A3 Haber

A3 Haber Genel Yayın Yönetmeni Gençel, Nükhet Hotar’ın talimatıyla düzenlenen saldırıyı ve gözaltı sürecini anlattı

Eylül 27
18:00 2021

A3 Haber Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Gençel, geçen hafta Twitter’daki bir paylaşımından dolayı gözaltına alınmıştı. Gençel, yaşanan süreci SON Mühür TV’de anlattı.

A3 Haber Merkezi | Yaşadığı sürecin 2013’te başladığını belirten Gençel, o dönem kaleme aldığı bir yazı dizisinden dolayı, AKP’nin eski genel başkan yardımcısı, DEÜ rektörü Nükhet Hotar tarafından şikayet edildiğini, ertesi gün evinin “bir fotoğraf” için arandığını dile getirdi. Gençel, “Büroda darp edildim. Nükhet Hotar’ın yaptırdığını düşünüyorum. Bir gün sonra çevreden kayıtları toplamaya çalıştık. Bir esnafta vardı görüntüler fakat Nükhet Hotar’la probleminiz varmış veremeyiz dediler. Soruşturma açtırdık sonuç çıkmadı. O arada Nükhet Hotar’la dava sürdü. 2017’de bunlar kapandı” dedi.

2019 başlarında, organize suç örgütü sanığı Serkan Kurtuluş’un tweetler paylaşarak saldırı sürecine dair itiraflarda bulunduğunu anlatan Gençel, Kurtuluş’la iletişime geçtiklerini şu sözlerle anlattı:

  • Serkan Kurtuluş “FETÖ Bbrsası”, Okan Batur, Nükhet Hotar, Ahmet Kurtuluş hepiniz yargılanacaksınız diye tweet atıp beni de menşınlıyor. Anlam veremedik. Serkan Kurtuluş’un kız arkadaşı Ilgın Şentürk mahkeme tutanağında, benim Serkan Kurtuluş tarafından darp edildiğime dair açıklama yapmış. “FETÖ borsası” davasında yargılandı ama kaçak kendisi. Serkan Kurtuluş’un Gürcistan’da olduğunu öğrendik. Serdar Öztürk’le birlikte ulaşmaya çalıştık. Adam sürekli tweet atıp Kudret Dikmen, Okan Bato, Nükhet Hotar’a yargılanacaksınız diyordu. Biz Twitter üzerinden bağlantı kurduk kendisiyle. Arjantin cezaevinden telefonla söyleşi yaptık. Bu söyleşinin tüm kayıtları A3 Haber’de mevcut. Bize, beni nasıl darp ettirdiklerini, Nükhet Hotar’ın talimatlarını, Ahmet Kurtuluş’un rolünü anlattı. Arabamı bombalatmak istediklerini söyledi. “FETÖ borsası” kimden ne kadar para aldı gibi, bir başka Türkiye, bir başka İzmir fotoğrafı çizdi bize. İlginç bir röportajdı.
  • AKP İzmir il başkan yardımcısı Ahmet Kurtuluş tutuklanmıştı. Etkin pişmanlıktan yararlanarak, ev hapsine girdiğinde, evde polis gözetiminde öldürüldü. Büyük bir ihtimalle pişmanlıkta söyleyecekleri için öldürüldüğü kanısındayım. Öldüren Erzurumlu bir kuaför çıktı. Bir gün içinde Ahmet Kurtuluş’u öldürdüğünü söyledi, bu konuda soru işaretleri var. Biz Serkan Kurtuluş’un bu açıklamalarından sonra suç duyurusunda bulunduk.

