A3 Haber

Koronavirüs tartışmasıyla yeniden gündemde: Aşı karşıtlığı katlanıyor

Koronavirüs tartışmasıyla yeniden gündemde: Aşı karşıtlığı katlanıyor
Aralık 05
08:58 2020

Türkiye’de rekor düzeyde artan aşı karşıtlığı son 10 yılda bazı çocuk hastalıklarının yeniden ortaya çıkmasına neden olurken 2011’de 183 olan aşı karşıtı aile sayısının günümüzde 100 binin üzerinde olduğu düşünülüyor.

Sağlık Bakanlığı’nın aşının zorunlu olmadığını, vatandaşların ikna edileceğini ifade etmesi, Covid-19 salgını karşısında halk sağlığının ne kadar korunacağı konusunda soru işaretine yol açtı.

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, aşı karşıtlığının başka salgın haline döndüğünü belirterek “Büyüyen aşı karşıtlığında Sağlık Bakanı’nın da sorumluluğu var. Ülkeyi yönetenlerin aşı için ‘Bunu bulduk, uzatmayalım, herkes bunu olsun’ tarzıyla değil, bilim ışığında, verilerle süreci yönetmesi gerekir” dedi.

Türkiye’de aşı karşıtlığı 2009 yılında yaşanmaya başlanan domuz gribi olarak bilenen H1N1 salgınının ardından ortaya çıktı. Dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ithal edilen domuz gribi aşısını olmayacağını açıklamasının ardından yurttaşlarda da aşı olmama eğilimi oldu. Erdoğan, dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a “Haberim olmadan Cumhurbaşkanı ile birlikte benim de adımı vermişsin, hemen düzelt” diye çıkışmış, bu kriz kamuoyunda aşı karşıtlığını artırmıştı.

Karşıt çocukları vuruyor

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Hacettepe Üniversitesi tarafından her beş yılda bir yapılan çalışmaya göre Türkiye’de tam aşılı çocuk oranı 2018’de 12-23 aylık çocuklarda yüzde 66.9, 24-35 aylık çocuklarda ise yüzde 49.6’ya kadar geriledi.

2013’te yapılan çalışmada Türkiye’de tam aşılı çocuk oranı 12-23 aylık çocuklarda yüzde 68, 24-35 aylık çocuklarda ise yüzde 71 oranında yer alıyordu. 2017’deki resmi verilere göre Türkiye’de aşı karşıtlığı 2011’den bu yana rekor düzeyde arttı.

Aşı karşıtı aile sayısı 2011’de 183 iken 2012’de 387’ye, 2013’te 913’e, 2014’te 1370’e, 2015’te 1091’e, 2016’da 11 bin 470’e, 2017’de 23 bine çıktı. Aşı karşıtı aile sayısının dijital ortamda yayılan yanlış bilgilerle birlikte 100 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.