A3 Haber

Akşener: Erdoğan’ın çevreciliği de ekonomistliği gibiyse milletçe büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız

Akşener: Erdoğan’ın çevreciliği de ekonomistliği gibiyse milletçe büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız
Haziran 09
10:51 2021

İYİ Parti lideri Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Çevre bizim işimiz” şeklindeki açıklamasını değerlendirdi. Akşener, “Daha önce ‘Ekonomi bizim işimiz’ dediğinde başımıza gelenler ortada. Çevreciliği de ekonomistliği gibiyse milletçe büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

  • Sakın Erdoğan’ın yerlilik ve millilik nutuklarına aldanmayın. Milletin güvenini istismar eden bu iktidarın, Türkiye’ye verecek bir şeyi kalmadı.
  • Sen sarayında sefa sürerken milletimizin feryadı her geçen gün artıyor. Zor zamanlarda devletlerini yanlarında görmek istiyorlar.
  • 1500, 1600 lira emekli maaşı alan bir insan neyle geçinir kardeşim? Evi kendisinin bile olsa geçinemez, aç kalır.
  • Bu bela yeni değil, ilk defa 2007 yılında ortaya çıktı. O felaket ancak 2 yılda temizlenebildi. Yeniden ortaya çıktığında, bilim insanları başta bakanlık olmak üzere ilgili yetkilileri uyardı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ne yaptı? Mayısın ortalarına kadar bunun sıradan bir plankton artışı olduğunu, numune almaya bile gerek olmadığını söyledi. Son bir haftada müsilaj kıyılarımızı sarıp gündem olunca nihayet bakanlık acil durum eylem planı yapmaya karar verdi. Onlarca bilim insanının uyarılarına kulak vermeyen bakanlık, Sayın Erdoğan ‘çevre bizim işimiz’ deyince sonunda adım attı. Devletin bakanı, “Cumhurbaşkanımızın talimatıyla” demeden adım atmıyor. Kardeşim, sen bu konunun bakanı olarak ne işe yarıyorsun? Seni oraya boş kalmasın diye mi oturttular? Sağa sola git, fotoğraf çektir, bir de maaş al diye mi oturttular? Senin işin bu değil mi, 8 ay önce bambaşka açıklamalarla sorunu görmezden geldiniz. Bugün sırf Erdoğan parmak şıklattı diye acil eylem planı hazırlama yarışına girdiniz.
  • “Marmara Denizi’ni kurutma ihtimali olan bu belaya karşı ne yapılması gerektiğine dair çalıştık. Öncelikle bu sorunun öncelikle yerel yönetimlerin yükü olmadığının bilinmesi gerekiyor. Bakanlık zor zahmet de olsa büyükşehir belediyelerimizi de dahil ettiği bir süreç başlattı. Bunun devamında atılacak adımlar için de iktidara buradan çağrıda bulunmak istiyorum; Marmara Denizi’ne dökülen atık suların bir kısmı değil tamamının ileri biyolojik arıtmadan geçmesi gerekiyor. Bunun için merkezi yönetim olarak yerel yönetimleri destekleyin. Mevcut arıtma tesislerini bir an önce ileri biyolojik arıtma tesislerine gidin, gerekirse kamulaştırmaya gidin. Gübre kimyasal ve ilaç kullanımının azaltılmasını sağlayın. Marmara Denizi’ne atık su döken nüfusu 5 binden fazla olan yerleşimlerde hızla biyolojik arıtma tesisleri kurun. “
  • Sayın Erdoğan’ın daha önce ekonomi bizim işimiz dediğinde başımıza gelenler ortada. Bu konuda ‘Bu bizim işimiz’ dediği anda ben titremeye başlıyorum. Tansiyonum değişiyor. Şimdi de çıktı, ‘Çevre bizim işimiz’ dedi. Nasıl bir endişe duyuyorum, anlatamam size. Sayın Erdoğan’ın çevreciliği de ekonomistliği gibiyse milletçe büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız.
  • “Salda Gölü’ne beton dökenlerin yol kenarın ağaç diktik ya diye kendilerini savunmalarını kabul edemeyiz. Kaz Dağları’nı yamalatanların bizi millet bahçeleriyle uyutmaya çalışmalarına sessiz aklamayız. çevre bizim işimiz diyen büyük Rizeli iflah olmaz rant sevdalısı için Rize’deki doğa kıyımına göz yummasına görmezden gelemeyiz. Sessiz kalmayacağız, kabul etmeyeceğiz. Memleketin cennet doğası için mücadeleye devam edeceğiz.”
  • Su konusuyla ilgili, kuraklıkla ilgili arkadaşlarımız çalıştılar ve çözüm önerilerimizi paylaşmak için sözlerime devam edeceğim. Biz Türkler için ağaç kutsaldır, çok sevdiğim bir arkadaşımın Türk şaman inancında ağaç kültürüne dair doktorası var. Ama bugün ağacına, ormanına, denizine sahip çıkmayan bir iktidar var. Ağacına, ormanına, denizine sahip çıkmayan ‘Türküm’ diye gezemez.
  • İYİ Parti olarak doğa konusunda tavizimiz yok, olmayacak. Marmara ölürken, o ihale kenelerinizin daha fazla semirmesine daha fazla müsaade etmeyeceğiz. İstanbullu açıkça ‘İstemiyorum’ derken ısrarla ve inatla ‘Yapacağız’ dedikleri o ucube kanalını yapmalarına izin vermeyeceğiz. Bu proje, milletimizin kutlu iradesine yapılan saygısızlıktır. Bu proje, düpedüz soygun planıdır. Boşuna heveslenmeyin, boşuna avuçlarınızı ovuşturmayın. Bu devran dönüyor, ilk seçimde bu iktidar gidiyor, bu saray sefası bitiyor.Şimdiden uyarıyorum, o kutlu gün geldiğinde bir kuruş bile alamazsınız. Sayın Erdoğan ve iktidarına güvenerek sakın ola bu hukuksuzluğa ortak olmayın. Sonra üzülürsünüz. Bir kuruş alamayacaksınız, ödemeyeceğiz. Aziz milletim, iktidar Kanal İstanbul fantezileriyle oyalanırken, iktidarın beceriksiz ellerinde ülkemiz hayati risklerle karşı karşıya kalıyor.