A3 Haber

Peker’in ilginç ortağı: Kaan Şensoy cinayetiyle ortaya çıkan karmaşık ağın şifreleri…

Peker’in ilginç ortağı: Kaan Şensoy cinayetiyle ortaya çıkan karmaşık ağın şifreleri…
Temmuz 05
07:53 2021

Kaan Şensoy, 1 Eylül 2020 öğle saatlerinde Kocaeli Başiskele Fatih Mahallesi Müjde Sokak’taki evinde Erhan Dalbudak tarafından vurularak öldürüldü.
Katil zanlısı Erhan Dalbudak Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamasının ilk duruşmasında olay günü Kaan Şensoy’un evinde olduğunu belirterek “Telefonda birisiyle mesajlaşarak küfür ediyordu. Yanına çıktığımda mesajlaşması sona erdi ve bana da küfretmeye başladı. Birbirimizi iteledik. Elimi belime attım, silahımı alıp korkutma amacıyla yere ateş ettim. Üzerime gelmeye devam etti. Tekrar yere ateş ettim, sonra aşağıya indim. Öldürme kastıyla ateş etmedim, İhsan Kaan Şensoy’u vurduğumu fark etmedim” dedi.
Savcı, Dalbudak’ın “kasten öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.
İkinci duruşma iki gün sonra yani 7 Temmuz 2021’de saat 10.30’a Kocaeli Adliyesi’nde.
Sıradan cinayet davası gibi ilerliyor.
Gerçekten de bir anlık öfke ile işlenmiş sıradan bir cinayet mi?

Geçtiğimiz günlerde Kaan Şensoy’u ve ticari ilişkilerini iyi bilen bir isimden telefon geldi.
İsminin yazılmaması kaydı ile olan biteni kendince anlatmak istiyordu.
Şimdilik adı “Mehmet” olsun.
Önemli olan anlattıkları.

“Mehmet”e göre Kaan Şensoy iyi niyetinin kurbanı olan genç bir iş insanı.
Kendisiyle defalarca konuşmasına rağmen Kaan Şensoy’u tefecilerin elinden kurtaramadığını üzerine basa basa söylüyor.
Sistemi de şöyle anlatıyor:
“Önce 800 bin liralık arabayı 900 bin liralık çek karşılığı verdiler. İkinci sefer dediler ki senin çekinle biz bunu bir milyon 200 bin liraya veririz. 1 milyon 200 bin liralık çeki var ya bu sefer arabayı başkasına satmak istiyorlar o kişi de ben bu arabayı ancak 600 bin liraya alırım diyor. Neden çünkü ortada bir milyon 200 liralık çekin ödemesi var. Böyle bir kıskaç içine aldılar. Başka bir seferde 1,5 milyon liralık çeke karşılık 500 bin lira değerinde araba verdiler. Daha sonra çekleri ödemiyor diye bu sefer mafyayı devreye soktular. Yasal tefecilik sistemini böyle yürütüyorlar.”

Kaan Şensoy’un çek üzerinden yürütülen yasal tefecilik oyunları içerisinde kısa sürede milyonlarca lira borca girdiğini anlatan “Mehmet”, işin içinde Âdem Moğoltay, Raif Moğoltay, Doğuş Grubu İstanbul Anadolu Yakası temsilcisi Özönler, Emre Esen, Fevzi Esen gibi 7-8 kişinin arasında döndüğünü anlattı.
“Mehmet”, TIR ile onlarca araba getirenlerin de Özönler olduğunu vurgulayarak, duyduğu bir olayda Kaan Şensoy’un 56 milyon liraya kadar yükselen faizli borcunu tartışmalar sonucu 27,5 milyon liraya kadar düşürdüklerini söyledi.

