A3 Haber

Dünya büyük bir komplo gibi göründüğünde: Komplo teorilerinin yapısı, cazibesi, kusuru ve gerçeği…

Dünya büyük bir komplo gibi göründüğünde: Komplo teorilerinin yapısı, cazibesi, kusuru ve gerçeği…
Kasım 28
12:15 2020

Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, The New York Times’ta yayımlanan analizinde, komplo teorileri arasında en sık rastlanan küresel kabal teorisini ele aldı. Dünyada kabal teorisine inanan milyonlarca insan bulunuyor. Küresel kabal teorilerinin ortak yapısını anlamak, onların hem çekiciliğini hem de içkin gerçek dışılığını açıklayabilir. Harari’nin analizini Ayşen Tekşen’in çeviriyle paylaşıyoruz.

(Kabal: Kabaca “tarikat” ya da “lobi” olarak adlandırılabilecek oluşumlar. Genellikle bir ideolojide, bir devlette veya başka bir toplulukta kendi özel görüşlerini veya çıkarlarını desteklemek için, sıklıkla entrikalarla ve yine sıklıkla, kendi gruplarının dışındakilerin haberi olmadan bazı yakın tasarımlarda birleşmiş bir grup insan.)

Komplo teorileri çeşitli şekillerde ve büyüklüklerde karşımıza çıkabilir ama belki de en sık rastlananı küresel bir kabal teorisidir. Yakınlarda 25 ülkede 26 bin kişiyle yapılan bir araştırmada, katılımcılara “gizlice olayları kontrol eden ve hep birlikte dünyayı yöneten tek bir grup insan” olduğuna inanıp inanmadıkları soruldu.
Amerikalıların yüzde 37’si bu soruya “kesinlikle ya da olasılıkla doğru” yanıtı verdi. İtalyanların yüzde 45’i, İspanyolların yüzde 55’i ve Nijeryalıların yüzde 78’i de aynı yanıtı verdi.

Kuşkusuz, komplo teorileri QAnon tarafından icat edilmedi; binlerce yıldır ortada dolanıyorlar. Bazılarının tarih üzerinde büyük etkileri de oldu. Örneğin Nazizm. Genelde Nazizmi bir komplo teorisi olarak görmeyiz. Tüm ülkeyi ele geçirmeyi ve II. Dünya Savaşı’nı başlatmayı başarmış olduğu için onu genellikle, kötü de olsa, bir “ideoloji” olarak kabul ederiz.
Ama özüne baktığımızda, Nazizm Yahudi aleyhtarı şu yalana dayalı bir kabal teorisiydi: “Bir Yahudi finansörler grubu gizlice dünyayı yönetiyor ve Ari ırkı yok etme planları kuruyor. Bolşevik Devrimini onlar yaptı, Batı demokrasilerini yönetiyor ve medyayı, bankaları kontrol ediyorlar. Onların tüm bu alçakça oyunlarını yalnızca Hitler görebildi ve yalnızca o onları durdurabilir ve insanlığı kurtarabilir.”
Bu türden küresel kabal teorilerinin ortak yapısını anlamak, onların hem çekiciliğini hem de içkin gerçek dışılığını açıklayabilir.

Yapısı

Küresel kabal teorileri, dünya yüzeyinde izlediğimiz sayısız olayın altında tek bir şeytani grubun pusuda beklediğini göreceğimizi savunur. Bu grubun kimliği değişebilir: Bazıları dünyanın gizli bir biçimde Masonlar, cadılar ya da Satanistler tarafından yönetildiğine inanır; diğerleri bunların uzaylılar, sürüngen kertenkele insanlar ya da çeşitli diğer klikler olduğunu düşünür.
Ama temel yapı aynıdır: Grup, olup biten neredeyse her şeyi kontrol ederken aynı zamanda bu kontrolünü gizler.
Küresel kabal kuramları zıtları birleştirmekten özel bir zevk alır. Nazi komplo teorisi yüzeyde komünizm ve kapitalizmin uzlaşmaz düşmanlar olarak göründüğünü söylemiştir değil mi? Yanlış! Yahudi kabalının senden düşünmeni istediği tam olarak bu! Ve Bush ailesi ile Clinton ailesinin can düşmanları olduğunu düşünebilirsin ama yalnızca bir oyun sergiliyorlar –kapalı kapıların ardında, hepsi aynı Tupperware partilerine gidiyorlar.
Bu önermelerden, temel bir dünya kuramı ortaya çıkar. Haberlerdeki olaylar, bizi aldatmaya yönelik kurnazca tasarlanmış bir sis perdesidir ve dikkatimizi dağıtan ünlü liderler, gerçek yöneticilerin ellerindeki kuklalardır.

