A3 Haber

Kemal Kılıçdaroğlu: Abdullah Gül’ün ismi geçince korkuyorlar, neden korkuyorsunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Abdullah Gül’ün ismi geçince korkuyorlar, neden korkuyorsunuz?
Eylül 03
11:44 2020

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında gazetecilerin soruları yanıtladı. Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakı’nın adayı kim olacak sorusuna verdiği yanıtta, “Kim Cumhurbaşkanı olursa olsun! Şu aşamada Cumhurbaşkanlığı adayları tartışılacak bir konu değil” dedi.  

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında, Gazeteciler Seda Öğretir ve Ahmed Arpat’ın sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başlıkları şöyle:

Hükûmetin dayatmasıyla yönlendirmesiyle yapılan bu tartışmalar yapay tartışmalardır. Türkiye’nin süratle gerçek gündemine dönmesi lazım. 10 milyonun üstünde işsiz var bu ülkede. Çöp konteynerinden beslenenler var. Biz bunları niye tartışmıyoruz? Kim Cumhurbaşkanı olursa olsun! Şu aşamada Cumhurbaşkanlığı adayları tartışılacak bir konu değil. Abdullah Gül’ün ismi geçince korkuyorlar, neden korkuyorsunuz? Kişiler bazında tartışma doğru değildir. İttifakı yok sayıp aday belirlemeyiz. Seçim 6 ay sonra olacaksa tartışalım. Ama hem Erdoğan hem Bahçeli seçimlerin 2023’te yapılacağını söylüyor. Bekleyeceğiz.

Eğer bu ülkede yüz binler çöp konteynerinden besleniyor ve o parlamento orada suskun duruyorsa o parlamentoya kimse güvenmez. Biz bu parlamentoyu gazi meclisini eski görkemli gününe kavuşturmak zorundayız. Bunu yapamazsak siyaset kurumu olarak görevimizi yapmamış oluruz. Muhtarına kadar seçimle gelinen her makamın düzgün insanlar tarafından temsil edilmesi lazım.

(Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi) Ortaya çıkacak aday taahhütte bulunacak ve bunların hepsi yazılı metne dökülecek. Geçen gün muhalefet taraftarıyla bir araya gelip bu metni hazırladık. Oraya getireceğiniz kişinin ahlaklı olması lazım.

Muharrem İnce tartışmaları

(Muharrem İnce’nin yarın başlatacağı Memleket Hareketi) Daha başlamadı bilmiyoruz tabi. Bizim partimizin bir üyesidir. Gayet güzel, bir itirazım yok. Türkiye’nin sorunlarını nasıl aşacağını anlatabilir, anlatabilir yani. Şunu herkesin bilmesi lazım. Eğer bu ülkede demokrasinin kırıntısı kaldıysa o kırıntıyı ayakta tutan parti biziz. Bizim partimizin içinde demokrasi var. Eksiğimiz olabilir ama bir arkadaşımızın çıkması ve ben memleket hareketi başlatacağım demesi normal. Bizim milletvekillerimiz de gidiyor zaten. Eskiden illet vekilleri birer ikişer kişi gönderiyordu illere şimdi daha fazla insan gönderiyoruz. Kişilerin bu süreçte hiçbir önemi yok, önemli olan ilkeler.

Tek başına hareket etme lüksümüz yok. Bir ittifak kurduysak bir parçasıyız., o ittifakla hareket etmek durumundayız. Çünkü rejim değişti. Bizim de demokrasiyi bu eksene oturmamız gerekiyor.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı”

Düşünün bakanlar konuşurken ne diyorlar? ‘Sayın cumhurbaşkanımızın talimatı üzerine’ Senin kafan yok mu? Sen bir politika oluşturamıyor musun? Ne demek cümleye böyle başlamak! ‘Ben bakan değilim ben Erdoğan ne diyorsa onu yerine getiren iradesiz bir kişiyim’ demektir. İki yıl oldu dimi. Türkiye bu iki yılda nereden nereye geldi milletimiz bir baksın.

Muharrem İnce ihraç edilecek mi?

(Muharrem İnce için ihraç istemiyle verilen dilekçe) Öyle bir durum söz konusu değil. Olur mu yani şimdi? Biri dilekçe verdi hemen ihraç edelim. Olmaz. Parti içinde asla kavga istemiyorum. Kavga edip partiye zarar veriyorsa o kişiyi partiden ayıracağım. Dönem kavga dönemi değildir. Parti için çalışan varsa başımın üstünde yeri var.

Ekonomi

Bugün ekonomide çok ciddi çıkmazlarımız var. Türkiye bugün borçlarını ödemek için borçlanmak zorunda. Son 12 ayda TC’nin ödeyeceği borç 17 milyar dolar. Bunu ödemek için borçlanmak zorundayız. Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı var. Bunu kapatmak için de borçlanmak zorunda. Borcun faizleri de var. İlk 7 ayda 80 milyar lira faiz ödendi Faizi ödemek için de borçlanmak zorundasınız. Bankalardaki mevduat. Tamamı gayrı milli. Vatandaş bunlara güvenmiyor, Türk Lirası’na da güvenmiyor. Bankalardaki mevduatın yüzde 53’u döviz. Şimdi sormak lazım, memleketi bu hale kim getirdi? Borçlar İdaresi kurdular. O kadar çok borç, faiz, bütçe var ki!

“Gazeteciler, Osman Kavala neden hâlâ hapiste?”

