A3 Haber

Amerikalılar bile inanmadı: Özelleştirildikten sonra SOCAR’a devrettik de ne oldu?

Amerikalılar bile inanmadı: Özelleştirildikten sonra SOCAR’a devrettik de ne oldu?
Şubat 19
08:29 2021

Azerbaijan News Service, kısa adıyla ANS TV 1991’de üç Azeri gazeteci Vahid ve Seyfulla Mustafayev ile Mirşahin Ağayev tarafından kuruldu.
Azerbaycan’da faaliyet gösteren ilk özel televizyon kanalıydı.
2007’nin son çeyreğinde bir süre kapatıldı.
Kapatılmasından 17 gün sonra devlet başkanının kararı ile tekrar yayına başladı.

ANS TV Türkiye’deki 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra Washington özel muhabiri Genire Ataşova aracılığı ile ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’le röportaj yaptı.
Röportajı 19 Temmuz’da yayınlayacağını duyurdu.
18 Temmuz 2016’da “FETÖ’ye verdiği destek” gerekçesiyle yayınları Azerbaycan İletişim Bakanlığı tarafından durduruldu.
Azerbaycan Milli Radyo ve Televizyon Şurası ise kararına gerekçe olarak “ANS’nin radyo yayınlarıyla ilgili yasaları ihlal etmesinin süreklilik kazanması, para cezalarını ödememesi, televizyon yönetiminin Radyo ve Televizyon Şurası’nın duyurularını önemsememesi” olarak gösterdi.

SOCAR…
Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi.
Azerice; Azərbaycan Respublikası Dövlət Neft Şirkəti.
İngilizcesi ise State Oil Company of Azerbaijan Republic.
Azerbaycan devletine ait petrol ve doğal gaz şirketi.
Azerbaycan’ın iki rafinerisi ile tüm petrol ve gaz boru hatlarını işleten SOCAR, aynı zamanda uluslararası konsorsiyumların ülkede gerçekleştirdiği petrol ve doğal gaz projelerini de kontrol etmektedir.
Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın Türkiye’deki yatırımları SOCAR Turkey Enerji A.Ş (SOCAR Türkiye) adı altında 2008 yılında Petkim’in yüzde 51 hissesini Özelleştirme İdaresi’nden satın alarak başladı.
SOCAR Türkiye’nin çatısı altında Petkim, TANAP, STAR Rafineri, SOCAR Terminal, Petkim RES, Bursagaz, Kayserigaz, Enervis, SOCAR Enerji Ticaret, Millenicom, SOCAR Ticaret ve SOCAR Depolama gibi her biri kendi alanında öncü şirketler bulunuyor.

15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra SOCAR Türkiye CEO’su Kenan Yavuz ve SOCAR Türkiye 1. Başkanı Samir Kerimli “FETÖ kapsamındaki” soruşturmaların ardından görevlerinden alındı.
Kenan Yavuz ile birlikte görevden alınanlar arasında ilginç bir isim vardı.
Samir Kerimli.
Kerimli, SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Rövnag Abdullayev’in yakın akrabası.
Samir Kerimli Azerbaycan’a döndükten sonra SOCAR’dan ayrıldı mı?
Elbette hayır.
Samir Kerimli Bakü’de aktif bir işi üstlenmeyip, halka arz ve uluslararası piyasalarda fon arzı yapacağı ifade edilerek geri plana çekildi.
Bir istihbarat raporuna göre, Kerimli’nin SOCAR Türkiye ile ilişkisi sürüyor.
Rapora göre, “SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vagıf Aliyev için SOCAR Türkiye’de e-mail hesabı oluşturulup bu hesap Samir Kerimli’ye yönlendirilmiş ve Türkiye’deki tüm genel müdürlerin Samir Kerimli ile irtibatı ve oradan emir alması sağlanmıştır.”

20 Eylül 2016’da Türkiye’de PETKİM’e polis operasyonu yapıldı.
Yapılan soruşturma sonucu, PETKİM Genel Müdürü Sadettin Korkut, SOCAR Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Azerbaycan uyruklu İlgaz Mehmetoğlu, Kurumsal İletişim Müdürü Memduh Taşlıcalı, İnsan Kaynakları Müdürü Azerbaycan uyruklu Rakif Farajov, Satın Alma Yöneticisi Selim Bal, Satış Yöneticisi İbrahim Aydın gibi isimler tutuklandı.

Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, doğrudan milleti hedef alan “FETÖ”ye karşı tüm kamu kurumlarında olduğu gibi özel sektörde de gerekli adımların atıldığını belirterek, “Petkim’in Aliağa yerleşkesinde yapılan incelemelerin de bu kapsamda atılan adımlardandır” ifadesini kullandı.
Albayrak, bu açıklamayı Azerbaycan devlet enerji şirketi SOCAR’ın Başkanı Rövnak Abdullayev ile SOCAR Türkiye ve Petkim Yönetim Kurulu Başkanı Vagif Aliyev’i kabulünde söyledi.

Aradan yıllar geçti.
Temmuz 2016’da ABD’de ANS TV’nin Washington özel muhabiri Ganire Ataşova’nın yaptığı röportajın ilginç bir bölümü ortayla çıktı.
Azeri gazeteci Ganire Ataşova, Fethullah Gülen ile röportaj yaparken Azerbaycan’da kimlerle ilişkisinin olduğunu soruyor.
Gülen ise SOCAR’ın başkanının yanına geldiğini, Amerika’yı iyi bilen bir kişi istediğini, kendilerinin de Kemal Öksüz’ü önerdiklerini söylüyor.

Röportajda ismi geçen Kemal Öksüz.
Kim acaba?
SOCAR ve “FETÖ” ile irtibatı ne?
Öyleyse şimdi biraz da bunu anlatalım.

Kemal Öksüz istihbarat raporlarına göre, “FETÖ”nün ABD Houston imamı.
Aynı zamanda 2013’da 10 ABD kongre üyesi ve 32 görevlinin Azerbaycan’a seyahatinin finansmanı ile ilgili ABD Kongresi’ne sahte belge sunmaktan suçlanıyor.
2018’de bu hakkında uluslararası arama kararı var.
Kemal Öksüz hakkındaki uluslararası arama kararı çıktıktan bir gün sonra Ermenistan’ın başkenti Erivan’da yakalandı.
Polise SOCAR’dan 750 bin dolar aldığını itiraf etti.
İade edilen Öksüz ABD mahkemesinde pişmanlık duyduğunu söyledi.
Kemal Öksüz ile SOCAR’ın yolları “ABD’li kongre üyelerini misafir ederken” kesişmiş…
Kemal Öksüz ile SOCAR Yönetim Kurulu Başkanı Rövnak Abdullayev’in yakın ilişkisiyle düzenlenen binlerce dolarlık seyahat hakkında ABD Temsilciler Meclisi Kongre Etik Ofisi tarafından düzenlenen raporun ayrıntılarına BURADAN ulaşabilirsiniz.

2020 yılında ses kaydı yeniden internete düşerken, bu kez önemli bir isim daha bu ses kaydını sosyal medya hesabından yayınladı.
Ertesi gün kaldırılan bu kaydın hangi amaçla ve kimler tarafından kaldırıldığı bilinmiyor.
O ses kaydını yayınlayan kişi şu anda “FETÖ terör örgütüne üye olmaktan” tutuklu olarak yargılanan Mubariz Gurbanoğlu’ndan (Mansimov) başkası değildi elbette.
Mubariz Gurbanoğlu (Mansimov) ses kaydını yayınlarken, “Beni suçlayanlar asıl kimlerin FETÖCÜ olduğunu görsünler” notunu düşmüştü.

İlişkiler karmaşık.
Belgeler ise gerçek.
Mubariz Gurbanoğlu’ndan (Mansimov) hakkında Haziran 2017’de Mustafa Topuz tarafından CİMER’e yapılan başvurunun sonucunda verilen takipsizlik kararı dururken, SOCAR ile “FETÖ” ilişkileri için tek bir soruşturma bile açılmamış.

Neden acaba?
Ve neden üç yıl sonra bütün bunlar görmezlikten gelinerek yeni bir dosya açılmış?
Kim demiş?
Ne demiş?
Niye demiş?
BOP eş başkanları kimmiş?
Eştikçe çıkan yeni isimler kimlermiş?
Yazdıkça ürküyoruz, ürktükçe yazıyoruz…