Cazibesi

Küresel kabal teorileri sayısız karmaşık sürece tek ve doğrudan bir açıklama sundukları için kısmen geniş bir takipçi grubuna çekici gelebilir. Yaşamlarımız tekrar tekrar savaşlar, devrimler, krizler ve salgınlarla sarsılıyor. Ama bir küresel kabal teorisine inanırsam, her şeyi anladığım şeklindeki rahatlatıcı duygunun tadını çıkarabilirim.
Suriye savaşı mı? Orada ne olup bittiğini kavrayabilmek için Orta Doğu tarihini incelemem gerekmez. Bu savaş büyük bir komplonun parçasıdır. 5G teknolojisinin geliştirilmesi mi? Radyo dalgaları fiziği hakkında araştırma yapmama gerek yok. Bu bir komplo. Covid-19 salgını mı? Onun ekosistemler, yarasalar ve virüslerle bir ilgisi yok. Komplonun bir parçası olduğu gayet açık.
Küresel kabal teorisi maymuncuk anahtarı, dünyanın tüm gizemlerinin kilidini açar ve özel bir çevreye girmemi sağlar -anlayan insanlar grubuna. Beni sıradan insandan daha akıllı ve zeki kılar ve hatta entelektüel elit ve yönetici sınıfının üstüne çıkarır: Profesörler, gazeteciler, politikacılar. Onların gözden kaçırdığı -ya da gizlemeye çalıştığı- şeyi görürüm.

Kusuru

Küresel kabal teorileri aynı temel kusurdan muzdariptir: Tarihin çok basit olduğunu varsayarlar. Küresel kabal teorilerinin temel önermesi, dünyayı manipüle etmenin göreceli olarak kolay olduğudur. Küçük bir grup insan, savaşlardan teknolojik devrimlere, salgınlara kadar her şeyi anlayabilir, öngörebilir ve kontrol edebilir.
Bu grubun küresel oyun tahtasında 10 hamle ilerisini görebilme yeteneği özellikle dikkat çekicidir. Dünyanın bir yerinde bir virüs saldıklarında, yalnızca onun dünyaya nasıl yayılacağını değil bir yıl sonra küresel ekonomiyi nasıl etkileyeceğini de tahmin edebilirler. Bir politik devrim başlattıklarında, onun gidişatını kontrol edebilirler. Bir savaş başlattıklarında, nasıl biteceğini bilirler.
Ama hiç kuşku yok ki dünya çok daha karmaşıktır. Örneğin, Amerika’nın Irak’ı işgalini düşünün. 2003 yılında dünyanın tek süper gücü, ülkenin kitle imha silahlarını ortadan kaldırmak ve Saddam Hüseyin rejimini sona erdirmek istediğini iddia ederek, orta büyüklükteki bir Orta Doğu ülkesini işgal etti. Bazıları, bölge üzerinde egemenlik kurma ve Irak’ın hayati petrol sahalarına hakim olma şansını da kaçırmayacağından şüpheleniyordu. ABD, hedeflerine ulaşmak için dünyanın en iyi ordusunu konuşlandırdı ve trilyonlarca dolar harcadı.
Birkaç yıl ileri saralım ve bu muazzam çabanın sonuçlarına bakalım. Tam bir fiyasko. Kitle imha silahı yoktu ve ülke kaosa sürüklendi. Savaşın en büyük galibi ise bölgede egemen güç haline gelen İran’dı.
Bu durumda, George W Bush ve Donald Rumsfeld’in aslında gizli İranlı mollalar oldukları ve şeytani zekayla bir İran komplosu yürüttükleri sonucuna mı varmalıyız? Hiç de değil! Gerçek sonuç, insan ilişkilerini tahmin etmek ve yönetmenin inanılmaz ölçüde zor olduğudur.
Bu dersi almak için bir Orta Doğu ülkesini işgal etmeniz gerekmez. İster bir okulun yönetim kurulunda veya yerel konseyde görev yapın, ister sadece anneniz için sürpriz bir doğum günü partisi düzenlemeye çalışın, insanları kontrol etmenin ne kadar zor olduğunu biliyorsunuzdur. Bir plan yaparsanız ve geri teper. Bir şeyi sır olarak saklamaya çalışırsınız ve ertesi gün herkes onun hakkında konuşuyor olur. Güvendiğiniz bir arkadaşınızla gizli bir ittifak kurarsınız ve en kritik anda sizi arkadan bıçaklar.

