A3 Haber

Kahvenin ardındakiler: Tefecilikten cinayete kadar uzanan ilginç bir hikâye

Kahvenin ardındakiler: Tefecilikten cinayete kadar uzanan ilginç bir hikâye
Haziran 07
07:55 2021

Son günlerde sosyal medyada tespitlerinden en çok güldüğüm “Bir zamanlar pazar sabahları Hikmet Şimşek ile klasik müzik dinlerdik, şimdi Sedat Peker videoları izliyoruz” sözü oldu.
Yayınladığı dokuz videosu toplamda (şimdilik) 70 milyon kişi tarafından izlenen Sedat Peker’in açıklamaları için kamuoyu araştırmaları bile yapıldı.
Avrasya Araştırma şirketinin yaptığı son ankete katılan seçmenlerin yaklaşık yüzde 75’i Peker’in iddialarına inandığını belirtti.
Toplum olarak ekran karşısında son 20 yılı film gibi izliyoruz.
Her videoda yeni isimler, yeni olaylar karşısında “cılız” tepkiler dışında sesimiz çıkmıyor.
Hatta iddiaların çoğu hakkında “hukuk” bile işlemiyor.

Pek çoğumuz gibi pazar sabahı erkenden dokuzuncu videoyu izledim.
Kimi gazetecilerle ilgili bildiğimiz, bilemediğimiz ilişki ağlarından, siyasetçilere, bölge idare mahkemesi başkanından emniyetçilere, iş insanlarına, geri ödenmeyen kredilerle sahip olunan medya kuruluşlarına kadar bir sürü iddia ortaya atıldı yine.
Sadece bu iddiaların değil, ilk videodan itibaren ortaya attığı iddiaların tamamı araştırılmalı.
Sanki her biri ayrı bir dava konusu.

Sedat Peker’in son iddialarından biri de iktidar partisinin kendisine ait kahve şirketinden sayısız kahve paketini ücretsiz alarak dağıtmasıydı.
Peker videodan sonra yaptığı paylaşımlarda, “Galiba yanlış anlaşıldım. Benden aldıkları kahvelerin hiçbirinin parasını ödemediler. Eğer ödedilerse faturasını göstersinler” diye de açıklama yaptı.

Sedat Peker’in sözünü ettiği “ücretsiz kahveler” Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi ’ne ait.
Peki Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi’nin sahibi kim?
Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi’nin hikayesi 1930’lara kadar gidiyor.
2014 yılında yapılan söyleşide dedesine ait markayı yeniden canlandırdığını söyleyen Bilun Çolak adlı iş kadını, Sedat Peker ile ortak olarak “markalarının değerinin çok daha arttığını ve büyümelerinin daha da hız kazandığını” açıklıyor.
Bilun Çolak kendisini de “şirket başkanı” olarak tanımlıyor.

Resmi kayıtlara göre markanın asıl adı Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi Muhabbet.
Türk Patent Enstitüsü’ne 4 Aralık 2013’de yapılan başvuruyu, 23 Ekim 2014’de sonuçlandırarak markayı tescil etmiş.
Kimin adına?
Reis Kahve Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına.

Peki adı size de pek yabancı gelmeyen Reis Kahve Sanayi kimin?
Kadıköy 32. Noterliği’nin 19 Ağustos 2015 tarihli 24830 yevmiye numaralı beyannamesine göre Barbaros Mahallesi Erzurumlular Sokak No: 24 Ataşehir İstanbul adresinde kurulduğu tescil edilen şirketin üç ortağı var.
Öznur Ekşi.
Tevfik Nalbant.
Ve Sedat Peker.
Yüzde 50’si Sedat Peker’e ait şirketin diğer yüzde 50’si de iki ortak arasında pay edilmiş.

27 Haziran 2016’da ortaklardan Öznur Ekşi, hisselerini Tevfik Nalbant’a devrederek ortaklıktan ayrılmış.
Ayrılıklar bitmemiş.
6 Mart 2017’de ortaklardan Sedat Peker hisselerinin tamamını Tevfik Nalbant’a devrederek şirket ile ilişkisini bitirmiş.
Aradan altı ay geçmiş ki, bu kez Tevfik Nalbant hisselerinin yarısını 6 Eylül 2017’de yeniden Sedat Peker’e devretmiş.

