A3 Haber

Herkesin merak ettiği soru: Salgın gerçekten kontrol altına alındı mı?

Herkesin merak ettiği soru: Salgın gerçekten kontrol altına alındı mı?
Mayıs 20
12:44 2021

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda Covid-19 pandemisinin kontrol altına alındığını iddia etti. Erdoğan’ın bu açıklamasının ardından konunun uzmanlarından çeşitli itirazlar geldi. Halk “salgın gerçekten kontrol altında mı?” sorusunun yanıtını merak etmeye başladı. Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç, konuyu çeşitli boyutlarıyla ele alarak merak edilen soruya yanıt arayan bir analiz kaleme aldı…

Dr. Ergün Demir – Dr. Güray Kılıç | Gerçekler gizlenerek sorunlar çözülemez. Salgını epidemiyoloji kurallarına göre yönetemeyen, önlenebilir ölümleri engelleyemeyen ve toplumsal bağışıklık için yeteri miktarda aşı tedarik edemeyen AKP iktidarı turizm sezonu için salgının kontrol altına alındığı açıklamasını yapıyor.

COVID-19 nedeni ile günde yaklaşık 200- 250 kişi hayatını kaybederken ve pozitif vaka sayısı 11 bin civarında iken AKP Genel Başkanı salgının kontrol altına alındığı açıklamasını yapmakta; Sağlık Bakanı da “aşı eli kulağında geldi geliyor” tekerlemesi ile kamuoyunda kaybettiği güveni yeniden tesis etmek için “O rakamlar bu hafta Uğur hocanın ağzından duyulsun istiyorum” ifadesini kullanmaktadır.

17 günlük kapanma salgını kontrol altına almak için miydi? Yoksa turizm sektörü için mi yapıldı?

Tarih 6 Mayıs 2021: Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan katıldığı bir televizyon programında kapanma ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Kapanmanın esas olarak turizm sektörü için yapıldığını, cari açığımız açısından turizm sektörüne güçlü bir destek verilmesi gerektiğini, özellikle yaz döneminde turizm alanındaki performansımızın aşılama hızımıza ve Covid vaka sayısına bağlı olacağını, bazı ülkelerin koydukları kriterlerin sağlanması gerektiğini, Sağlık Bakanı ile görüştüğünü ve günlük pozitif vaka sayısının 8- 9 bin seviyesinin turizmin önünü açacağını, bayram sonrası vaka sayılarındaki düşüş olması ve aşı yapma hızımızın artmasıyla turizm sezonuna çok rahat bir şekilde girileceği’’ ifadesini kullanmıştır.

Tarih 17 Mayıs 2021: AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada özetle, “Uygulanan kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde salgını yeniden kontrol altına alındığını ve aşı faaliyetlerine tedarik programının elverdiği ölçüde hız verileceğini” söylerken, salgının bilimsel kurallara göre yönetilmesi, şeffaf olunması, kapanma süresince vatandaşlara sosyal destek verilmesi ve aşı yapma hızının artırılması gerektiğini ifade eden meslek odalarını, uzmanlık derneklerini, hekim milletvekillerini, muhalefet partilerini ortalığı velveleye vermekle, sorumluluk üstlenmeyip elini taşın altına koymamakla, klavye ve ekran silahşörlüğü yapmakla suçlamış ve bunlar için “teneke gürültüsü, kifayetsiz muhterisler” ifadelerini kullanmıştır.

Geldi/gelecek dediğiniz Sputnik-V aşısına ne oldu? Aşı tedariki konusundaki çelişkili ifadeleri, sıkça değişen tarih ve miktar açıklamaları nedeniyle Sağlık Bakanı kendisine güvenilmediğini itiraf etti!

Aşı tedariki konusundaki çelişkili ifadeleri, sıkça değişen tarih ve miktar açıklamaları ile inandırıcılığı ve güvenirliliğini kaybeden ve AKP Genel Başkanından fırça yiyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca önceki gün yaptığı açıklamada Prof. Dr. Uğur Şahin’in, bu hafta yapılacak Bilim Kurulu toplantısına video konferansla katılacağını ve aşı temin edilmesi için Biontech ile yapılan anlaşma için “O rakamlar bu hafta Uğur hocanın ağzından duyulsun istiyorum.” ifadesini kullanması toplumda inandırıcılık ve güvenini kaybettiğinin itirafıdır.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 28 Nisan 2021 tarihinde yaptığı açıklamada “Aşı tedarikinin önümüzdeki 2 ay için güçleşeceğini, ancak sonrasında aşı bolluğu yaşanması beklendiğini’’ ifade etmesi ve gelen tepkiler üzerine AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın’’ Aşı tedarikinde herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı kabul etmediğini, şu anda zaten elimizde yeterli derecede aşımızın var olduğu” açıklaması ile hizaya çekilmiştir. 2 ay aşı temininde sıkıntı yaşayacağız açıklaması yapan Sağlık Bakanı fırçayı yediği günün akşamı Antalya’da “6 ay içerisinde 50 milyon doz Sputnik aşısı için anlaşma yapıldığını, Biontech aşısı Haziran sonuna kadar 30 milyon doz olarak ülkemize teslim edileceğini, Sinovac aşısının ise yakından planlandığı şekilde sevk edilmeye devam edileceği’’ açıklamasını yapmış ancak aşıların ne zaman geleceği ve uygulamaya başlayacağı sorusuna “Önümüzdeki bir hafta 10 gün içerisinde hangi takvimle ne kadar aşının gelebileceği konusu netleşmiş olacak, netleştiğinde ise kamuoyunu bilgilendirileceği’’ kaçamak cevabını vererek durumu idare etmeye çalışmıştır.

