A3 Haber

Dr. Akif Akalın yazdı: Bu “tam kapanamama” öyküsünü Nagehan Alçı anladı, muhalefet anlamadı!

Dr. Akif Akalın yazdı: Bu “tam kapanamama” öyküsünü Nagehan Alçı anladı, muhalefet anlamadı!
Nisan 28
12:09 2021

Erdoğan, önceki gün “tam kapanmaya geçiyoruz” sözleriyle açıkladı durumu ancak Prof. Mehmet Ceyhan başta olmak üzere kimi uzmanlar bunun bir tam kapanma olmadığını savunuyor. Tam bu sırada yandaş yazarlardan Nagehan Alçı da topa girdi ve “Ben bu kapanmadan hiçbir şey anlamadım” başlığıyla köşe yazdı. Halk sağlığı uzmanı Dr. Akif Akalın da, tam kapanma nedir, ne değildir, 17 Mayıs’a kadar Türkiye’de yaşanacak olan tam kapanma mıdır konusunu ele aldı. Dr. Akalın’ın kişisel blogunda yayımladığı analizi okurlarımıza sunuyoruz…

Dr. Akif Akalın | Nagehan Alçı bugün Habertürk’de yayınlanan “Ben bu kapanmadan hiçbir şey anlamadım” başlıklı makalesinde şöyle diyor: “Perşembe akşamı 19’dan itibaren tam kapanma olacak deniyor ama ben bu nasıl bir tam kapanma, hiç anlamadım sevgili okurlar. Kime sorsam ‘Bizim iznimiz var’ ya da ‘Biz kapsam dışıyız’ diyor.”

Bu tam kapanma değil

Gerçekten Nagehan Alçı meseleyi çok iyi anlamış. Hükümetin açıkladığı tedbirler kesinlikle “tam kapanma” tedbirleri değil. Nagehan Alçı yazısında şöyle devam ediyor: “Tüm imalathaneler açık. Fabrikalar açık. Sadece ilaç ya da gıda değil ayakkabıdan, kozmetiğe her türlü üretim kesintisiz sürüyor. İnşaatlar da öyle. Benim buna itirazım yok, eğer ekonominin çarklarının dönmesi için bu zorunluysa yapılmalı ama ismine de tam kapanma denmemeli… Tüm işçiler ve üretim zinciri çalışanları işbaşı yapmaya devam edecek. Bu milyonların sokaklarda olması demek.”

Bakınız değerli okurlar, buradaki anahtar tümce “Bu, milyonların sokaklarda olması demek” tümcesidir. Milyonlarca insanın kapsam dışı olduğu bir kapanma dünyanın neresinde görülmüş?

Değerli okurlarımız, hükümetin bu tedbirlere neden “tam kapanma” dediğini çok iyi anlayabiliyoruz. Bunun nedeni hükümetin salgın mücadelesinde kullandığı “maske–mesafe–temizlik” politikasının iflasıdır.

Bir yıldır sürdürdüğümüz mücadeleyle, bütün halkımızı sorunun ancak “tam kapanma” ile çözülebileceğine ikna ettik. Ancak salgınla mücadelesini “her ne pahasına olursa olsun çarklar dönecek, ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” üzerine inşa eden hükümet, üretimin birkaç hafta durması demek olan “tam kapanma” tedbiri almak yerine, mevcut yarım yamalak tedbirleri biraz daha genişleterek, toplumu kandırmayı tercih etti.

Amaç tam kapanmayı gündemden düşürmek

Hükümet böylece bir taşla iki kuş vuracak: Birincisi, yarım yamalak tedbirlerle vaka sayısını azaltacak ve turizm sezonuna yabancı turistlerin gözünü korkutmayacak bir günlük vaka sayısıyla girilebilecek.

İkincisi, bugünkü yarım yamalak tedbirleri “tam kapanma” diye lanse ederek, yarın salgın kontrol altına alınamadığında, “işte tam kapanmayı da yaptık, olmadı” diyerek, “tam kapanma” tedbirini önerenleri susturacak.

