkin firari sanıklar yönünden devam eden davanın beşinc duruşması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Emniyetin, 10 Ekim Katliamı’nın bazı firari sanıklarının Suriye’deki SDG kamplarında bulunduğuna ilişkin yazısının gündeme geldiği duruşmada, avukatlar IŞİD’in önemli isimlerinden İlhami Balı’nın kaldığı kampın neden açıklanmadığını sordu. El Kadide’den beri takip edilen bu cihatçıların yakalanmadığı için katliamlar organize edip Suriye’de gidebildiğine dikkat çeken avukatlar, Antep’te bugüne kadar bilgi saklayan amirler hakkında işlem yapılmasını istedi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, salgın nedeniyle az sayıda izleyici ile yapıldı. Mahkemenin yazdığı müzekkerelere yanıt veren emniyetin bazı firari sanıkların Suriye’de SDG’nin elindeki kamplarda olduğuna ilişkin yazısı dosyaya girdi. Buna göre Mustafa Delibaşlar’ın SDG, Fadile Delibaşlar’ın Roj, Cebrail Kaya’nın SDG, İlhami Balı’nın ise adı bildirilmeyen “X” kampında yer aldığı aktarıldı. Öte yandan Hatay ve Gaziantep Emniyet Müdürlüklerinin birçok müzekkereye yanıt vermediği görüldü.

“İddianamenin özensiz hazırlandığı ortaya çıktı”

Mahkemede konuşan avukatlar, Antep başta olmak üzere bölgedeki il emniyet müdürlüklerinden gelen yanıtlara ilişkin beyanlarda bulundu. Avukat Eylem Sarıoğlu, “İddianamenin ne kadar özensiz hazırlandığı bir kez daha ortaya çıktı. Sanıkların burada olması gerekirken kamu sorumluluğundan ötürü burada olmamasının bir nedeni var” dedi.

Dosyaya tanıklık yapan kişilerin bile Mustafa Delibaşlar’ın öldüğünü söylediğini belirten Sarıoğlu, Mustafa Delibaşlar’ın IŞİD’den önce El Kaide içerisinde de çalışma yürüttüğünü dile getirdi. Sarıoğlu, “Suriye ve Antep’teki örgütlenme pozisyonu sıradan bir IŞİD üyesi olmadığını gösteriyor. Örgüt içerisinde karar veren, görevlendirme yapan konumunda. Mirhak Derneğinin de emiri” dedi. Firari sanık Cebrail Kaya’nın ise 2012 yılına ait ve 2016 yılında açılan soruşturma dosyasında örgütsel bilgi topladığı, para finansmanını sağladığı, askeri eğitim aldığı yönünde hem iletişim tespitlerinin hem de görüntü kayıtlarının olduğunu aktaran Sarıoğlu, “2014 yılının Mart ve Nisan aylarında Cebrail Kaya’nın Suriye’de olduğu ve infaz görüntülerinin içinde olduğu biliniyor ama hiç bir şey yapılmıyor. Bütün bunlara rağmen yapılan ihmaller sonucunda sanıklar şu an Suriye’de” dedi.

“Takipsizlik kararıyla Suriye’ye geçtiler

Avukat Gamze Gökoğlu, Suruç ve Ankara Gar Katliamı’nın Suriye’ye gidiş gelişlerde planlandığını söyleyerek, “Emniyet bütün bunlara işlem yapmadığı gibi hakkında takipsizlik kararı veriyor ve katliam sanıkları Suriye’de geçiyor. Ardından ülkede bir patlama silsilesi yaşanıyor. 2013 yılında Adıyaman’da başlayan örgütlenme süreçlerinin hiçbiri iddianamede yok. Bu kişilerin pozisyonları doğru olarak belirtilmiyor. Demet Taşer ve Ayşenur İnci gibi mavi kodla aranan şahıslar da çok rahatlıkla etkin pişmanlıktan yararlanarak serbest bırakıldı” diye konuştu.

Avukat Senem Doğanoğlu ise insanlığa karşı suç tartışmasına dikkat çekti. Terörizmle yargılanan sanıklar çok büyük insanlık suçları işlediğini vurgulayan Doğanoğlu, “Ezidi Soykırımı üzerinden Almanya’da dava açıldı. Bunları anlatmak zorundayız, çünkü kamplar da söylenmeye başlandı ve gelmeye başlayacaklar. İlhami Balı, Mustafa Delibaşlar ve Cebrail Kaya geldiklerinde terörizmle değil insanlık suçuyla yargılanmalı. Firari sanıklara dair birçok bilgisi olan Serpil Dere’nin tanık olarak dinlenmesini istiyoruz” dedi.

“Balı’nın istihbaratçı olduğu yönünde bilgi var”

Avukat Gülşah Kaya, emniyetin İlhami Balı’nın yerini söylemediğine dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlhami Balı’nın sinyal kayıtları var, evi biliniyor, yakalanıyor sonrasında ise bulunamıyor. İlhami Balı çok önemli, çünkü istihbaratçı olduğu yönünde çok bilgi var. Asker konuşmalarında da böyle ifade ediliyor. Bizim iltisaklı (V) olarak gördüğümüz kurumun açıklanmasını ve firari sanıklarla ilgili yine gizli bilgilerin açıklanmasını istiyoruz. İlhami Balı’nın kaldığı ‘X’ kampı neresidir? Irak’taki kamplarda bulunduğu belirtilen IŞİD’lilerin akıbeti ne oldu? Bugüne kadar defalarca sormamıza rağmen bilgi saklayan ve mahkemeyi yanıltan Gaziantep sıralı amirleri hakkında da işlem başlatılmasını istiyoruz.

“MİT raporlarındaki isimler dinlensin”

Evrensel’den Burcu Yıldırım’ın haberine göre, firari sanıkların hepsinin bilinip izlendiğini ama yakalanmadığını dile getiren Avukat İlke Işık da sanık sandalyelerinin bu yüzden boş olduğunu vurguladı. Işık “Bu konuda size iki celsede ısrar ettik, sordunuz. Bu 81 il emniyetine ‘gizli’ olarak gönderilen yazı, siz sormasaydınız bu bilgiler gelmeyecekti. Yalan söylüyorlar, gizliyorlar ve suç işliyorlar. Artık Gaziantep Emmiyetinin bu durumuna göz yummamanız gerekiyor. MİT raporlarında gelen bilgilere göre Ahmet Arkar ve Mesut Ayık’ın İlhami Balı ile ilişkileri olduğu gerekçesi ile dinlenmesini istiyoruz” dedi.

IŞİD’lilerin hakkındaki bilgilerin katliamın beşinci yılı yaklaşmasına rağmen hâlâ gelmediğinin altını çizen Işık, “Dosyada hâlâ Erman Ekici, Ahmet Güneş ve Mustafa Delibaşlar’a ait dijital materyaller yok ve bu dosyaların verilmesi konusunda müzelere yazmanızı istiyoruz. Bir de hiç yanıt verilmeyen müzekkereler var. Bunlardan biri de İçişleri Bakanlığına ait ve buna bir yıldır inatla ve azimle cevap göndermiyor” dedi.

“Örgüt” yöneticiliğinden ceza alan ve insanlığa karşı suç işlemekten hakkında yazılan iddianameyle davaya dahil edilen Sanık Erman Ekici, cezaevinden SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Ekici, hakkındaki iddiaların Antep’te çürütüldüğünü savunarak, “Tanıkların hakkımdaki verdiği bilgiler çelişkilerden oluşuyor. Sadece şüphe nedeniyle burada tutuluyorum, tutukluluğu geçti cezaya dönüştü hakkımdaki şüphe. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.