Gerçek

Elbette dünyada pek çok gerçek komplo vardır. Bireyler, şirketler, kuruluşlar, kiliseler, hizipler ve hükümetler sürekli olarak çeşitli komplolar kuruyor ve bunları uyguluyor. Ama bütün olarak dünyayı öngörmeyi ve kontrol etmeyi bu kadar zorlaştıran da tam olarak budur.
1930’larda Sovyetler Birliği dünyanın her yerinde komünist devrimlerin fitilini tutuşturmak için gerçekten komplo kuruyordu; kapitalist bankalar her türden tehlikeli stratejiler kullanıyordu; Roosevelt yönetimi Yeni Düzen’de Amerikan toplumunu yeniden inşa etmeyi planlıyordu ve Siyonist hareket Filistin’de bir vatan kurma planını uyguluyordu. Ama bunlar ve sayısız diğer planlar sıklıkla çakıştı ve tüm gösteriyi yöneten tek bir grup yoktu.
Bugün de pek çok komplonun hedefi olabilirsiniz. İş arkadaşlarınız, patronu aleyhinize çevirmek için planlar yapıyor olabilir. Büyük bir ilaç firması, size zararlı opioidler yazması için doktorunuza rüşvet veriyor olabilir. Bir başka büyük şirket, çevre yönetmeliklerini engellemeleri ve soluduğunuz havayı zehirlemesine izin vermeleri için politikacılara baskı yapıyor olabilir. Bir teknoloji devi, kişisel verinizi ele geçirmekle meşgul olabilir. Bir siyasi parti, seçim bölgelerinizi kendi çıkarına göre düzenliyor olabilir. Yabancı bir hükümet, ülkenize aşırılıkçılığı kışkırtıyor olabilir. Bunların hepsi de gerçek komplolar olabilir ama tek bir küresel komplonun parçası değildirler.
Bazen bir şirket, bir siyasi parti ya da diktatörlük gerçekten de dünya gücünün önemli bölümünü elinde toplayabilir. Ama böyle bir şey olduğunda, bunun gizli tutulması neredeyse imkansızdır. Büyük güçle birlikte büyük aleniyet gelir.
Aslında, pek çok örnekte büyük aleniyet büyük güç kazanmanın ön koşuludur. Örneğin, Lenin halkın gözünden kaçarak Rusya’da asla iktidara gelemezdi. Ve Stalin de başlangıçta kapalı kapılar ardında plan yapmayı çok severdi ama Sovyetler Birliğinde gücü tekeline aldığı anda Baltık’tan Pasifiğe kadar her ofiste, okulda ve evde onun resmi asılıydı. Stalin’in gücü bu kişilik kültüne dayalıydı. Lenin ve Stalin’in perde arkasındaki gerçek yöneticiler için sadece bir paravan olduğu düşüncesi tüm tarihsel kanıtlarla çelişir.
Hiçbir kabalın gizlice tüm dünyayı kontrol edemeyeceğini kabul etmek yalnızca doğru olmakla kalmayıp aynı zamanda insanı güçlendiren bir şeydir. Bu, dünyamızdaki rakip grupları tanımlayabileceğiniz ve bazı gruplara karşı diğer gruplarla ittifak kurabileceğiniz anlamına gelir. Gerçek siyaset bundan ibarettir.

(Çeviri: Ayşen Tekşen) 

Yuval Noah Harari’den çevirdiğimiz bazı analizler: