A3 Haber

Maraş katliamının yıldönümünde CHP’den tam kadro “Türkeş” ziyareti: Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu, İmamoğlu…

Maraş katliamının yıldönümünde CHP’den tam kadro “Türkeş” ziyareti: Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu, İmamoğlu…

Maraş katliamının yıldönümünde CHP’den tam kadro “Türkeş” ziyareti: Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu, İmamoğlu…
Aralık 19
16:01 2020

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 19 Aralık 1978’de ülkücülerin saldırılarıyla meydana gelen Maraş katliamının yıldönümünde, MHP’nin kurucu genel başkanı Alparslan Türkeş’in eşi Seval Türkeş’i ziyaret etti.

A3 Haber Merkezi | Ziyarette CHP lideri Kılıçdaroğlu’na, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı eşlik etti.

CHP heyeti, MHP’nin 1997’de ölen kurucusu Alparslan Türkeş’in eşi Seval Türkeş’i evinde ziyaret etti.

Maraş katliamı nedir?

Bundan tam 42 yıl önce, 19 Aralık 1978’de Kahramanmaraş’ta alevilere yönelik bir katliam gerçekleşmişti. Resmi rakamlara göre yedi gün süren olaylar sırasında 120 insan öldürüldü.

Kalabalık sağcı bir grup ile Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup ülkücü “Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın” ve “Müslüman Türkiye” sloganlarıyla seyirci kitlesini coşturarak Cumhuriyet Halk Partisi il merkezine, PTT ve Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) binalarına saldırdı. Bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere’nin talimatları ile bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger, Ankara’ya Ülkücü Gençlik Derneğine telefon ederek yardım talebinde bulundu.

Ertesi gün Alevilerin yoğunlukla oturduğu Yörükselim Mahallesi’nde bir kıraathane bombalandı. Bombalama sonucu kahvehanede bulunan mahalle sakinleri yerlere yattı. Bomba şans eseri kahvehane penceresinin altındaki betona isabet ederek kahvehaneye girmedi. Olay sonucunda Gıjgın Dede adlı bir mahalleli vefat etti. 21 Aralık öğle saatleri Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü Alevi öğretmen silahlı saldırı sonucu yaşamlarını yitirdi. O zamanki Kahramanmaraş valisi Tahsin Soylu kentte askeri güç gönderilmesini istemiş, ancak talebi uygun görülmemiştir. 22 Aralık’ta öğretmenlerin cenazelerinin getirildiği camide bulunan ülkücü bir grup, ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engelledi ve kalabalığın dağılması ile cenazeler ortada kaldı. Güvenlik güçlerinin müdahalesi ile karşılaşmayan ülkücüler, kent çarşısına yürüyerek orada toplanmış olan alevilerle çatışmaya girdi. Çatışmalarda üç insan öldürüldü.

24 Aralık’ta saldırıların polis kuvvetlerine yönelmesi üzerine, polis ile halk arasında çatışmayı önlemek amacı ile kentteki bütün polisler görev dışı bırakıldı. Sünni kesim bundan istifade ederek aleviler üzerindeki baskılarını arttırdı. İnsanlar galeyana gelmiş, durum kontrolden çıkmış ve il genelinde kaos ortamı yaşandı. Günlerce süren karşılıklı saldırıları önlemek amacı ile Kayseri ve Gaziantep’ten askeri birlikler gönderildi.

Saldırılar sonucunda resmi verilere göre 120 kişi öldürüldü, 176 kişi yaralandı, Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı. 100’e yakın işyeri tahrip edildi. Resmi olmayan beyanlara göre ise ölü sayısı 500’e yakındır.

Sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürdü. Sanıklardan 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırılmıştır. İdam ve müebbet hapis cezaları dışındakilere 1/6 oranında cezai indirim uygulanmış ve cezaları azaltılmıştır. Sıkı yönetim mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmamıştır.

Katliamın müdahil avukatları Ceyhun Can 10 Eylül 1979’da, Halil Sıtkı Güllüoğlu 3 Şubat 1980’de ve Ahmet Albay 3 Mayıs 1980’de öldürüldü.

Ceza alanların cezaları da 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle ertelendi ve daha sonra da serbest bırakıldılar. Bu kişilerden bazıları daha sonra milletvekili olarak TBMM çatısı altında yer aldılar.

O zamanın CHP milletvekili Oğuz Söğütlü, Kahramanmaraş’ta yaşananların açık soykırımdan başka bir şey olmadığını, alevi nüfusun yüzde 80’inin kenti terk ettiğini iddia etti.

Olayın bir numaralı sanığı ülkücü Ökkeş Kenger yargılanıp beraat etti ve soyadını Şendiller olarak değiştirdi. Daha sonra 1991 yılında Refah Partisinden 19. Dönem Kahramanmaraş milletvekili seçildi.

About Author

Ahmet

Ahmet

Related Articles