Gazeteciler neden hapiste? Osman Kavala Anayasa Mahkemesi kararına karşın halen hapiste? Neden? Çünkü birileri içeride tutacaksınız diyor. Türkiye’de yargı bağımsız değildir algısı yaratıyor. Algı mı? Hayır gerçek.

(Terör sorununda nasıl bir çözüm önerisi ortaya koyuyorsunuz?) Yeri zamanı gelince bunu konuşuruz.

“Suriye’yi Erdoğan parçaladı”

Suriye’yi Erdoğan parçaladı. Talimatı kim verdi? Obama. Erdoğan neydi Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanıydı. Niye seni seçiyor emperyal güçler? Çünkü sana talimat veriyorlar. Bizim şehitlerimiz var bir tane ABD askerinin bile burnu kanamadı.

Doğu Akdeniz yorumu

Ekonomide bir buhran dönemi yaşıyorduk dış politikada da aynı şeyi yaşıyoruz. İhvan anlayışı nedir? Bozulma nereden başladı? Bozulma Akdeniz’den bir tehlikeye bindirip İsrail’e göndermeyle başladı. İsrail geldi açık denizde vurdu, insanlarımızı öldürdü. Kıyamet koptu. Sonra ne olu? İsrail bir vakfa para verdi, her şey bitti. Her şey! Tazminat dediler, ben ödemem dedi İsrail. Siz bir vakıf vereceksiniz ben bağış yapıca dedi. ve bu sözleşmesi gece yarısı Meclis’ten geçirdiler. Arkasından Mısır 2015’te Mısır’la ilişkilerimizin mutlaka sıcak tutulması gerektiğini söylüyorum. Mısır’la niye kavga ediyorsun? Mısır’la kavga etmek Akdeniz’i ateşe sürüklemektir. Mavi vatanı bu hale getiren , egemenlik güçlerin bir anlamda gelip pazarlık yaptığı bir alan haline getiren tek kişi Erdoğan’dır.

“Ege’de çatışma ihtimali görmüyorum”

12 Ada silahlandırılırken defalarca uyardım. ‘Kılıçdaroğlu bizi savaşa zorluyor’ diyorlardı. Şimdi ne oldu Meis Adası. Ege’de ben bir çatışma ihtimali görmüyorum. İki taraf da sağduyu ile hareket etmek durumundadır. Biraz vatan millet söylemi ile gidiyor. Halklar arasında bir kavga yok. Daha önce yapılan anlaşmalar var. Dışişleri Bakanlığı’nın ‘masaya oturalım çağrısı değerlidir ve böyle olması lazım. Dış politikayı iç politikaya malzeme etmeyeceksiniz. Bunu yaprsanız kaybedersiniz. Ege’nin iki yakasının hedefi de barış olmalı. 6 mil konusunda bir itirazımız yok. Yunansitan’ın kara suyunu 12 mile çıkarması savaş nedeni ama böyle bir durumun yaşanacağını düşünmüyorum.

AB ile ilişkiler kopmuş durumda

AB ile ilişkilerimiz büyük ölçüde kopmuş durumda. Hukukun üstünlüğü kavramı açısından totaliter rejimlerle aynı kulvarda. Ama Türkiye buradan çıkar. Önümüzdeki seçimlerde vatandaşlarımızı ikna edersek buradan çıkarız. Türkiye 5 yıl içinde bu sorunların çözer ve büyük başarılara imza atan saygın bir ülke konumuna gelir. Bizim güçlü bir insan potansiyelimiz var. En büyük zenginliğmiz insan. Genç nüfus bizde var. 2035’ten sonra Türkiye yaşlanma sürecine giriyor. Gençlerimiz işsiz ve umutsuz. Umutları yeşerteceğiz.

(ABD’nin GKRY’ye silah ambargosunu kaldırması) Erdoğan niye konuşmuyor? Hani dostundu? Trump ‘konuşma’ mı dedi? Erdoğan istiyor ki muhalefet konuşsun. ABD de Rusya da bölgede güçlü bir Türkiye istemezler. Kontrol edebilecekleri bir ülke isterler. Cumhuriyet, yumurta satarak fabrikalar kurdu, Osmanlı’dan kalan borçları da ödedi. Biz bunları çocuklarımıza öğretmiyoruz. Cumhuriyet kurulurken okuma yazma oranının yüzde 8 olduğunu da öğretmiyoruz. Bütün bunları öğreteceğiz ki Türkiye’nin neleri yapabildiği bilinsin. Bütün bunları da şeffaf şekilde yapacağız.

Koronavirüs ile mücadele

Şehir Hastaneleri’nin kaça yapıldığını biliyor musunuz? Öğrenemezsiniz. Biz bunları İnghilzi denetim firmasının sitesinden öğreniyoruz. Ticari sır diye saklanıyor. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Siyaset vatandaşa hesap vermek durumundadır. Devlet yalan söylemez, söylememeli. Kuraldır bu. Bazı durumlarda bilgi vermeyebilirsiniz. Ama bilgiyi çarpıtarak veremezsiniz. Vali ayrı sayı açıklıyor bakan ayrı. Devlet doğruları söylesin. Sağlık Bakanı’nın bir saygınlığı vardı, kendi saygınlığını törpüledi.Bilim Kurulu’nun biri sözcüsü olsun, açıklamayı o yapsın. Önlemleri bıraktılar vakalar yeniden arttı, şimdi vatandaşı suçluyorlar. ‘Vay efendin neden düğün yapıyorsun’ diye. Sen izin verdin kardeşim.