A3 Haber

Azerbaycan’ın Peker’i: SOCAR’ın eski güvenlik şefinin itirafları dudak uçuklatıyor

Azerbaycan’ın Peker’i: SOCAR’ın eski güvenlik şefinin itirafları dudak uçuklatıyor
Eylül 02
07:42 2021

Ruslan Celilov.
Uzun yıllar Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR’ın güvenlik şefi olarak görev yaptı.
Daha sonra haksız işten atıldığını iddia ederek itiraz etti.
Celilov işten çıkarıldıktan sonra girdiği mücadelede başının sürekli dertte olduğunu söyledi.
Tehditler aldığını da söyleyen Ruslan Celilov sonunda konuşmaya başladı.
Azerbaycan’ın Sedat Peker’i desek yanlış olmaz.

Ruslan Celilov geçtiğimiz günlerde Fransa’da yaşayan Azerbaycan kökenli blogger Mahammad Mirzali’nin Made In Azerbaijan adlı Youtube kanalına konuştu.
Mahammad Mirzali de ilginç bir isim.
27 yaşındaki Mirzali Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve çevresiyle ilgili “yolsuzluk” videoları paylaşması nedeniyle 2016’da Azerbaycan’dan kaçmak zorunda kalmış.
2020 Ekim ayında kimliği belirsiz kişiler Mirzali’ye ateş açmış ama zarar verememiş.
2021 Mart’ında ise Fransa’nın Nantes şehir merkezinde altı kişi tarafından saldırıya uğrayan Mahammad Mirzali, 16 kez bıçaklanarak ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı.

Biz dönelim itiraflara.
Uzun yıllar Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR’ın güvenlik şefi olarak görev yaptıktan sonra işten çıkarılan Ruslan Celilov,
SOCAR Başkanı Rövneg Abdullayev başta olmak üzere üst düzey yönetimin tepeden tırnağa yolsuzluğa bulaştığını iddia eden Celilov, SOCAR’ın tepe yönetiminin bugüne kadar şehit yakınlarını, gazileri dövdürmek ve insanların işyerlerine el koymak gibi çok sayıda hukuksuz işlere imza attığını savundu.
Celilov, kendisinin de “ekmek parası” kaygısıyla bu işlerde görev aldığını ve bu şekilde çok kişinin kanına girdiklerini itiraf etti.
Bedava “kahve” dağıttı mı ya da Azerbaycan’da siyasetçilere “ayda on bin dolar” verdi mi şimdilik bilmiyoruz.
Celilov da yaptığı kirli işleri “ekmek parası” diyerek savunduğuna göre vardır bildiği.

Ruslan Celilov’un itirafları arasında en dikkat çekeni ise artık Türkiye’nin yakından tanıdığı Azerbaycan kökenli iş insanı Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) ile ilgili.
Katıldığı yayında SOCAR Başkanı Rövneg Abdullayev’in Türkiye’de yaşayan iş insanı Mübariz Mansimov’a da büyük bir düşmanlık beslediğini vurgulayan Ruslan Celilov, onun emriyle 6 kişilik özel bir ekibin Mansimov’un evine zorla girip, bir “senet” aradığını söyledi.
Celilov, anlattıklarının bildiklerinin “küçük bir kısmı” olduğunu iddia etti.
Ruslan Celilov’un itirafları arasındaki kimi “özel hayat” kapsamına girdiğini düşündüğüm konuilara hiç girmeyeceğim.
Celilov’un itiraflarını izlemek isteyenler videonun tamamını BURADAN izleyebilirler.

Celilov’un SOCAR Başkanı Rövneg Abdullayev’in emriyle altı kişilik özel bir ekibin Mubariz Mansimov’un (Gurbanoğlu) evine zorla girip, bir “senet” aramasını söylemesi dikkatimi çekti.
Konuyu doğrulatmak için Mubariz Mansimov’a (Gurbanoğlu) yakın isimlere ulaştım.
Ne yazık ki olay doğruydu.
Tek bir farkla.
Söylenen altı kişilik özel ekip Mubariz Mansimov’un (Gurbanoğlu) evine gitmişti.
Kapıdaki korumayı etkisiz hale getirerek eve girmişlerdi.
Ama sözü edilen ev Türkiye’de değil Azerbaycan’daydı.
Üstelik de boştu.
Yani zorla eve girenler eli boş dönmüştü.
Evin boş olması elbette işlenen “suçu” hafifletmiyor.

Ruslan Celilov’un anlatımı ile Mubariz Mansimov’un (Gurbanoğlu) evinde altı kişi “senet” aramıştı.
Bence bu konu önemli.
Çünkü senet aradıklarını düşünmüyorum.
Aradıklarının Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) ile SOCAR arasında yapılan bazı anlaşmalar olduğunu, burada yazılanların da Avrupa’da Socar aleyhine açılan davalar için “önemli deliller” olduğunu düşünüyorum.
Bu konunun ayrıntılarını Celilov’un yeniden dillendireceğini düşünüyorum.

Ruslan Celilov’un itirafları özellikle de 2010’dan sonra Mubariz Mansimov’a (Gurbanoğlu) sadece Türkiye’de değil, Azerbaycan’da da nasıl bir “tezgâh” kurulduğunu gösteriyor.
Yalıkavak Marina’ya çökmek, Mubariz Mansimov’un (Gurbanoğlu) petrol taşımacılığından dışlanması, sözleşmelerinin iptal edilmesi, örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklanması, kiralık katil tutularak suikast düzenlenmeye çalışılması, bunların sadece Türkiye’de değil Azerbaycan’da da paralel şekilde gelişmesi tesadüf mü?
Bir tek “büyük abi” Rusya’yı göremedik şimdilik.
Onun da bütün bu olayların “planlamasını” yaptığını düşünmek saflık olmaz.

Edindiğim bilgiler, Ruslan Celilov’un anlatımının devam edeceği yönünde.
Endişem ise yaşadığı ve tanıklık ettiklerinin “ne kadarını” anlatacağı.
Eğer o da Sedat Peker gibi “işine geleni” anlatırsa demokrasi pek bir şey kazanmaz.
Ya da hiç belli olmaz.
O da derdini canlı yayın yerine “Twitter” üzerinden anlatabilir.
Bize de yine yazdığı bulmacaları çözmek düşer.