A3 Haber

Marinaya “çökme” davasında savcılığın itiraz gerekçesi: Eksik inceleme

Marinaya “çökme” davasında savcılığın itiraz gerekçesi: Eksik inceleme
Temmuz 15
18:11 2021

Azerbaycanlı iş insanı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu’nun şikâyeti üzerine, aralarında Bodrum Yalıkavak Marina’nın şimdiki sahibi Anar Alizade, Gurbanoğlu’nun eski CEO’su Alaattin Aykaç ile eski yöneticileri Ali Kemal Çelikten ve Mehmet Ercil hakkında açtığı davada geçtiğimiz günlerde mahkeme beraat kararı vermişti.
Gurbanoğlu’nun avukatlarının yanı sıra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da karara itiraz etmişti. Bu gelişmenin ardından başsavcılığın itiraz gerekçesi de belli oldu. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Sami Şahin, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderilmek üzere İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptığı istinaf talebinde mahkeme kararının “eksik inceleme” sonucu verilmiş bir karar olduğu, bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğu belirtildi.

Dolandırıldığını iddia etti

Milli Emlak’a ait olan Bodrum Yalıkavak Marina’yı Azerbaycan kökenli iş insanı Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) 2011’de Profilo Holding’in sahibi Cefi Kamhi satın aldı.
Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) Bodrum Yalıkavak’taki marinanın yatırımlarını takip etmeleri için şirketi CEO’su Alaattin Aykaç, Finans Koordinatörü Ali Kemal Çelikten ve Finans Denetim Müdürü Mehmet Ercil’e bıraktı.
2012’de marinanın yüzde 50 hissesini, 2016’da ise kalan yüzde 50 hissesini Anar Alizade’nin sahibi olduğu RSR Holding’e sattı.
Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) satışın gerçekleşmesinden bir yıl sonra dolandırıldığını iddia ederek İstanbul’da suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) görevlendirdiği yöneticilerinin beyanına güvendiği için dolandırıldığını iddia ediyordu.
Ona göre Bodrum Yalıkavak’taki marinanın gerçek değeri, 220 milyon dolardı, ancak kendisine 31 milyon 915 bin 732 dolar ödenmişti.
Haklarında nitelikli dolandırıcılıktan dava açılan Alaattin Aykaç, Ali Kemal Çelikten ve Mehmet Ercil için hazırlanan iddianamede “Sözleşmenin İngilizce yazılıp çevrilmeden ve müşteki aydınlatılmadan imzalanması, tarafların 220 milyon dolara anlaştıkları yönünde beyanda bulunmaları, marinaya ait banka kredisine ve ihalelere esas bedel ile sözleşmede imzalanan bedel arasındaki fahiş fiyat farkı…” deniliyordu.

Aynı isimlerin şikayetiyle tutuklandı

20 Aralık 2019’da Mubariz Mansimov’a İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı.
Dört eski çalışanı Mubariz Gurbanoğlu’nun (Mansimov) aslında “FETÖ/PDY” üyesi olduğunu belirterek verdiği şikâyet dilekçesi ile iki de gizli tanığın ifadeleri ile açılan soruşturma sonunda Mubariz Gurbanoğlu (Mansimov) “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiası ile 15 Mart 2020’de gözaltına alındı ve tutuklandı.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi Mubariz Mansimov’u (Gurbanoğlu) “örgüte dahil olmamakla birlikte yardım” suçundan beş yıl hapis cezası ile ev hapsi ve yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle tahliyesine de hükmetti.
Geçtiğimiz günlerde de ev hapsi kaldırıldı. 

Beraat kararı verildi, itiraz edildi

15 Haziran 2021’de İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan son duruşmada savcılık esas hakkındaki mütalaasında dolandırıcılık suçunun gerçekleşmediği ifade ederek nitelikli dolandırıcılığa ilişkin delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat verilmesi istedi.
Mahkeme de Anar Alizade ile Ali Kemal Çelikten, Mehmet Ercil ve Alaattin Aykaç hakkında beraat kararı verdi.
Mubariz Mansimov’un avukatlarının yanı sıra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da mahkemenin kararına itiraz etti.
13 Temmuz 2021’de İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderilmek üzere İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne Cumhuriyet Savcısı Sami Şahin imzasıyla sunulan itiraz dilekçesinde, verilen karanın eksik inceleme sonucu verildiği bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığı vurgulandı.
Savcı Şahin itirazında, sanık Mehmet Ercil’in makul bir ücret ödendiği yönündeki ifadesine dayanarak verildiğine dikkat çekilerek, “tüm bu hususların uzman bilirkişilerce yapılacak inceleme ve raporlar sonucu ortaya çıkması gereken hususlar olduğu, finansal, mali ve teknik gerektiren bir konu olduğu, sadece tarafların ya da sanıkların zikrettikleri rakamlarla kanaat oluşmasının mümkün olmadığı” vurgulandı.
Savcı Sami Şahin itiraz başvurusunda ayrıca “İlk başta yüzde 10 hissesi bulunan Mustafa Ergen isimli küçük ortağın hissesinin daha sonra sermaye artırımı ile yüzde 1’e düşürüldüğü, ancak devir esnasında bu oranın yüzde 10 olarak sanık aleyhinde hesaplandığı yönündeki iddialar bakımından katılanın yanıltıldığına dair hile ve desise bulunup bulunulmadığı hususunun bilirkişi raporları ile açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirilmiştir” dedi.