A3 Haber

Merkez Bankası, yılsonu enflasyon tahminini yüzde 12.2’den yüzde 14.1’e çıkardı

Temmuz 29
10:42 2021

Merkez Bankası, yılsonu enflasyon tahminini yüzde 12,2’den yüzde 14.1’e çıkardı. 2022 enflasyon tahmini ise yüzde 7,5’ten yüzde 7,8’e yükseltildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, yılın üçüncü enflasyon raporuna ilişkin sunum yaptı. TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun konuşmasından satır başları:

  • Aşılama para ve maliye desteğiyle toparlanmaya devam ediyor. Aşılanma oranlarının yüksek seyrettiği ülkelerde kaldırıldı.
  • Sosyal kısıtlamalar aşılamalarda ilerleme kaydedenlerin iktisadi faaliyette daha güçlü performans sergiliyor.
  • Öncü göstergeler hizmetler sektörünün de imalattaki toparlanmaya eşlik etmeye başladığını gösteriyor. Küresel ekonomi genele yayılan iyileşmeyi gösteriyor.
  • Emtia fiyatlarında ortalamalarda artış olsa da yakın dönemde tarımsal emtiada düşüş enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarını farklılaştırdı. Enerji fiyatları mayıstan itibaren tekrar artış kaydetti. Toparlanmada emtia fiyatlarında görülen artışlar hızla artan talebe üretimin yanıt verememisi lojistik kısıtlardan kaynaklandı.
  • Uluslararası emtia fiyatları artışları ertelenmiş talep ve arz kısıtları gelişen gelişmiş ekonomilerde talep kaynaklı artıyor.
  • Küresel piyasalardaki gelişmelerin gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarında görüyoruz. Çin hariç ilk yarıda gelişmekte olanlardan portföy çıkışları görüldü. Ne zaman normalleşeceğine yönelik tahminler finansal piyasalar üzerinde etkili olmayı sürdürecek.

“İkinci çeyrek büyüme, baz etkisiyle oldukça yüksek gelecek”

  • Toparlanma salgından en çok etkilenen hizmetlerde daha hızlı olsa da faaliyet haziran itibariyle salgın öncesi seviyelerin hala altında.
  • Yüksek frekanslı veriler büyümenin baz etkisiyle oldukça yüksek oranda gerçekleşeceğine işaret ediyor.
  • İkinci yarıda büyümeye devam edecek talepteki dengelenme cari denge istihdam üzerindeki olumlu etkilerden ötürü önem arz ediyor.
  • Otomotivde güçlü ihracat performansı cari dengeye katkı veriyor. İthalat ikinci çeyrekte daha ılımlı seyir izledi. Fiyat hareketlerinden arındırıldığında dış ticarette reel olarak dengelenme olduğunu görüyoruz. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2011 yılından bu yana artarak yüzde 85-90 seviyelerine ulaştığını görüyoruz. Bu gelişmenin cari açıktaki yapısal iyileşmesini finansal istikrar açısından memnuniyetle karşılıyoruz. Cari dengede ikinci çeyrekte iyileşme başladı sıkı para politikası olumlu etkiliyor. İhracattaki güçlü artışın yanı sıra aşılamadaki ivme turizmle yılın geri kalanında cari işlemlerin fazla vermesini bekliyoruz. Altın ithalatının tarihsel ortalamanın altına inmesi de belirleyicilerden biri oldu. Önümüzdeki dönemde dış finansman ihtiyacını azaltarak ülke risk primini olumlu etkileyecek.

Kısa vadeli dış borç istatistiklerinde revizyon

  • Kısa vadeli dış borç istatistiklerinde revizyon yapacağız. Brüt dış borç uluslararası yatırım pozisyonu ödemeler dengesi revizyon kapsamında en önemli geliştirme vadeli ihracat alacak ve borçların firmalardan doğrudan raporlama yoluyla derlenmesi olacak. Reel sektörün dış finansman ihtiyacına yönelik değerlendirmeye katkı sağlayacak. Sonuçları 19 ağustosta kısa vadeli dış borç istatistikleriyle birlikte paylaşacağız.

