A3 Haber

Gezi ve çArşı davaları: Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı verildi

Gezi ve çArşı davaları: Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı verildi
Ekim 08
10:52 2021

Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 2017’den beri tutuklu bulunan Osman Kavala dahil 16 kişi ve Beşiktaş futbol takımı taraftar grubu çArşı’nın 35 üyesi bugün ilk kez birlikte Çağlayan Adliyesi’nde hakim karşısına çıktı. Birleştirilen Gezi ve Çarşı davasında Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 26 Kasım’da görülecek.

Bugün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmada Çarşı grubu ile birlikte 52 kişi hâkim karşısına çıkacak. 09.45’te başlaması gereken duruşma, SEGBİS sorunu nedeniyle bir saat ertelendi.

Duruşmadan önce Taksim Dayanışması adına bir basın açıklaması yapıldı. Adliye önündeki basın açıklamasında, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP milletvekilleri Zeynel Özen ve Zübeyde Gülüm, Sol Parti Parti Meclisi üyesi Alper Taş, Gülsüm ve Sami Elvan ile uluslararası kurum temsilcileri ve hak savunucuları katıldı.

Taksim Dayanışması adına Akif Burak Atlar’ın okuduğu basın açıklamasında, Gezi Direnişi’nin anayasal bir zeminde gerçekleştiği yargı kararlarıyla iki kez tescil edilmesine rağmen, Gezi’nin tümüyle mesnetsiz iddialarla üçüncü kez yargılanmak istendiği vurgulandı.

Açıklamada şöyle denildi:

Gezi’yi kirletemezsiniz! Gezi Direnişi’ni suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz! Gezi Direnişi’ni bir kez daha yargı marifetiyle karalama çabanız beyhudedir! Gerçekleri çarpıtmanıza izin vermeyeceğiz! Sipariş senaryolarınızla, milyonlarca insanın, demokratik hak ve talepleri için, parklarda, meydanlarda, sokaklarda; özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz!

2017 yılından bu yana, somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor. Yeryüzündeki tüm renklere sahip çıkan Gezi Direnişi’nin siyah ve beyazı olan Çarşı ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz! Çünkü haklıyız: Dayanışma, paylaşma, emek, yargılanamaz.

Davanın derhal geri çekilmesi, kurgu ithamlarla yargılanmak istenenler hakkındaki iddiaların düşürülmesi ve somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala’nın serbest bırakılması istenen açıklamada, “Gezi Direnişi bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve adalet umududur. Gezi’yi suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştürmenize asla izin vermeyeceğiz! Biliyor ve inanıyoruz ki: Gezi hep haklı! Gezi umuttur, umut yargılanamaz!

Ne olmuştu?

Her iki dava da beraat kararıyla sonuçlanmış, ancak beraat kararları bozulup sanıkların yeniden yargılanmasına hükmedilmişti. Gezi Parkı davası kapsamında Kavala’nın tahliyesine hükmedilmişti ancak Kavala cezaevinden çıkamadan tekrar gözaltına alınıp yeniden tutuklanmıştı. Tahliye kararı veren heyet hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu inceleme başlatmıştı.

15 Haziran 2021’de Gezi davasına bakan İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mahmut Başbuğ, hak savunucuları ve taraftarların davasının birleştirilmesini istemişti. Bunun ardından Başbuğ, çArşı davasına bakan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin geçici başkanı olarak görevlendirilmiş ve 2 Ağustos 2021’de kendi talebini onaylayıp dosyaları birleştirmişti.

22 Eylül’de de İstanbul başsavcılığı davaya özel bir atama yapmıştı. Başsavcı Şaban Yılmaz imzalı bilgilendirme yazısında savcı Edip Şahiner’in İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki görevinin yanı sıra İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde çArşı grubu üyelerinin davasıyla birleştirilen Gezi Parkı davasında da görevlendirildiği belirtilmişti. Şahiner, Gezi davasında verilen beraat kararlarına itiraz eden savcıydı.

Gezi Parkı direnişine ilişkin aralarında Osman Kavala, Can Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı ve Mehmet Ali Alabora’nın da bulunduğu 16 kişinin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan yargılandığı dava, 18 Şubat 2020’de karara bağlanmıştı. Osman Kavala’nın da aralarında olduğu dokuz kişinin beraatına, firari sanıkların ise dosyalarının ayrılmasına karar verilmişti. Savcılık yerel mahkemenin kararını istinafa taşımıştı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi de 22 Ocak 2021’de Osman Kavalı’nın da aralarında bulunduğu dokuz sanığın beraat kararını bozmuştu. Bunun üzerine 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi 28 Nisan 2021’deki duruşmada, yakalamalı sanıklar Can Dündar, Mehmet Ali Alabora, Ayşe Pınar Alabora, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu ve İnanç Ekmekçi’nin dosyanın da ana davayla birleştirilmesine karar vermişti.

Öte yandan Osman Kavala ve hakkında yakalama kararı bulunan eski CIA danışmanı Henri Barkey’in Fethullahçıların 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin “anayasayı ihlal” ve “devletin gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etme” suçlarından İstanbul 36’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları dava da Gezi Parkı ana davasıyla birleştirilmişti.

Çarşı davası da bozulmuştu

Gezi Parkı direnişine ilişkin Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 kişiye, İstanbul 13’üncü Ağır Mahkemesi’nce “darbeye teşebbüs” ve “izinsiz gösteri” suçlamasından verilen beraat kararı da Yargıtay tarafından bozulmuştu. Bozma kararında davanın İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki aralarında Osman Kavala’nın da bulunduğu Gezi Parkı ana davasıyla hukuki ve fiili irtibatı bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesi yoluna gidilmesine hükmedilmişti.