Aşı tedariki konusundaki çelişkili açıklamalarının kamuoyunda tartışılması üzerine 3 Mayıs günü Edirne’de “Şu an 240 milyon doz aşı sözleşmesi yapıldığını, Haziran ayı sonu itibarıyla 40 yaş üstü, yaz dönemi boyunca 18 yaş üstü vatandaşlarımızın, gençlerimizin aşılanacağı’’ açıklaması ile kamuoyuna güven vermeye çalışmıştır.

Özellikle 17 günlük kapanma döneminde aşı tedarik edilmemesi sonucu aşı yapma hızının yavaşlaması ve durma noktasına gelmesi ile AKP Genel Başkanın aşı faaliyetlerine tedarik programının elverdiği ölçüde hız verileceği açıklaması üzerine 18 Mayıs tarihinde Sağlık Bakanı basına “Bu hafta 10 milyon doz Sinovac aşısı, Haziran ayında 30 milyon Biontech aşısı geleceğini, Uğur Şahin’in, bu hafta yapılacak Bilim Kurulu toplantısına video konferansla katılacağı” açıklamasını yapmıştır. Açıklamadaki “O rakamlar bu hafta Uğur hocanın ağzından duyulsun istiyorum.” ifadesini kullanması toplumda inandırıcılık ve güvenini kaybettiğinin itirafıdır. Bu şekilde AKP iktidarı adına söylenen sözler yerine Uğur Şahin’in sözünün daha muteber olacağı söylenmektedir.

Sonuç olarak…

Salgını epidemiyoloji kurallarına göre yönetemeyen, önlenebilir ölümleri engelleyemeyenler suçlamaya ve hakaret etmeye başladılar.

AKP iktidarı ve onun Sağlık Bakanı, salgını kontrol altına almak ve önlenebilir ölümleri engellemek için bilimsel kurallarla, şeffaf ve katılımcı bir yönetimle salgını yönetmek yerine, on binlerce yurttaşımızın hayatına mal olan COVID-19 pandemisinden ‘başarı hikayesi’ çıkarmaya ve salgından siyasi rant sağlamaya çalışmaktadır. Salgının epidemiyolojinin kurallarına göre yönetilmesini ve kapanma süreçlerinde esnaf ve vatandaşlara sosyal destek verilerek mağdur edilmemesini isteyenler AKP Genel Başkanı tarafından hakaret edilerek suçlanmaktadır.

Oysa, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan, kapanma önlemlerinin salgını önlemek için değil esas olarak turizm sektörü için alındığını itiraf etmiştir.

Siz keyfinize bakın, eğlenin biz aşılandık maskeleri ile reklam filmi çekenler hem turizm çalışanlarını hem de tüm vatandaşlarımızı aşağılamıştır.

Covid-19’a bağlı günde 200- 250 kişi hayatını kaybettiği, pozitif vaka sayısının 11 bin civarında olduğu bir salgının bilimsel olarak kontrol altına alındığı söylenemez. Bunun turizm sektörü için yapıldığı da Lütfü Elvan’ın açıklamalarında mevcuttur.

Gerçekler gizlenerek sorunlar çözülemez, salgın ile mücadele edilemez. Salgınla mücadele eden tüm ülkeler Türkiye’deki gerçekliği bilmektedir. Önceki gün Rusya’ya giden Turizm Bakanı ve Sağlık Bakan yardımcısının yüzlerine karşı Haziran ayı sonuna kadar turist uçak seferleri yapılamayacağı söylenmiştir. Başta Fransa ve İngiltere olmak üzere birçok Avrupa ülkesi Türkiye’den gelecek kişilerin 10 gün karantinada kalacaklarını açıklamışlardır.

Gerekli önlemleri almayıp ‘maske-mesafe-hijyen’ tekerlemesiyle sorumluluğu vatandaşlara yıkamazsınız. Salgın önleme kurallarına uymayan bizzat iktidar partisi ve onun genel başkanıdır. AKP’yi Sağlık Bakanı olarak uyaramayan da Fahrettin Koca’dır.

Pandemi nedeniyle bugüne kadar on binlerce yurttaşımız ve yüzlerce sağlık çalışanımız yaşamını kaybetmiştir. Salgın önleme kurallarına uymayan, kapanma süresince yeterli miktarda aşı temin edemeyen ve böylece yaygın ve etkili aşılama yapamayan AKP iktidarı ve onun Sağlık Bakanı, her gün 200- 250 vatandaşımızın hayatını kaybetmesinden sorumludur.