A3 Haber

Bakan Koca: Aşılar Pazar gecesi yola çıkıyor

Bakan Koca: Aşılar Pazar gecesi yola çıkıyor

Bakan Koca: Aşılar Pazar gecesi yola çıkıyor
Aralık 24
19:27 2020

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugün gerçekleştirilen Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Çin aşısının koruyuculuğu erken dönemde yüzde 91,25 olduğu açıklayan Bakan Koca, “Aşıların Pazar gecesi yola çıkacağını” duyurdu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Bilim Kurulu toplantısı sonrası koronavirüs salgının seyrine ve aşıya ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Koca, “Günlük vaka sayılarımız ilk pik döneminde 80 binlerdeydi. Son günlerde İngiltere gibi ülkeler kontrolsüz vaka artışlarını virüsün mutasyonuna bağlayarak açıklamaya çalışmaktadır. Salgın gelişmiş olduğunu iddia eden, geri kalmış olduğunu sanılanı eşitledi. Ülkemizde de Ekim’in ikinci yarısından itibaren hızlı bir vaka artışı baş gösterdi” ifadelerini kullandı.

Fahrettin Koca’nın açıklamasının satır başları: 

  • Salgın hastalık ortaya çıkınca ülkemizde kendisini tüm dünya devletleri gibi karanlık bir tünelin içinde buldu.
  • İstanbul’da vaka sayısında önemli oranda düşüş kaydedildi
  • İngiltere bir mutasyonun olduğunu ilan etti, bu mutasyon Eylül ayından beri mevcut
  • İnaktif aşı bilinen en eski aşı yöntemidir, inaktif aşılar çocukluk çağında da yaygın olarak kullanılır
  • Bu yıl tüm dünyanın ortak bir amaç uğruna mücadele ettiği ama henüz amacına ulaşmadan sonlanan bir yıl olarak tarihe geçecektir. Tarih bu yılları büyük salgın yılları olarak anacaktır.

Sürü bağışıklığı açıklaması

  • Sürü bağışıklığını uygulamaya çalışan İsveç’te 789, en çok vaka ve vefa sayılarına ulaşan ABD’de 984, virüste mutasyon görülen İngiltere’de 994 vefat görüldü. Türkiye’de ise milyon nüfus başına vefat sayımız 216’ya ulaştı. Günlük vaka sayıları dünyada nisan ayındaki ilk pik döneminde 80 binlerdeydi. Şu an ise neredeyse 9 kat artışla 700 binlere ulaştı.
  • Nisan ortasındaki ilk döneminde 8 bin 500 civarında olan günlük vefat sayılarının şu an %70 artışla 14 binlere ulaştığını görüyoruz. Son günlerde İngiltere gibi ülkeler kontrolsüz vaka artışlarını virüsün mutasyonuna bağlayarak açıklamaya çalışmaktadır.
  • Salgın gelişmiş olduğu iddia edilenle geri kalmış olduğu sanılanı eşitledi. Ülkemizde de ekim ayının 2. yarısından itibaren hızlı bir vaka artışı baş gösterdi. Birçok ilimizde %100’ü geçen artışlar oldu.
  • İl ziyaretleriyle yerinde değerlendirme, HES kodunun tüm kamu kurumlarında, konaklama tesislerinde kullanımının yaygınlaştırılması, düğün-nişan gibi etkinliklere kısıtlama getirilmesi, hizmet sunum şekillerinin sınırlanması, kabalık meydan ve sokaklar için getirilen kısıtlama ve kontroller, okulların tekrar uzaktan eğitime geçmesi gibi yaygın genel tedbirler hayata geçirildi.
  • Bunun yanında salgının seyrine göre illerimizle tek tek değerlendirmeler yaparak yoğun bakım ve filyasyon kapasitelerimizin artırıldığı bir dönemi yaşadık.
  • Valilerimiz, il sağlık yöneticilerimizle yaptığımız görüşmeleri ve illerin durumunu anlık olarak kamuoyuyla paylaşmaya gayret ettim.