Hal böyleyken başta CHP olmak üzere muhalefetin ve meslek örgütlerinin bu oyuna gelmelerini anlayabilmek gerçekten mümkün değil. Hepsi sanki bu tedbirler gerçekten “tam kapanma” tedbiriymiş de, sosyal destek kısmı eksik kalmış gibi açıklamalar yapıyorlar.

Partisiyle, meslek örgütüyle bu ülkenin muhalefetinin olan biteni Nagehan Alçı’nın anladığı kadar anlayamamış olması gerçekten anlaşılamaz bir durum.

Nagehan Alçı kapanmanın kimlere olduğunu da belirtmiş: “Kısacası kapanan yalnızca esnaf. Yani eve hapsedilen ve maalesef artık rutin hale gelen çocuklar ve 65 yaş üzerine bir de esnaf ve kamu görevlilerinin önemli bir kısmı eklendi. Değişen bu.”

Acaba partisiyle, meslek örgütüyle muhalefet İçişleri Bakanlığı’nın genelgesini okumadı mı da Nagehan Alçı’nın anladığını anlayamadı, yoksa okuduğunu mu anlayamadı?

Tam kapanma nedir ve nasıl başarılı olur?

Tam kapanma, Nagehan Alçı’nın da makalesinde belirttiği gibi “hayati” olmayan bütün etkinliklerin tatil edilerek, nüfusun tamamına yakın bir kısmının (bazı bilim insanları buna yüzde 95 diyor) evlerinde kalmalarıdır.

Ancak böyle bir tedbirin başarılı olmasının “olmazsa olmaz” koşuları vardır. Bu koşulların başında kapanma sürecinde herkesin devlet tarafından sosyal ve ekonomik olarak desteklenmesi gelmektedir.

Tam kapanma sadece insanların evlerine kapatılması değildir. Kapanma sağlandıktan sonra hızla filyasyon–sürveyans çalışmalarının ve kitlesel aşılamanın başlatılması gerekir.

Salgınla mücadelenin ilkelerini defalarca yazdık, muhalefetimiz için bir kez daha yineleyelim: Yaygın test yapılacak, testi pozitif çıkanlar izole edilecekler ve temaslılar karantinaya alınacak.

Ancak bu tedbirler bir arada gerçekleştirilirse salgın “kontrol altına alınabilir.”

Dr. Akif Akalın kimdir? 

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Halk sağlığı eğitimini Ryerson Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’nda tamamladı. Sağlık Bakanlığı’na bağlı çeşitli kurumlarda hekim ve yönetici olarak ve Toronto Belediyesi’nde halk sağlıkçı olarak görev yaptı. İstanbul Sıtma Savaşı Derneği, Pratisyen Hekimlik Derneği ve Türk Tabipleri Birliği Genel Pratisyenlik Enstitüsü’nün kurucuları arasında yer aldı. Halen soL Haber Portalı’nda Sınıfın Sağlığı blogunun editörlüğünü ve Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde sürdürülen Toplumcu Sağlık Söyleşileri’nin koordinatörlüğünü yürüttü. İstanbul Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı’nda ve İstanbul Üniversitesi Mediko-sosyal Merkezi’nde görev yaptı. 

Kitapları: 

  • Sağlığa ve Hastalığa Toplumcu Yaklaşım, Yazılama Yayınları, 2015
  • Toplumcu Tıbba Giriş: Toplumcu Tıp Ders Notları, Yazılama Yayınları, 2013.
  • Toplumcu Tıp: Sovyetler Birliği Deneyimi, Yazılama Yayınları, 2010.
  • Türkiye’de Sağlık Politikaları Üzerine Yazılar – 2: Sağlıkta Dönüşüm, Hekim Forumu Yayınları, 2009.
  • Birinci Basamakta Diyabetik Hastanın Yönetimi, KSGB Yayınları, 2001.
  • Sağlık Ocağı Hizmetleri ve Yönetimi, KSGB Yayınları, 2000.
  • Gülcan Ebenin Not Defteri, KSGB Yayınları, 2000.
  • Pratisyen Hekimler İçin 1999 Yılı Hizmetiçi Eğitim Organizasyonu, KSGB Yayınları, 2000.
  • Sürekli Tıp Eğitimi, TTB Yayınları, 1994.