Kaan Şensoy sadece çekle araba alışverişi üzerinden yürüyen bu tefecilik faaliyetleri üzerinden mi zora girmişti?
Yoksa başka gerekçeler de var mıydı?
“Mehmet”e göre, Kaan Şensoy sadece araba alım satımı yapmıyordu.
Öyle bir kıskaca almışlardı ki, hayali ev satışlarının da kurbanı olmuştu.
Nasıl diye sordum.
Bana bir isim verdi.
Tevfik Nalbant.
“Mehmet”e göre Tevfik Nalbant meşhur Sülün Osman’ın yeni versiyonuydu.
Aslında Tevfik Nalbant İzmit Başiskele’de emlakçı, sonrasında al-sat müteahhitliğe başlamış.
Kaan Şensoy’u da müteahhitlik işlerin içine sokan da Tevfik Nalbant.
“Mehmet”e göre Tevfik Nalbant şöyle çalışıyor:
“Tevfik Nalbant boş bir arsa buluyor. Arsa sahibi ile evin yüzde kırkına anlaşıyor. Sonra kalkıp gidip yurt dışından bir adama diyor ki bu arsa benim inşaat yapacağım. Adamdan da 50-60 daire parası alıyor. Bir süre sonra Kaan Şensoy’a gidiyor. Diyor ki ben bu daireleri yapamıyorum yarım kaldı. Gel senin borcuna karşılık daireleri yarı yarıya yapalım. Parasını kurtarmak isteyenler de bu fikre olumlu bakıyor. Bütün kilit burada. Bir gün inşaat için para veren yabancı çıkıp geliyor. O zaman ortaya çıkıyor ki Tevfik Nalbant bu yabancıdan sadece 50-60 daire parası almamış, pırlantalar almış, pırlantaları yurt dışına götürmüş, götürürken de çaldırmış. İşler bu kadar karmaşıklaşınca pırlantaları geri almak için bu kez devreye mafya giriyor, Mustafa Karslı giriyor, ardından Sarallar giriyor. İşte o kadar insanı önce birbiriyle tanıştıran sonrasında da birbirine katan Tevfik Nalbant’tan başkası değil.”

Tevfik Nalbant sadece Sülün Osman’ın yeni versiyonu mu?
Elbette hayır.
Son haftalarda yayınladığı video ve sosyal medya paylaşımları ile Türkiye’nin gündemini değiştiren Sedat Peker’in de iş ortağı.
Nerede?
Yine Sedat Peker’in anlatımıyla AKP’nin kendisinden bedavaya alıp seçimlerde dağıttığı Tarihi Osmanlı Kuru Kahvecisi’nin sahibi olarak görünen Reis Kahve Gıda Sanayi ve Ticaret de.
Peker ve Nalbant’ın ortaklığını ayrıntıları ile “Kahvenin ardındakiler” başlıklı yazıdan okuyabilirsiniz.

Tevfik Nalbant ile ilgili Mehmet’in anlatımları sırasında geçen “pırlanta” olayı da ilgimi çekti.
Neden mi?
Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, Sedat Peker’in, hatırı sayılı kişilere hediye olarak 24 ayar altından yapılmış tespihler hediye ettiği; bazı kişilerin, o tespihten alabilmek için araya aracı koydukları, bunlar arasında siyasetçilerin, milletvekillerinin, bürokratların olduğunu iddia etti.
Benzeri bir haberi yıllar önce duymuştuk.
Aynı Sedat Peker’in kendisini cezaevinde ziyaret eden dönemin AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş’a da altın tespih hediye ettiği yazılmıştı.

Sedat Peker ile çocukluk arkadaşı olduğunu söyleyen Ahmet Kurtuluş daha sonra İzmir’de “FETÖ BORSASI” olarak bilinen davada sanık olarak yargılanmış, evinde elektronik kelepçe ile kontrol altındayken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti.
İşte bu ilişkileri araştırırken, “FETÖ BORSASI” davasının gizli tanığı SPİL (Sonradan adı Ahmet Kurtuluş’un şoförü Ufuk Gürbüz olduğu ortaya çıktı) a3haber Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Gençel ile birlikte yaptığımız söyleşide “pırlantalardan” söz etmişti.
Gürbüz bir pırlanta setinin Sedat Peker tarafından o dönem AKP’nin üst düzey yöneticilerinden birine gönderildiğini ve bizzat kendisi tarafından teslim edildiğini anlatmıştı.
Acaba, Tevfik Nalbant’ın yurt dışına götürürken çaldırdığını söylediği “pırlantalardan bir bölümü” Sedat Peker tarafından hediye olarak dağıtılmış olabilir miydi?
Peker’in de ortağı modern Sülün Osman’a yakışacak davranış olurdu bence.