Kentlere ilişkin verileri paylaştı

  • Günlük vaka sayılarında Gaziantep’te yüzde 66
  • Tekirdağ, Bursa ve İzmir’de yüzde 60
  • Ankara ve Samsun’da yüzde 55
  • Trabzon ve Adana yüzde 50
  • Diyarbakır ve Hatay yüzde 48
  • Kayseri ve Kocaeli yüzde 45 düşüşler sağlandı.
  • İstanbul’da vaka sayısında önemli oranda düşüş sağlanırken, hastane yatışlarına ve yoğun bakım doluluk oranlarına %25 olarak yansıdı.

“İnaktif aşı bilinen en kadim aşı yöntemidir”

  • Bugün en çok merak ettiğiniz konunu aşı olduğunu biliyorum. Huzurlarınızda bir kez daha inaktif aşı tercih ettiğimizi izah etmek istiyorum. İnaktif aşı bilinen en kadim aşı yöntemidir. En basit ifadeyle virüs uygun ortamlarda çoğaldıktan sonra öldürülerek onu tanıması için vücuda enjekte edilmesidir.
  • Bu aşı türüyle ilk defa bağışıklama amaçlı aşı yapılmıyor. Bu , faydasından emin olduğumuz bir yöntemdir. Ayrıca ülkemizde devam eden aşı çalışmalarından önde giden 3 tanesi inaktif aşılardır. Bununla birlikte ülkemizde adenovirüs temelli iki aşı adayımız insan çalışmalarına ulaşmıştır.
  • Başından beri Türkiye’de klinik çalışması olan, kendi insanımızda etkisi gösterilmiş bir aşıyı kullanmak istediğimizi beyan ettik. İnaktif aşının ülkemizdeki faz-3 klinik çalışması başarıyla sürmektedir. Vaka sayılarının yüksek olduğu günlerde çalışma da çok hızlı ilerlemekteydi.
  • Vaka sayıları aldığımız tedbirlerle hızla azalınca klinik çalışma da yavaşlamış oldu.Kurumumuzda çalışmanın ara sonuçlarını Bilim Kurulumuza sunmuştur.

Aşı Türkiye’ye ne zaman gelecek?

  • Bilim Kurulumuzun değerlendirmesiyle aşının ülkemizde kullanılması konusunda kendi insanımızda gösterdiği etkiden emin olduk. Artık aşının Türk insanında etkili olduğundan eminiz. Çin aşısı Türk insanında yüzde 91.25 etkili oldu.
  • Bu güzel haberi yeni bir haber ile süslemek isterim. Çin makamları da Türkiye’ye gönderilecek aşı dozları için onay işlemlerini tamamladılar. Aşılarımız bir aksilik olmazsa pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkıyor. İnancımız bize her darlıktan sonra bir genişlik olduğunu söylüyor.
  • Bu güzel haberlerin milletimiz için, insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
  • Bu sonuçlar bu aşıyla ilgili dünyada açıklanan ilk veriler. Dolayısıyla dünya, hatta Çin devlet olarak bu datalarımızı kullanacak. Özetle, aşının koruyuculuğu %91.25 oranında. Bu erken dönem, giderek daha da artmış olacak.
  • Normalde 40 enfekte olan kişi olduğunda açıklamayı düşündüğümüz bir durumdu. Şu an 29 kişi söz konusu. 40 enfekte vaka olana kadar bu çalışma devam edecek.
  • Bu riskli olmasına rağmen 3 kişinin PCR’ı pozitif, ateş ve solunum problemi olmayan, akciğer tutulumu olmayan, çok hafif geçiren bir tablo olduğunu görüyoruz. O 3 kişiyi riskli olmasına rağmen çok hafif geçirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
  • Şu an güvenilir alanı yüksek olduğu, %50’nin üzerinde için aşıyı çok rahatlıkla kullanabilir olduğumuzu söylemek mümkün. Bu, Çin aşısıyla ilk veri olmuş olacak.
  • Dolayısıyla muhtemelen kullanımla ilgili bundan sonra ruhsat ve benzeri işlemlerle ilgili bu datanın kullanılabileceğini düşünüyoruz.

