A3 Haber

İYİ Partili Usta: Faiz artışı kararı Cumhurbaşkanı’nın izni ve talimatıyla olmuştur, Merkez Bankası bağımsız değildir

İYİ Partili Usta: Faiz artışı kararı Cumhurbaşkanı’nın izni ve talimatıyla olmuştur, Merkez Bankası bağımsız değildir
Kasım 20
14:37 2020

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Merkez Bankası’nın politika faiz oranını yüzde 15’e yükseltme kararını “Faiz artışı kararı bir siyasi karardır. Bu Sayın Cumhurbaşkanı’nın izni ve talimatıyla olmuştur. Daha önceki alınamayanlarda yine Sayın Cumhurbaşkanı’nın izni ve talimatıyla olmuştur. Çünkü Türkiye’de Merkez Bankası bağımsız değildir” diye değerlendirdi.

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Merkez Bankası’nın politika faiz oranını yüzde 15’e yükseltme kararını “Faiz artışı kararı bir siyasi karardır. Bu Sayın Cumhurbaşkanı’nın izni ve talimatıyla olmuştur. Daha önceki alınamayanlarda yine Sayın Cumhurbaşkanı’nın izni ve talimatıyla olmuştur. Çünkü Türkiye’de Merkez Bankası bağımsız değildir” diye değerlendirdi.

ANKA’nın haberine göre TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ekonomik gelişmeleri değerlendiren Usta özetle şunları söyledi:

“Gelişmiş ülkelerde faiz sıfırken, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 2-3 faiz oranları varken Türkiye yüzde 15’e faiz oranlarını yükseltmek zorunda kaldı. AK Parti Hükümetlerinin hem sistem hem de bakan değişikliği ile ardı ardına yaptığı yanlışlar neticesinde Türkiye böyle bir noktaya geldi. Şu anda geldiğimiz noktada milletimiz faizle kur arasına sıkışmış bir şekilde kaldı. Son iki yılda faiz giderleri artı, borç stoku arttı, 95 yıllık Cumhuriyet tarihinin borç stoku bir trilyon lira iken şu anda 1.9 trilyon liraya çıktı, bunun önü alınmadıkça geometrik bir şekilde artacaktır. Bütçe açıkları arttı, büyüme durdu.

Merkez Bankası’nın Para politikası kurulu kararında bunu açıkça söylüyor. Hızlı artan kredi artışının cari açığı da bozduğunu, enflasyon üzerinde olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Bunları önceden biz söylüyorduk şimdi Merkez Bankası da söylüyor. İnsanlara gelir desteği yapmak yerine herkese kredi verildi, bir yandan cari açık arttı, dolar yükseldi, altın ithalatı arttı. Dolardaki artışı durdurmak için bütün rezervler heba edildi. En son gelinen noktada Merkez Bankası Başkanı ve Bakan değişikliğine gidildi. Faiz artışı kararı bir siyasi karardır. Bu Sayın Cumhurbaşkanı’nın izni ve talimatıyla olmuştur. Daha önceki alınamayanlarda yine Sayın Cumhurbaşkanı’nın izni ve talimatıyla olmuştur. Çünkü Türkiye’de Merkez Bankası bağımsız değildir. Türkiye’de yapısal bir tıkanıklık var. Yapısal önlemlerle açılabilir.

Acı Reçetenin birinci maddesi belli oldu, yüksek faiz artışıymış. Bu acı reçeteyi millete içirtmeye kalmayın demiştik. Peki neler yapılması lazım? Bunlardan bir tanesi bütçeye çeki düzen verilmesi lazım, israf kalemlerinin tıkanması lazım. Ciddi yolsuzluklar var, ciddi verimsizlikler var. Vergi tabanımız daraldı ve bütün vergiler dolaylı vergiler üzerinden. Varlık fonu Türkiye açısından son derece büyük bir tehdittir. Yolsuzluklara açık bir alandır, keyfi kullanımlara açık bir alandır, denetimsiz bir alandır. Bugün Hazine bütçe açığının üzerinde borçlanıyor. Varlık fonuna son bir yılda 64 milyar TL para verilmek durumunda kalınmıştır tam bir kara deliktir, bu kara deliğin kapanması gerekir. Cumhurbaşkanı madem ekonomik reformlar dedi, buradan başlaması lazım, ilk yapacağı iş varlık fonunu tasfiye etmeli.

Hukuk reformu kanun yapmak değildir, uygulamadır önemli olan. Bizim yargımızın bağımsız olmadığını hepimiz söylüyorsak önce uygulamayı düzeltmek lazım. Sayın Cumhurbaşkanı faiz sebep, enflasyon sonuç diyordu. Öyle bir teori yok ama bu teori çöktü, bu tür beyanatlardan kaçınmak gerekir. Ekonomi güven demektir. Güveni zedelediğiniz zaman ekonomiyi düzeltemezsiniz. Ne kadar dolarınız olursa olsun güveni sarsan konuşmalarınız olduğu sürece onu parayla düzeltemezsiniz. Karar alırken ilgili kurumlarla mutlaka görüşülmesi lazım.”