A3 Haber

Uğur Gürses anlattı: Hazine nasıl ‘yerli döviz’ basıyor?

Uğur Gürses anlattı: Hazine nasıl ‘yerli döviz’ basıyor?
Ağustos 18
11:03 2020

Uğur Gürses, “Hazine ‘Yerli dövizi’ nasıl basıyor?” başlıklı yazısında, kamu bankalarının nakit dövizlerini eritip yerine Hazine’nin bastığı tahvilleri koyduğunu söyledi.

“Hazine ‘Yerli dövizi’ nasıl basıyor?” başlıklı bir yazı yazan ekonomist Uğur Gürses, Hazine’nin “Fed matbaası dışında” bir yöntem bulup “yerli döviz” bastığını söyledi.

Gürses, yazısında  “Kestirmeden yazalım; Ankara bir süredir dolar banknot olmasa da Hazine bir nevi ‘yerli doları’ basıyor” diyerek, döviz tahvilleriyle bir çeşit “yerli döviz” yaratıldığını ifade etti.

“Kamu bankaları düşük faizli döviz tahvili satın alıyor”

Gürses’in yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Şöyle; Hazine’nin üç ayrı tarihte ilan ettiği döviz tahvil satışı öncesinde ilginç hesap hareketleri olduğu görülüyor.

Hazine döviz tahvili satışı yapacağı günün bir gün öncesinde, kamu bankalarının Merkez Bankası’ndaki hesaplarına bu bankaların satın alacağı kadar döviz transfer ediyor, kamu bankaları bu dövizle gelip Hazine’den düşük faizli döviz tahvili satın alıyor. Sonra da bu bankalar bu tahvilleri, Merkez Bankası’ndaki teminat hesaplarına gönderiyor. Muhtemelen Merkez Bankası’ndan daha fazla TL borçlanıp büyüttükleri kredi portföylerine para yetiştiriyorlar.

Merkez Bankası verilerine göre, Hazine 16 ve 28 Temmuz ile 12 Ağustos günlerinde, sırasıyla 2 milyar dolar, 3 milyar dolar ve yine 3 milyar doları kamu bankalarına geçiyor.

BDDK verilerine göre de Hazine’nin 17 Temmuz ve 29 Temmuz günlerinde kamu bankaları bu gelen dövizle 2.1 ve 2.8 milyar dolarlık döviz tahvili satın alıyorlar.

14 Ağustos’ta da benzer şekilde hesap hareketi var. Hazine’nin 3 milyar dolarlık döviz tahvil satışının büyük bölümünü yine kamu bankalarının aldığı açık.”

“Kamu bankaları nakit dövizi eritip yerine döviz tahvili koyuyor”

“Hazine’nin Temmuz’da iki ayrı tarihte sattığı döviz tahvillerinin toplamı 5.5 milyar dolarken, kamu bankalarının bunun yaklaşık 5 milyar dolarlık kısmını satın almış oldukları anlaşılıyor.

Anılan haftalarda kamu bankalarının kendi müşterileri ile olan döviz mevduat hesaplarında yükseliş de olmadığına göre, Hazine tarafından kamu bankalarına aktarılan nakit dövizin “arka kapı” yöntemiyle döviz al-sat biçiminde yapılmış olabileceğini düşündürüyor.

Kimi uzmanlar, Hazine’nin bu yolla önce kamu bankaların döviz satışı yaparak, bankaların piyasaya sattıkları dövizleri karşılamalarını, o dövizlerle Hazine’nin tahvillerini satın alarak Hazine’ye iade ettiklerini tahmin ediyorlar.

Sonuçta, yanlış politikalarla yükselen döviz kurunu tutabilmek için rezervler tüketildiği gibi, Hazine’nin kendi operasyonları için ilave döviz yaratabilmek amacıyla döviz tahvili ‘bastığına’ tanık oluyoruz. Kamu bankaları da nakit dövizlerini eritip, yerine Hazine’nin bastığı döviz tahvillerini koyuyor.

Dolar banknot olmasa da Hazine üzerinde altın ya da dolar yazan tahviller basıyor, bunlar banka, yatırım fonu ya da diğer yerli kurumsal yatırımcıların bilançolarında “döviz cinsi varlık” olarak görünüyor.”

Altın tahvillerinden zarar

“2018’de ‘başkanlık rejimi” ile birlikte Hazine hızla altın tahvili ya da altın sertifikasını çıkararak borçlanmaya ağırlık vermeye başladı.

2018-2020 Temmuz arası iki buçuk yıllık dönemde altın cinsi borçlanma miktarı 8.5 milyar dolar karşılığı 181 ton olurken, Ağustos 2020 itibariyle vadesi gelmeyen altın borcu 179.9 ton. Hazine’nin elinde duran altın miktarının ise 41.6 ton olduğu görülüyor. Bu düşülürse; Hazine’nin vadesi gelmemiş net altın borcunun, 138 ton olduğu görülüyor.

Peki bu 138 ton borç altının ortalama borçlanma maliyeti nedir? Bunu da ons başına 1561 dolar buluyoruz.

Bugünlerde uluslararası piyasalarda altın fiyatı 2000 doları geçtikten sonra biraz gerileyerek, 1950 dolar seviyesinde seyrediyor.

Buradan, kilogram başına 12.508 dolarlık bir zarar ortaya çıktığı görülüyor.

Yani Hazine altın fiyatları düşükken borçlanmış, bunu harcamış; altın fiyatları çıkınca da zararla yüz yüze kalmış durumda.

Bu da 138 ton altın için 1.7 milyar dolar ediyor. Bugünkü kurlarla 12.7 milyar TL.

Altın fiyatları pandemi nedeniyle yüksek seyrediyor. Bu sürdüğü sürece Hazine zarar yazacak.”

“Gelecek kuşaklara yeni bir fatura”

“Kamu bankalarının piyasaya döviz satmasıyla oluşturulan 12 milyar dolarlık dövizi açığının ortalama maliyetini kabaca 6.55 TL/USD hesaplıyorum. Bugünkü kurlardan 8.9 milyar TL kur zararı ediyor.

Altın borçlanmasının da bugünkü altın fiyatları üzerinden zararı da 12.7 milyar TL. Sadece bu iki kalemden toplam Hazine zararı 21.6 milyar TL ediyor.

İki bayramda tüm emeklilere ödenen 1000’er TL’lik ikramiyenin bedeli kadar.

Sonuç şu; Hazine bir taraftan kamu bankalarına döviz pozisyon açtırarak zarara yol açarken, diğer taraftan da hiç yapılmaması gereken alanda, altın borçlanmaya gidilerek büyük bir zarara sokuldu.

“Sıra dışı”, “ezber bozan” iddiasıyla gelip, ekonomiyi krize sürükleyen, ne attığı adımların yararı olmadığı gibi, Hazine’ye de zarar yaratan bir ekonomi yönetimi, gelecek kuşaklara yeni bir fatura daha ilave etmiş oldu.”