Enflasyonun seyri

  • Talep koşulları daha ılımlı iken emtia fiyatlarındaki yükseliş kurdaki yükseliş enflasyon görünümünü olumsuz etkiledi. Nisan ve mayısta tahminlerle uyumlu gerçekleşti ancak haziranda kontrollü normalleşmenin etkisiyle tahmin aralığının üst sınırına yaklaştı. Artışta temel mal enerji gıda grupları belirleyici olurken hizmetlerin katkısı sınırlı oldu. Vergi yönetilen yönlendirilen eşel mobilin etkisiyle bu dönemde enflasyonu sınırlayıcı yönde oldu. Çekirdek temel mal grubu ve gıda öncülüğünde yılın ilk çeyreğinde yükseldi. Çekirdek göstergeleri ve alt grupların ana eğilimlerinin bir miktar son dönemde düşüş gösterse de yüksek seviyeyi korudu.
  • İkini çeyrekle uyumlu olarak toplam talebin eğilim üstü daha ılımlı seviyelere yakınsayacağını düşünüyoruz. Finansal koşullardaki sıkılaşmayla iç talep zayıfladı. Nisan enflasyon raporundan daha güçlü seyretti.

Enflasyonu düşürmek için tek başına para politikası yeterli değil

  • Emtianın genel seviyesi yükseldi. Diğer yandan küresel ölçekte devam eden arz kısıtları üretim darboğazı taşımacılık maliyetinde artış gelişmiş ve gelişen ülkelerde üretici fiyatlarının artmasına neden oluyor. PMI verileri tedarik kısıtlarını devam ettiğine işaret ediyor. Yılın ikinci çeyreğinde enflasyon beklentilerinin seyrine bakıldığında beklentilerin arttığını görüyoruz. Piyasa bazlı enflasyon beklentileri bir miktar gerilese de tarihsel ortalamaların üzerinde. Enflasyon tahminlerine ulaşma beklentileri yönetmede temel araç para politikasıdır. Enflasyonu düşürmek için tek başına para politikasının yeterli olmayacağını gösterdi. Düşürmekle kalıcı enflasyona ulaşmak için toplumsal mutabakat ortak çaba önem taşıyor.
  • Petrol fiyatlarında toparlanmanın getirdiği talep kaynaklı yükseliş yukarı yönlü güncellendi. Varsayımlarımızı petrol bu yıl için 64,4 dolardan 69,6 dolara; 2022 için 61.9 dolardan 69.4 dolara yükselttik.

Enflasyon tahminine 1.9 puanlık revizyon

  • 2021 yıl sonu enflasyon tahmini 1.9 puanlık günçcellemeyle yüzde 14,1’e yükselttik. TL cinsinden ithalat ve gıda fiyatlarındaki varsayımlarındaki güncellemeler, 0.8 ve 0,.5 puan arttırdı. Yönetilen yönlendirilen fiyatlar ise elektrik ve doğalgaz artışıyla 0.3 puan yükseltti. Ana eğilimdeki artış 0.2 puan yukarı yönlü katkıda bulunurken çıktı açığındaki güncelleme 0.1 puan yukarı çekti.
  • Enflasyon yaz aylarında yönetilen yönlendiren ithalat fiyatları oynak bir seyir izleyebilir. Para politikası duruşumuz bu oynaklıkların ana eğilime yansımayı engelleyecek sıkılıktadır. Faaliyetin geçici olacağı enflasyonun yılın son çeyreğinde belirgin düşeceğini gösteriyor. Kısa vadede belirleyici olan unsurların üçüncü çeyrekten itibaren etkisini yitirmeye başlayacağı ve son çeyrekte yavaşlayacağını tahmin ediyoruz. Yüksek seviyeler enflasyonda kalıcı düşüş gösteren oluşana kadar sıkı duruşun kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini gösteriyor.