Mehmet ile sohbetimizde başka bir gerçek daha ortaya çıktı.
Ahmet Kurtuluş, Kaan Şensoy ile en az 5-6 kez görüşmüş.
Ne için biliyor musunuz?
Ahmet Kurtuluş’a ait Ambalaj Fabrikası’nı satın almak için.
Bu fabrika, Ahmet Kurtuluş’un sahibi olduğu Alupet Alüminyum Ambalaj Pet Film Baskı fabrikası olabilir mi?
Muhtemelen.
Aralarındaki görüşmeler olumlu geçmemiş olacak ki Ahmet Kurtuluş daha sonra Alupet’i Derya Arabacı’ya satmış.
Bu satışın hikayesini de “Hells Angels” başlıklı yazıdan okuyabilirsiniz.
Bu ilişki ile Mehmet’in anlattıkları ilginç:
“Kaan Şensoy ile ortağıyla birlikte 5-6 defa İzmir’e gitti. Ahmet Kurtuluşun yanında Şaban var. Aslında o her şeyi biliyor. Ahmet’in abisi. Aslında hepsi birbirine bağlı. Ahmet Kurtuluş Sakarya Sapanca’da Sedat Peker ile buluşur yemek yerlerdi. Ahmet ile Sedat Peker’in arası çok iyiydi. Ahmet’in kafası çalışırdı. Son zamanlarda Yıldız Teknik Üniversitesi’ne bilgi işlem muhabbetine bazı işlere girdi. Sonra Sarallar muhabbetine bir yerlerle muhatap oldu. O şey konusu da doğru. O “FETÖCÜLERİ” temizleme muhabbeti de doğru. Yani işin açıkçası Kaan’a da söylemiş o zaman. Varsa temizlerim gibilerinden. Kaan pek o konulara girmedi açıkçası. Epey para kazandılar. Sonra ne oldu onu da bir tetikçiye vurdurdular.”

Kocaeli, İstanbul, İzmir ve birbiriyle bir biçimde görüşen insanlar.
Siyasetçisi var, ticaret ile uğraşanı var, yer altı dünyasından isimler var.
Faizsiz sistemi savunan AKP iktidarında iş insanlarını araç ve ev alım satımı üzerinden artık kanıksanmış şekilde tefecilik yapılıyor, insanlar ölüyor.
Peki bu çark nasıl dönüyor?
Mehmet’in yanıtı basit:
“Sedat Peker ne yaptı mesela Suriye’ye araç gönderdi. Bunları ben de biliyorum beş sene öncesinden biliyorum. Devlet ona koruma verince Sedat Peker Sedat Peker oldu. Tevfik Nalbant konuşsa her şey çözülür. Ama herkes Tevfik’e düşman. O yüzden kimse sahip çıkmıyor. Tevfik öyle bir şeytan adam. Ben adamı hacca gitmiş dindar bir adam olarak biliyordum. Bir gün elinde viski şişesi bile gördüm o kadar yani. Her zaman masum ve safı oynar. Buralarda kendisine Kolpaçino Tevfik derlerdi. Sedat Peker operasyonunda gözaltına alınanların yarısı Sedat Peker’i tanımaz bile. 20-25 tanesi hayatında hiç Sedat Peker’i görmemiştir. Örneğin Mustafa Karslı Sedat Peker’in yanındaydı ama Burhanettin Saral’ın yakınıydı aynı zamanda. Son operasyonun amacı da bence Sedat Peker’e gözdağı vermekti. Bence devlet mesaj yolladı.”

Sedat Peker son sosyal medya paylaşımlarında Ahmet Kurtuluş’a da değindi.
Üst düzey siyasetçilerin kurbanı olduğunu söyledi.
Ne kadarını anlatır ne kadarını saklar bilemiyoruz.
Ancak anlattığında elimizdeki bilgiler ile karşılaştırabiliriz.
Ahmet Kurtuluş ile ilişkilerini, Kurtuluş’un kendisine özel uçak tutarak İzmir’e neden getirdiğini, Sakarya’da çiftlik evinde düzenledikleri kuzu partilerini ama en önemlisi Ahmet Kurtuluş aracılığı ile dönemin üst düzey AKP yöneticisine gönderdiği “pırlanta setini” anlatır mı bilmiyoruz.
Bildiğimiz tek şey Kaan Şensoy cinayeti “sıradan öfke patlaması” sonucu meydana gelmiş bir olay değildir.
En azından bu kadar ilişki soruşturulmalı, bağlantılarına bakılmalıdır.
Adalet “tecelli” edince bütün vicdanlar rahatlar umarız.