A3 Haber

Prof. İlhan Başgöz ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi: Sevincini Enver Gökçe’nin dizeleriyle anlattı

Prof. İlhan Başgöz ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi: Sevincini Enver Gökçe’nin dizeleriyle anlattı
Ocak 05
12:30 2021

ABD’de yaşayan ve kanser tedavisinin Türkiye’de devam etmesini isteyen 98 yaşındaki halk bilimci Prof. İlhan Başgöz, Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçakla Ankara’ya getirildi. Prof. Başgöz, memleketine dönmenin sevincini, şair Enver Gökçe’nin “Senin emekçin olaydım, şen olası türküsü dost kokusu, dost selamı Türkiye” dizesiyle anlattı.

ABD’de yıllardır kanser tedavisi gören Prof. İlhan Başgöz’ün son iki yılda durumu ağırlaştı. Prof. Başgöz’ün, geçen Ağustos ayında yatağından kalkmaya çalışırken düşmesi sonucu kaburgaları kırıldı. O tarihten bu yana yatağından kalkamayan ve salgın nedeniyle tedavisinde zorluklar yaşayan Prof. Başgöz, tedavisine Türkiye’de devam etmek istediğini belirtti.

Başgöz’ün Türkiye’ye dönme talebinin basına yansıması ardından Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Bakanlık, önceki gün ABD’ye ambulans uçak gönderdi. Prof. Dr. İlhan Başgöz’ü taşıyan ambulans uçak, Indianapolis’ten Türkiye’ye hareket etti. Uçak, bugün Ankara Esenboğa Havalimanı’na indi. Burada sağlık görevlileri tarafından karşılanan uçakta bulunan Başgöz, sedyeyle alınarak ambulansa taşındı.

DHA’nın haberine göre basın mensuplarına açıklama yapan Prof. Dr. Başgöz, “33 sene yurt dışında çalıştım. Yorgunluğun içindeyim. Memleketime dönmenin sevincini Enver Gökçe’nin dizesiyle anlatacağım; Senin emekçin olaydım, şen olası türküsü dost kokusu, dost selamı Türkiye” dedi. Çok yorgun olduğunu ve konuşamayacağını belirten Prof. Dr. Başgöz, tedavisi için Ankara Şehir Hastanesine götürüldü.

Prof. İlhan Başgöz kimdir?

Prof. İlhan Başgöz, 1923 Sivas Gemerek doğumlu. Cumhuriyet ile yaşıt olan Başgöz, 85’inci yaş günü için yapılan etkinlikte “Siz saçlarımın aklığına bakmayın, ben cumhuriyet kadar diriyim, cumhuriyet kadar iriyim” demişti.

Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde yaptı. Aynı fakültede 1950’ye kadar Prof. Pertev Naili Boratav’ın asistanı olarak çalıştı. 1948’de kurulan Türk Folkloru ve Halk Edebiyatı Kürsüsü’nün düzenlediği araştırmalara katıldı, doktora çalışmasına başladı. “Biyografik Türk Halk Hikâyeleri / Kahramanları, Teşekkülleri, Saz Şairlerinin Eserleri ile Münasebetleri” adlı tez çalışmasıyla doktora çalışmasını tamamladı.

1950’de özel bir yasa ile Folklor ve Halk Edebiyatı Kürsüsü’nün kapatılması üzerine Tokat Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atandı; ancak iki yıl sonra öğretmenlikten de çıkarıldı.

Türk Ceza Yasasının 141. maddesine aykırı eylemde bulunmak savıyla tutuklandı, yargılandı ve iki yıl hüküm giydi. Sekiz ay tutuklu kaldıktan sonra aftan yararlanarak 1953’te serbest kaldı.

1960’ta Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Los Angeles ve California Berkeley Üniversitesi’nde araştırmacı olarak çalıştı. 1965’te Indiana Üniversitesi’nin Ural-Altay Dilleri Bölümü’nde öğretim üyesi oldu. 1967’de doçentliğe, 1976’da profesörlüğe yükseldi.

Ardından Türkiye’ye dönerek bir süre Boğaziçi Üniversitesi’nde Türk edebiyatı dersleri verdi. 1997’de emekli oluncaya kadar bu üniversitedeki görevlerine devam eden Başgöz, 1998’den sonra Bilkent Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak görev yaptı ve daha sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne geçti. Daha sonra yeniden Ankara’ya dönerek çalışmalarını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde sürdürdü.