“Beyanlarımız alınmadan birleştirildi”

Mahkeme başkanı usul itirazı olup olmadığını sordu. Avukat Ali Rıza Dizdar, “Biz Çarşı davası olarak bilinen ve bilhassa kadın, çocuk ve insan hakları konusunda duyarlı olan müvekkilerimizi temsil ediyoruz. Dosyaların birleştirilmesi usul hukukuna aykırıdır” dedi. Dizdar şöyle devam etti: “Sizin olmadığınız bir günde, adli tatilde, bizim yazılı beyanlarımız yokken ve bu dosya ile birleştirilmesi istenen dosyadaki deliller de bilinmeden birleştirildi. Biz Çarşıyı mı anlatacağız, onlar ne anlatacak? Sonra Çarşı her şeye karşı.”

“Mahkeme istiareye mi yattı”

Çarşı avukatlarından Ömer Kavili ise, “Savunma avukatlarına birleştirme talebiyle ilgili beyanlarını sordunuz. Diğer mahkeme buradan dosya istedi mi? Yok. Diğer mahkeme istiareye mi yattı? Bu doğrudan doğruya siyasi bir müdahale olduğu izlenimi veriyor” dedi.

Kavili şöyle devam etti: “Osman Kavala bir onurdur. Onun ne ilgisi var Çarşı davasıyla? Bizim beyanda bulunmamız için hakim sıfatıyla bizden görüş isteyebilmeniz için önce dosyadaki delillere erişim hakkı sağlamanız gerekir.”

Duruşma avukatlar tek tek söz alarak usule itiraz ediyor.

“Hem hukuksuzluk hem işkence”

Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar, “Müvekkilim açısından dosyaların ayrılmasını talep ediyorum. Hem Çarşı hem diğer davada şahıs ve olay yönünden hiçbir bağlantı yoktur. İki dava birbirinden tamamen ayrıdır. Müvekkilim için 52 kişinin yargılanacağı birbirinden farklı üç olayla yargılamaya gidiliyor. Bu hem hukuksuzdur hem de işkencedir” dedi.

Talepler reddedildi, Çarşı avukatları salonu terk etti

Taleplere ilişkin görüşü sorulan duruşma savcısı, dosyaların ayrılması yönündeki taleplerin reddine karar verilmesini istedi. Talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, bozma ilamlarının içeriği, bozma ilamına uyulmaya karar verilmiş olması, celse arasında birleşmeye onay verilmiş olması nedeniyle dosyaların ayrılmamasına karar verdi. Çarşı Davası sanıklarının avukatları salonu terk etti.

“Gezi onurumuzdur”

Sanıklarının savunmalarına geçildi. Sanık Mücella Yapıcı iddianameyi kabul etmediğini belirterek “Ben aynı iddianameyle iki kere yargılandım, beraat ettim, beraatim kesinleşti. Sonra aynı iddianameyle tekrar yargılandım, tekrar beraat ettim. Davaları bu kadar karıştırarak Gezi’yi kriminalize edemezsiniz. Gezi onurumuzdur” dedi.

Sanık Can Atalay, “Biz yokmuşuz gibi bir yargılama yapılıyor. Gezi direnişi bu memleketin yaşayan bir organizma olduğunun kanıtıdır. Gezi eşitlik, özgürlük ve adalet umududur” diye konuştu. Sanık Tayfun Kahraman, “Toplum vicdanıyla verilen beraat kararına uyulmasını istiyoruz” dedi.

“Cımbızla aradınız, cımbızla bulacaksınız”

Çarşı davası sanıklarından Hakan Tezel “Suçu cımbızla aradınız, cımbızla bulacaksınız.” Çarşı sanıklarından Hüseyin Fidan “Söyleyecek bir şeyimiz yok aradığınız, bi şey varsa söyleyin biz yardımcı olalım” dedi. Mahkeme Başkanı “Böyle savunma yapacaksanız siz bilirsiniz” diye cevapladı.

“Tutukluluğumun sürdürülmesi yargısız infazdır”

Tutuklu sanık Osman Kavala, “Daha önce aralarında fiili ve hukuki bağlantı olmadığına karar verilen suçlamalar hiçbir yeni delil olmadan birleştirildi ve benimle ilgili davalar, gene hiçbir delile ve anlaşılır gerekçeye dayandırılmadan Çarşı davası ile birleştirildi. Benimle ilgili suçlamaların çarpıcı yanı, sadece herhangi bir delile dayanmıyor olmaları değildir. Bunlar mantık sınırlarını aşan komplo teorilerine dayandırılan fantastik nitelikte iddialardır” dedi. Kavala şöyle devam etti:” Sudan bahanelerle tutukluluğumun sürdürülmesi yargısız infazdır, algı yaratma çabasıdır, AİHM’in kararının etrafından dolanma girişimidir. Umarım, davaların birleştirilmesi, Türk yargısının karşı karşıya olduğu tehditlerin daha iyi anlaşılmasına vesile olur. Umarım ülkemizde bir daha böyle bir iddianame hazırlanmaz, böyle şey bir daha yaşanmaz” dedi.

Çarşı Davası ile birleştirilen Gezi Davası’nın ilk duruşması görüldü: Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi

Mahkeme, oyçokluğuyla Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 26 Kasım 2021 saat 10.00’da yapılacak.