A3 Haber

AKP’li Ünal konuştu: Adeta 18 yıl boyunca yaptıklarımızla bu salgına hazırlanmışız

AKP’li Ünal konuştu: Adeta 18 yıl boyunca yaptıklarımızla bu salgına hazırlanmışız
Ekim 30
22:08 2021

AKP’li Mahir Ünal, “Türkiye maalesef dezenformasyona maruz kalan ülkeler arasında birinci sırada. Türkiye’deki haberlerin yüzde 49’u dezenformasyon içeriyor” dedi.

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, partisinin Muğla İl Başkanlığınca Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşma yaptı. Ünal, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi salgın döneminde krizi yönetmemizde en önemli etken olmuştur. Biz adeta 18 yıl boyunca yaptıklarımızla bu salgına hazırlanmışız.” şeklinde konuştu.

Ünal, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “tek derdinin, Türk milletinin mücadelesi olduğunu” öne sürdü. Ünal kendisinin “dezenformasyonla mücadele kanunu” üzerinde çalıştığını söylerken “AB internet ortamına ilişkin iki temel kırmızı çizgi koydu. Birincisi terörle mücadele, ikincisi dezenformasyonla mücadele. Dezenformasyonun terör kadar tehlikeli olduğunun altını çizdi AB. Dezenformasyon tek başına yalan, karalama, itibar suçu değil. Dezenformasyon gerçekle yalanın ayırt edilemez hale gelmesidir. Bugün Türkiye’de öyle bir iklim oluşturdular ki Türkiye maalesef dezenformasyona maruz kalan ülkeler arasında birinci sırada. Türkiye’deki haberlerin yüzde 49’u dezenformasyon içeriyor.” dedi.

Son olarak mecliste kabul edilen tezkerenin “Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ve sınır güvenliğini sağlamak için” gerektiğini iddia eden Ünal, “2019’da bu tezkereye evet diyen CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu 2021’de bu tezkereye hayır dedi. Çünkü HDP dedi ki ‘2023 seçimlerini düşünüyorsan eğer tezkereye hayır diyeceksin.’ Bunlar da çıktılar, tezkereye hayır dediler. Bunu da dezenformatif hale getirdiler. Kılıçdaroğlu çıktı dedi ki ‘biz CHP olarak kendi topraklarımızda yabancı askerlerin postallarını istemiyoruz’. Bu tezkere zaten yurt dışı için verildi. Kendi topraklarımız ve yabancı askerlerle bir ilgisi yok ama şimdi biz bunun neresini düzeltelim. İşte bu dezenformasyon ortamında gerçekle yalanın ayırt edilemediği bir ortamda arsızların sesi çok çıkıyor. Siz hakikati bulmaya çalışırken onlar bulanık suda balık avlıyorlar.” sözlerini kullandı.

Mahir Ünal, mevcut ortamda AKP üyelerine “çok daha büyük sorumluluk düştüğünü”, AKP’lilerin “hakikat savunucuları olarak doğruyu, hakikati ayakta tutmak için verdiği mücadelenin çok kıymetli olduğunu” öne sürdü.

Ünal, son dönemde AKP’yle ilgili bir “itibarsızlaştırma çalışması yürütüldüğünü” öne sürerken “Biz eğer bu ülkeyi tam bağımsız bir Türkiye haline dönüştüreceksek bunun derdini tasasını hissetmemiz gerekiyor. Öyle bir hava oluşturuyorlar ki biz sanki Türkiye’de bunca yıl hiçbir şey yapmamışız, taş üstüne taş koymamışız. Bunu dikili bir ağacı olmayan, taş üstüne taş koymayanlar söylüyor.” dedi.