Türkiye Yazarlar Sendikası, İlhan Başgöz için düzenlediği bir etkinlikte, Cumhuriyet’in canlı tanığı olan Başgöz’ü şu sözlerle anlatmıştı: “Ankara Dil-Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Pertev Naili Boratav’ın asistanlığını yapıp ondan el alan, 1940’lı yıllarda, halkbilimcilere karşı düşmanca tutum nedeniyle, kürsüsünden ve ülkesinden uzaklaşmak zorunda kalan; manilerden bilmecelere, Yunus’tan Karacaoğlan’a, Nasrettin Hoca’dan Aşık Ali İzzet Özkan’a, özgün eserleriyle ünü ülke sınırlarını aşan, evrensel düzeyde başarıyı yakalayan; Güre’deki Halkbilim Yaz Okulu’yla, hayalindeki Köy Üniversitesi’nin temellerini atan, Türkiye’nin onur duyduğu, yüz akı bir bilim adamı…”

Üniversiteden ve öğretmenlikten atılması, yargılanması ve tutuklanmasına rağmen ülkesinden ve toplumundan kopmayan Başgöz, bir kitabında, “Ben, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde devlet babanın verdiği bursla, altı kişilik bir aileyi geçindirerek okudum” demeyi de ihmal etmemişti.

ABD’de emekli olduktan sonra Türkiye’ye dönen Başgöz, Boğaziçi ve Bilkent üniversitelerinde dersler verdikten sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne geçti. Fethullah Gülen cemaatinin ilk operasyonlarından olan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi operasyonunda üniversite rektörü Yücel Aşkın tutuklanırken, İlhan Başgöz için de “Köroğlu’nun Aşkları”nı anlattığı için dava açılmaya kalkışılmıştı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi eski Rektörü Yücel Aşkın, Başgöz’ün Van’daki çalışmalarını şöyle anlatmıştı: “Bilkent Üniversitesi’nin kendisine sağladığı imkanları bırakarak ve tayini için bir sene uğraştıktan sonra 250 TL maaşla Van’a yerleşti. Hemen bir öneri hazırlayarak Fen Edebiyat Fakültesi Halk Bilim Bölümü kurdu ve inanılmaz bir enerjiyle bölümün sorumluluğunu yüklendi. Bugün Yüzüncü Yıl Üniversitesi sosyal ve insani bilimler anlamında bir ilerleme sağlamışsa bunda İlhan Başgöz’ün payı büyüktür. O Türkiye’de unutulmaya yüz tutmuş aydın sorumluluğunun ne olduğunu, unutulmuş bir bölgede bizlere öğretti ve ne yapmamız gerektiğinin yolunu gösterdi.”

Başgöz, 1997’de üniversitelerdeki çalışmalarının yanı sıra Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Güre kasabasında, Kaz Dağları’nın eteklerinde özel tasarım mimarisi ile Halkbilim Yaz Okulu’nu kurdu.

Prof. İlhan Başgöz yönetiminde Prof. Dr. Halil İnalcık, Prof. Dr. Henri Glassie, Cengiz Bektaş, Jennifer Petzen gibi kendi alanında ünlü hocaların ders verdiği Yaz Okulu’nda Muğla, Ankara, Hacettepe, Gazi, Adnan Menderes, Mersin, Ege, Ondokuz Mayıs ve Uludağ Üniversiteleri ile Kültür Bakanlığı’ndan araştırmacılar katıldı.

BAŞLICA ESERLERİ:

İNCELEME-ARAŞTIRMA: Doğu Anadolu’da Folklor Denemeleri (1947), İzahlı Türk Edebiyatı Antolojisi (1956), Türk Halk Edebiyatı (1952), Köroğlu (1957), Educational Problems of Turkey 1920-40 (H. E. Wilson ile, 1967, Türkçe Birinci Basım: Türkiye Cumhuriyetinde Eğitim ve Atatürk, 1968 / İkinci Basım: Türkiye’nin Eğitim Çıkmazı ve Atatürk:Sorunlar-ÇözümAramaları-Uygulamalar (1995), Turkish Folklore (1970), Karacaoğlan (1977), Âşık Ali İzzet Özkan (1979), Yunus Emre (1990), Türk Bilmeceleri I-II-III (1993), Turkish Folklore and Oral Literature (Yay. Haz: Kemal Sılay, 1998), Hoca Nasreddin, Never Shall I Die (P. N. Boratav ile, 1998), Geçmişten Günümüze Nasreddin Hoca (1999).

DENEME: Folklor Yazıları (1986).

DERLEME: Manilerimizden (1957), Bilmece: A. Corpus of Turkish Riddles (A. Tietze ile, 1973 – Türkçe Birinci Basım: Türk Bilmeceleri, 1995 / İkinci Basım: Türk Halkının Bilmeceleri, 1999), Studies in Turkish in Folklore (M. Glazer ile, 1978), Çıt Etti Çiçek Açtı-Çocuklar İçin Bilmeceler (1979), Vay Başıma Gelenler (Tekerlemeler, 1993).