Belki dikkatinizi çekmiştir.
Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi Muhabbet ismini 2013’de başvurup 2014’de de tescil ettiren Reis Kahve Sanayi şirketinin hissedarları arasında, söyleşilerde Sedat Peker ile ortak olduğunu söyleyen Bilun Çolak’ın adı hiç yok.
Hatta 2015’de kurulan Reis Kahve Sanayi şirketinin 2013’de Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi Muhabbet adının tescili için başvurmuş olması da ilginç.

Sedat Peker’in kendisine ait Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi Muhabbet şirketinden iktidar partisinin sayısız kahve paketini “ücretsiz alarak” dağıtmasının hikayesinin resmi kayıtlardaki hikayesi böyle.
Şirketin yüzde 50’si halen Sedat Peker’in.
Yani Sedat Peker “benim şirketimden ücretsiz aldınız” derken doğru söylüyor.

Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi Muhabbet şirketinin bağlantıları da ilginç.
Örneğin şirketin İzmir’deki toptan satıcısı.
Kim biliyor musunuz?
İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden ve “FETÖ BORSASI” olarak anılan davanın sanıklarından AKP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş.
Ahmet Kurtuluş, evinde gözaltında iken öldürülmüş ve cenazesine de ifadelerinde “çocukluk arkadaşım” dediği Sedat Peker de çiçek göndermişti.
Acaba neden kendisi gelmemişti?
Birileri cenazeye gitmemesi konusunda uyardı mı?

Bir başka ilginç isim ise Sedat Peker ile Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi Muhabbet şirketinin diğer ortağı Tevfik Nalbant.
Sedat Peker, kendisinin kurduğu iddia edilen suç örgütü soruşturması nedeniyle evine düzenlenen baskında eşi ve kızlarına yapılanlar için her şeyi videolar aracılığı ile anlattığını söylüyordu.
Peker’in sözünü ettiği operasyon İstanbul merkezli yedi ilde yapılmıştı.
Bu illerden biri de Kocaeli.
Kocaeli’nde gözaltına alınan isimler Mustafa Kansu, Mustafa Karslı, Özgür Altay, Erdal Özkaraaslan, Ahmet Özdemir, Davut Ayyıldız, Bahadır Serim, Oktay Altay, Tevfik Nalbant, Âdem Moğultay, Mustafa Keskin, Hasan Özdemir Turan ve Mustafa Mermer.
Yani Sedat Peker’in Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi Muhabbet şirketinin ortağı Tevfik Nalbant da operasyon kapsamında gözaltına alınanlardan.

Peki, Sedat Peker’e düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aynı zamanda Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi Muhabbet şirketindeki ortağı Tevfik Nalbant kim?
Resmi kayıtlara göre müteahhit.

Kocaeli’nde “uzaklaştırmayı ihlal” suçundan elektronik kelepçe takılarak ev hapsindeyken 1 Eylül 2020’de öldürülen Kaan Şensoy’u belki anımsarsınız.
Anımsayamayanlar “Peker operasyonu cinayeti aydınlatır mı?” başlıklı haberde ayrıntılarını bulabilir.
Bu bağlantılardan yola çıkarak Kaan Şensoy’un babası İsmet Şensoy ile görüştüm.
Tevfik Nalbant ile Sedat Peker’in kahve şirketinde ortak olduğunu bildiğini söyledi.
Oğlu Kaan Şensoy’un düştüğü “tefeci” çukurunda adı geçenlerden birinin de Nalbant olduğunu da ekledi.
Oğlunun Tevfik Nalbant ile çok alışverişi olduğunu söyleyen acılı baba, duyumlarına göre Nalbant’ın müteahhit gibi görünmekle birlikte tefecilik yaptığını, değerinin çok üzerinde daire ve araba vererek sonra da ödenmeyince borçları yüksek faizle yapılandırdığını ve pek çok kişinin de bunu bildiğini söyledi.

Sedat Peker AKP’ye “ücretsiz” kahve verdiğini söyledi, ardından neler çıktı?
Ahmet Kurtuluş, Kaan Şensoy, FETÖ BORSASI, tefecilik ve daha neler neler.
Hukukun bilerek, isteyerek yok edildiği, adaletin suç örgütlerine bırakıldığı ve bunun da siyasetçiler eliyle yüceltildiği günler yaşıyoruz.
Sahi, bir fincan kahvenin neden 40 yıl hatırı vardı?