Yoğun sömürü ve sağlıkta özelleştirmeyle adı birlikte anılan Şehir Hastaneleri’nin de hedef alındığını iddia eden Ünal, şöyle devam etti:

  • “Biz adeta 18 yıl boyunca yaptıklarımızla bu salgına hazırlanmışız. Şimdi dünyada tedarik zincirindeki kırılma, lojistik, erişim gibi bir çok sıkıntı yaşanıyor. 18 yıl boyunca yapılan yollar, köprüler, havalimanları Türkiye’yi adeta bölgenin lojistik üssü haline getirmiştir. Biz AK Parti olarak Türkiye’yi bir yere taşıyoruz. Bizim özgüvenimize saldırarak yaptığımız işten endişe duymamızı sağlamaya çalışıyorlar. Bu nedenle asla özgüvenimizi kaybetmeyeceğiz. Birbirimizle kol kola sıkı sıkıya verip Türkiye’yi 2023’te bunlara bırakmayacağız. Çünkü bu ülkeyi bunlara bırakamayız. Çünkü bunların bu ülkeyle ilgili ne şu kadar sevgileri var ne de hayalleri var. Bu ülkeyle ilgili hayalleri, dertleri, sevgileri olsa AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan öfkesi ve nefretiyle bu ülkeye düşmanlık etmez, bu ülkenin düşmanlarının yanında durmazlar. Bu yüzden biz sağlam duracağız. Korku, kaygı, endişe, umutsuzluk ses tonunuzdan, gözünüzden bulaşıcıdır. Ama umut, inanç, coşku, heyecan da bulaşır. Çevrenize ne bulaştırıyorsunuz buna dikkat edin. Kendimize güveneceğiz. Türkiye’ye güveneceğiz. Allah’ın izniyle 2023’te bunları son defa sandığa gömeceğiz.”

Ünal, “Biz siyaseti bin yıldan beri bu topraklarda devam eden mücadelenin ve bu milletin bize yüklediği büyük iddianın, büyük mücadelenin, büyük kavganın varisleri olarak yapıyoruz. Bu siyaset 1950’de ‘söz de karar da milletindir’ diyen Adnan Menderes’in siyasetidir. Bu siyaset Türkiye’yi yüceltme mücadelesi vermiş Alparslan Türkeş’in, Necmettin Erbakan’ın, Turgut Özal’ın tam bağımsızlık mücadelesidir. Bu millet bu mücadeleyi bugün Recep Tayyip Erdoğan ile devam ettiriyor.” dedi.

“Siz 20 yıl boyunca Afganistan’da ne yaptınız?”

10 büyükelçinin ortak açıklamasına da değinen Ünal şöyle konuştu:

  • “Buradan onlara sormak lazım, siz demokrasi, insan hakları ve hukuk konusunda bu kadar hassassanız, dünyada her yıl milyonlarca çocuk, milyonlarca insan aç, mazlum ve ölümle yüz yüze geldiğinde bir kez olsun sesinizi çıkardınız mı? Siz 20 yıl boyunca Afganistan’da ne yaptınız? 20 yıl sonra Afganistan’dan ayrılırken, dünya görmek istemediği sahnelere şahit oldu. İnsanlar uçakların tekerlerinden düştü. Siz madem insanlığı ve insanlığın üzerinde yükseldiği değerleri, hakkı, adaleti, demokrasiyi, insan haklarını savunuyorsanız neden insanlar ölüyor?”

Ünal şöyle devam etti:

  • “Neden insanlar zulüm altında? Neden Afrika sömürgeleştiriliyor? Bunun hesabını verin önce. Biz hiçbir zaman sömürgeci bir tavır takınmadık. Biz o kadar rahatız ki bizim tarihimizde ne bir soykırım, ne bir insanlık suçu, ne de bir sömürge bulamazsınız. Biz gittiğimiz her yere adalet götürdük. Osmanlı coğrafyasında, Osmanlı çekildiğinde her bir milletin kendi inancıyla, kendi diliyle, kültürüyle, folkloruyla Osmanlı tarafından korunduğunu görüyoruz. Çünkü Osmanlı insanların inançlarıyla, etnik yapılarıyla ilgilenmedi. İnancı gereği ‘dinde zorlama yoktur’ dedi ve insanları insan olarak görüp muhafaza etti. Emanet olarak gördü. Niye biz ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyoruz? Çünkü bizim asli görevimiz insanı yaşatmaktır.”