BioNTech’in aşısına ilişkin açıklama

  • Bu konu biraz fazla gündeme getirilen ve yer yer de yanlış bilgi aktarımının olduğunu gördüğümüz bir konu. Ben kısada şöyle söylemek istiyorum. BioNTech aşısıyla ilgili, biz başından itibaren bu aşıyı geliştiren 2 Türk bilim adamımız olması nedeniyle bilim insanlarımızla yakın iletişim içinde Türkiye’de uygulanmasını istedik. Bize başından beri söylenen 25 milyon gibi bir aşının söz konusu olabileceği, 2021 yılı için. Fiyat boyutuyla herhangi bir sorunumuz olmadı, olması gereken bir fiyatın olduğunu söyleyebilirim ama bizim esas yaşadığımız sorun şu oldu, bu dönemde aşının üretimiyle ilgili sorumluluk taşımama durumunun sözleşmeye yazılması istendi. Acil kullanım izni olduğu için, bu üretimle ilgili bir sorun olma durumunda sorumluluk taşımama sözleşmeye konmak istendi. Biz bundan yana olmak istemedik. Herhangi bir sorun olursa üretici firmanın bir sorumluluk taşımadığını söylemeyi istemedik. Ben Uğur Hocayla son 2-3 gün 5-6 defa görüştüğümü söyleyebilirim. Kısmen aştığımızı söyleyebilirim. Toplantı öncesi tekrar görüştüm. Sözleşmenin miktarıyla üretimle ilgili bir sorun olduğunda sorumluluk taşıyabileceklerini belirten bir madde koymaya karşılıklı razı olduk. Sözleşmenin miktarınca sorumluluk taşınabileceğini belirtip konuşmuş olduk. Mart ayı sonuna kadar 4,5 milyon, opsiyonel olarak da 30 milyona kadar da bunun söz konusu olabileceğini de görüşmüş olacağız. Bu gece veya yarın en geç muhtemelen imzalanmış olur. Bu aşının da bu süreçte yaygın bir şekilde imkanlar ölçüsünde kullanımını sağlamış olacağız.
  • Sinovac aşısı ilk planda 3 milyon olarak gelecek. Şubat ayı sonuna kadar 50 milyon gibi bir sözleşme yapıldı. 3 milyon ilk gelebilecek olan partinin pazartesi sabah Türkiye’de olabileceğini söyleyebilirim. Pfizer aşısı da mart sonuna kadar 4,5 milyon gibi planladık. Zannediyorum ocak ayında bunun 1milyon veya 1,5 milyon gibi bir kısmı gelmiş olacak. Önümüzdeki haftalar bir takvimle netleştirerek Uğur Hoca bize bildirmiş olacak.
  • Pfizer’le ilgili aşının fiyatının dünyada birçok ülkeye satılan fiyattan daha aşağıda olduğunu söyleyebilirim, firmanın bu anlamda açıklamasını istemediği için söylemiyorum. Dünyada satılan, bilinen fiyatlardan daha aşağıda olduğunu bilelim. Sinovac aşısı için de firmanın bunu açıklamamamızı, bu fiyatın diğer ülkelerde satılabilecek ve satılan rakamlardan da düşük olduğunu özellikle belirtmiş olalım. Biz dünyadan daha ucuza hem Sinovac, hem Pfizer aşısını almış olacağız. Bu aşıları alırken de direkt firmaların kendileriyle görüşmüş oluyoruz.
  • Sözleşme gereği 11 Aralık’tan sonra Türkiye’ye gelmesi yazılıydı. Ayın 5’inden itibaren firmada depolarda bu aşı hazırdı. İzinlerin alınması bu gecikmeyi oluşturmuş oldu. Başka hiçbir sebep yok, bugün de bütün izinler tamamlandı.

About Author

Ahmet

Ahmet

Related Articles

TÜM HABERLER