A3 Haber

AKP’nin görmezden geldiği tiyatro emekçileri, çifte standarda itiraz ediyor

AKP’nin görmezden geldiği tiyatro emekçileri, çifte standarda itiraz ediyor
Eylül 15
11:40 2020

Koronavirüs salgını nedeniyle perde kapatan tiyatro emekçileri zor günlerden geçiyor. İktidarın görmezden geldiği tiyatro emekçileri, koronavirüs önlemlerindeki çifte standarda itiraz ediyor. Tiyatro sahneleri arka arkaya “veda” mesajları yayımlarken, genç sanatçılar maddi kaygılar nedeniyle tiyatro tutkusundan vazgeçmek zorunda kalıyor…

Tüm dünyayı derinden sarsan koronavirüs pandemisi birçok sektöre olduğu, gibi kültür sanat dünyasına da ağır darbe indirdi. Salgının başlamasıyla perde kapatan ve zor günler geçiren tiyatro emekçileri, iktidarın çifte standart politikalara son vermesini bekliyor. Ülkenin dört bir yanında tiyatro emekçileri kampanyalar başlatarak iktidara seslerini duyurmaya çalışırken, AKP her zaman olduğu gibi sanatı ve sanatçıları görmezden geliyor.

Sahneler kapanıyor

Tiyatro Kooperatifi, geçen gün yaptığı açıklamada “Acil önlem ve kalıcı çözümler üretilmesini talep ediyoruz. Aksi halde çok yakın zamanda tüm sektörün çöküşüne şahitlik edeceğiz” ifadelerine yer verdi. Tiyatro Kooperatifi’nin bu açıklamasının ardından Toy İstanbul’dan veda haberi geldi. Toy İstanbul, dört yıla yaklaşan serüvenini noktaladığını duyurdu. Toy İstanbul topluluğu veda mesajında “Kasım 2016 tarihinden beri devam eden serüvenimiz bugün sona eriyor. Toy İstanbul, pandemi süreci ile oluşan şartlar nedeniyle kapılarını kapatıyor” ifadelerine yer verdi.

Orhan Aydın: Sanat düşmanlığı

Usta sanatçı Orhan Aydın, tiyatro emekçilerinin göz ardı edilmesine şu sözlerle tepki gösterdi:

“Onlarca tiyatro kapısına kilit vurdu. Bu koşullarda perdeler açılamaz, setler çalışamaz, kültür merkezleri kapanır, müzik dinletileri gerçekleşemez…. Şu an bizlere yaşatılan, bunun engellenmesinden, geleceğe ışıklar saçan sanat yaratıcılarının yok edilmesinden başka bir şey değildir ve tüm insanlık tarihinde bunun düşmanlıktan başkaca bir adı yoktur.”

Levent Üzümcü: Gerçek sanatçı, düzeni eleştirir

İktidara tepkisini dile getiren sanatçı Levent Üzümcü, iktidarın sadece kendilerini destekleyenleri “sanatçı” olarak gördüğünü vurgularken şunlar kaydetti:

İktidarın yapması gereken şey, daha önce de belirttiğim gibi gölge etmesinler. Kimsenin onlardan beklentisi yok. Çünkü iktidarın sanatla ilgisi yok. Kendilerini destekleyen insanları ‘sanatçı’ olarak görüyorlar. Türkiye Cumhuriyeti, devlet olma özelliğini zaten yitirdi. Tamamen bir parti parti devleti haline geldi. AKP-MHP siyasi görüşüne uygun düzen götürülüyor. İktidar kendi bekalarını devletin bekasıyla bir tutuyor. ‘Biz yoksak devlet yok’ anlayışını empoze ediyorlar ve siyasetlerini bunun üzerine kuruyorlar. Zaten gerçek sanat ve sanatçı bu düzeni eleştirir.

“Sanıyoruz Covid-19 tam bir sanat aşığı”

Hem ulusal hem yerel sahneler pandemi sürecinden etkileniyor. Salgın sürecinden nasibini alan Efes Sanat Merkezi de iktidarın çifte standart tedbirlerini eleştiriyor. Efes Sanat Merkezi’nden Erol Namdar, “Bir takım kısıtlamalar ile karşı karşıyayız. Sağlık açısından doğru olduğu söyleniyor fakat alışveriş merkezleri, kafeteryalar, çarşılar hınca hınç doluyken, neden ilk akla tiyatrolar, sosyal etkinlikler geliyor? Bazı bölgelerde açık hava etkinlikleri, bazı bölgelerde salon etkinlikleri erteleniyor. Ayrıca saat 24.00 itibari ile de müzik yasağı var. Sanıyoruz Covid-19 tam bir sanat aşığı” diye konuştu.

“Saldırganlaşan bir toplum olmaya başladık”

Namdar, pandemi sürecinde maddi sıkıntıların yanında sanatsız kalan toplumun saldırganlaştığını belirtirken, “İlk sıkıntısı elbette maddi kaygılar. Her ne kadar sanat para ile ölçülmemeli desek de binlerce tiyatro emekçisi dostlarımız bu zorlu süreçte evine ekmek götüremez oldu. Geçimini tiyatrodan sağlayan dostlar birer birer sektör değiştirmek zorunda kaldı. Salon kiraları ödenemez oldu. Sigorta borçları, vergi borçları, oyuncu ödemeleri, önceden süregelen borçlar derken… İşin maddi kaygı kısmını bir kenara bırakalım, üretemeyince körelmeye başladık Ruhen zarar görmeye başladık. Saldırganlaşan bir toplum olmaya başladık” diye konuştu.

“Sanat her zaman olduğu gibi arka planda kalıyor”

Namdar, iktidarın sanatı görmezden geldiğini  ifade ederken, “Açıkçası gündemlerinde başka konular varken, sanat her yerde olduğu gibi üçüncü dördüncü planda kalıyor. Sadece iktidar değil yerel yönetimlerde de bu böyle ne yazık ki… Hal bu ki Mustafa Kemal Atatürk, ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ demiş. Ne kadar güzel bir cümle… Sanat ile iyileşebiliriz, sanatı erteleyerek değil” dedi.