“Savcılık suç duyurusunu dikkate almadı”

  • Bana yönelik saldırıyla ilgili suç duyurusunda bulunduk. Savcılığın sorgulamak için kimseyi çağırmadı. Serkan Kurtuluş’un kız arkadaşını, Nükhet Hotar’ı, tapelerde ismi geçen Kudret Dikmen’i çağırmadılar. Polis müfettişi şu an Ankara’da kendisi. Ahmet Kurtuluş’un şoförü Ufuk Gürbüz, 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeni ifade verdi, beni Nükhet Hotar’ın dövdürdüğüne dair. Fakat savcı, soruşturmaya gerek yoktur dedi. Bir üst mahkeme de aynı yanıtı verdi. AYM’ye başvurduk geçen hafta, sosyal medyada duyurduktan sonra yazdıklarımdan dolayı beni gözaltına aldılar.
  • Nükhet Hotar beni öldürtmek istedi, delilleri var, ifadeler ortada, bunun hakkında soruşturma açılmasını istiyorum. Benim yazdığım bir cümleden dolayı beni gözaltına alıyorlar. Adliyede sürünüyorsunuz. Böyle bir süreç yaşandı. Biz, AYM’den sonra Türkiye’deki yasal süreci tamamlamış oluyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağız. Her şey açık ve net, tüm taraflarıyla biliniyor. Türkiye’de yargı pek hareket etmiyor. Türk yargısı adım atabilir ama siyasi iktidarın değişmesine bağlı. Hakaret suçuyla gözaltına alındım. Savcılık, cinsel taciz diye ortaya koydu. Mahkeme ise savcılığın çok ciddi bir yanlış içinde olduğunu vurgulayan bir karar verdi. Paylaştığım tweetin en fazla hakaret olabileceğini vurguladı. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım. Senaryosu belli bir oyun gibi, kimin ne karar vereceği, kimin ne açıklayacağı belli. Ona göre hareket ediliyor.
YouTube video

İzmir ve yerel basın

Gazeteciliği icra etmenin giderek zorlaştığının altını çizen Gençel, ücretlerin çok düşük, alanların çok dar olmasından yakındı. Birçok gazete ve televizyonun web üzerinden yayına başladığını dile getiren Gençel, sözlerini şöyle sürdürdü:

  • İzmir’de maalesef yatırımlar olmuyor. İstanbul, bu anlamda metropol. İzmir’in dinamiğini kazanması için silkinmesi gerekiyor. 2000’lere kadar yerel medyanın güçlü olduğu iki kent vardı: Bursa ve İzmir. Bursa, İstanbul’a yakınlığından ve sanayinin gelişmesinden bu günlere kadar yerel yapıyı korudu. Çok zor. 1989’dan beri gazetecilik yapıyorum. Giderek zorlaşıyor. Mali anlamda giderek zorlaşıyor. Gazetecilerin ücretleri çok düşük, alanlar çok dar. İki-üç kanal dışında bulamıyorsunuz. Çoğu web üzerinden yayın yapıyor. Büyük yatırımlar olmuyor. İstanbul bu anlamda metropol. İzmir yaşlanma kültürü açısından bakıldığında emekli kenti olmaya başladı. Değişmesi gerekiyor. Sessiz sakin kente gelip yaşamayı tercih ediyorlar. Bunun aşılması dinamiğinin kazanması gerekiyor. 1950’lerden 2000’lere kadar yerel medyanın güçlü olduğu iki kent vardı Bursa İzmir. Bursa, İstanbul’a yakınlığından ve sanayiden dolayı yerel yapıyı devam ettiriyor. İzmir’de yatırımın çok az olmasından dolayı atılım yok. Yerel medyada geriye düşüş söz konusu. Yüzyıllık çınar var Yeni Asır gibi. Türkiye’de hiçbir gazetenin o kadar yaşı yok. Son dönemi ortada. Zor yerel basında çalışmak.
  • Belki yeni farklı mecra yaratılabilir. Beş sene önce de kimse sosyal medyayı öngöremezdi. Farklı tarz gazetecilik gündeme gelebilir. Zaman hızlı akıyor. Nereden tutacağını görmek gerekiyor. Birçok gazete baskı gazetesini durdurdu. E-gazeteye kayma söz konusu. Farklı teknolojiyle karşımıza gelebilir.