A3 Haber

DEVA, “siyasi casusluk” suçlamasıyla tutuklanan Gürcan’dan savunma isteyecek

DEVA, “siyasi casusluk” suçlamasıyla tutuklanan Gürcan’dan savunma isteyecek
Aralık 01
23:42 2021

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “siyasi ve askeri casusluk” suçlamasıyla tutuklanan partinin kurucularından Metin Gürcan’ın yabancı bir diplomattan, bir AVM’nin otoparkında, zarf içinde para almasının rahatsız edici olduğunu söyleyerek cezaevinden çıkması halinde partisinin, Gürcan’dan bu konuda savunma isteyeceğini açıkladı.

Ankara başsavcılığının 2020’de başlattığı soruşturmada 26 Kasım’da gözaltına alınan Gürcan, iki gün önce Ankara’da tutuklanmıştı.

Gürcan, büyükelçiliklere para karşılığı analiz yazdığını, herhangi bir ‘sır’ temin etmediğini söylemişti.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a konuşan Yeneroğlu, Gürcan’ın yabancı bir diplomattan, bir AVM’nin otoparkında, zarf içinde para almasının ‘siyasi etik açısından sorgulanması gerektiğini’ belirtti.

Gürcan’a yöneltilen ‘askeri ve siyasi casusluk’ suçlamasının ise ‘mesnetsiz’ olduğunu söyleyen vekil, DEVA Partisi olarak avukatları aracılığıyla hukuki destek vererek, ‘kurucularının adil yargılanma hakkını savunacaklarını’ kaydetti.

Yeneroğlu, şunları aktardı:

  • “Zaten sulh ceza hakimi de bunun farkında ki gizli bilginin temin edilmesinden bahsetmiyor. Halbuki Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 328’inci Maddesi gizli bilginin temininden bahsediyor. Suç unsuru gizli bilginin temin edilmesi, Türkiye nin aleyhine yabancı bir ülkenin faydasına bunu o ülke temsilcileri, o ülkeyle paylaşmaktır.
  • Paylaşmanın kendisinden ziyade asıl o gizli bilgi ve belgeleri temin etmektir suç olan TCK ya göre. Metin beyin ifadelerinde gizli bilgilerin teminiyle ilgili herhangi bir saptama yok. Dolayısıyla ortada casusluk suçlamasını gerekçelendirecek makul kılabilecek hiçbir veriye rastlamadığımızı özellikle vurgulamak gerekiyor.”

“Yargısız infaz yapılıyor”

DEVA’lı vekil, siyasi etikle ilgili hassas bir parti olduklarını belirtirken ’10 bin dolar alan siyasetçi kim’ tartışmasını anımsattı:

  • “Biz siyasi etik noktasında kendimizi başka partilerle mukayese etmeyiz. Burada bir siyasetçinin ayda bir suç örgütü liderinden 10 bin dolar alması İçişleri bakanı, Meclis başkanı tarafından bilinmesine rağmen bu konuda herhangi bir adım atılmaması siyasi etik adına o partinin ne durumda olduğunu ortaya koyar. Ülkede her türlü yolsuzluk varken bunların hiçbirinin gündeme getirilmemesi de basın ahlakına aykırıdır.
  • Dolayısıyla Metin Gürcan’la yürütülen kampanya basın ahlâkı açısından kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü Metin Gürcan’a, ajanlık-casusluk başlığı altında yargısız infaz yapılıyor. Bu basın ahlâkı açısından kabul edilebilir değildir. Yani masumiyet karinesini yok sayarak kişinin lekelenmeme hakkı yok sayılarak bir linç kampanyası yürütülüyor.”