A3 Haber

TBB’de kritik seçim: Feyzioğlu hayatının en büyük “hata”sını açıkladı

TBB’de kritik seçim: Feyzioğlu hayatının en büyük “hata”sını açıkladı
Aralık 04
16:31 2021

Yaklaşık 150 bin avukatın kayıtlı olduğu Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) Olağan Genel Kurulu bu hafta sonu yapılacak. Başkanlık için Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan ile mevcut başkan Metin Feyzioğlu aday oldu.

Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) 36. Genel Kurulu, Avukat Özdemir Özok Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılıyor. Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan ve mevcut başkan Metin Feyzioğlu’nun aday olduğu kongrede, çoklu bora yasası yapılan değişiklikle Ankara, İstanbul ve İzmir barolarının delege sayısının azaltılması sonucu Anadolu barolarından gelen delegelerinin oyu yeni TBB Başkanını belirleyecek.

Genel kurulun yapılacağı salona sadece delegeler alındı. Basının pandemi gerekçesiyle Genel Kurul’un yapılacağı salona girmesine izin verilmezken, “Genel kurul salonu pandemi önlemleri nedeniyle sadece TBB delegelerine ayrılmıştır. Genel Kurul, görüntülü ve sesli olarak kongre merkezimizin pek çok yerinde kurulu sistemler vasıtasıyla takip edilecektir” uyarısı yazılı olarak yapıldı. Basına Feyzioğlu ve Sağkan’ın konuşmalarının servis edileceği belirtildi.

Genel kurul Birlik Başkanı Metin Feyzioğlu’nun konuşmasıyla başlayacak. Çalışma raporu, bilanço, gelir- giderler ile denetim kurulu raporları okunacak. Gelen önergelerin görüşülmesinin ardından Birlik Başkanı Feyzioğlu adaylık konuşmasını yapacak.

Anadolu baroları belirleyici olacak 

Çoklu baro yasasıyla birlikte TBB Genel Kurulu’nda oy hakkı bulunan delege sayısı da düştü. Seçimlerde eskiden 477 delege oy kullanırken, yeni düzenlemeyle bu sayı 348 olarak belirlendi. Daha önce delege sayısı 137 olan İstanbul Barosu 13 delegeye, 53 olan Ankara Barosu delege sayısı 7’ye, 30 olan İzmir Barosu delege sayısı ise 5’e geriledi. Geride kalan 78 baroya ise 3’er delege seçme hakkı tanındı. Ayrıca 82 baronun başkanları doğal delege olarak oy kullanırken, görevdeki TBB Başkanı ve eski başkanların da oy kullanma hakkı var.

Delege sisteminde yapılan bu değişiklikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi baroların etkinliği azaltılırken, avukat sayısı düşük olan Anadolu baroları güçlendirilmiş oldu. Böylece Anadolu barolarının tavrı seçimde önemli rol oynayacak.

Türkiye Barolar Birliği bünyesindeki 263 delegeden sadece 47’si kadın, 82 baronun 46’sında kadın delege bulunmuyor. 82 barodan sadece 8’inin başkanı kadın.

Feyzioğlu konuştu

Başkanlık döneminde yaptığı faaliyetlere ilişkin konuşan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, avukatlık mesleği ve hukuk devleti açısından zor süreçlerden geçildiğini ve sürecin devam ettiğini söyleyerek sözlerine başladı. TBB başkanlığına ilişkin payına düşen özeleştirileri yapmakla yükümlü olduğunu ifade eden Feyzioğlu, “Sizlerden ricam beni önyargısız, zannetmeden dinlemeniz” dedi.

“Gövdemizi taşın altına koyduk”

Meslektaşlarının derdini dert edindiğini söyleyen Feyzioğlu “Bizim anlayışımızda biliniz ki küçük baro diye bir sınıflandırma yoktur ve hiçbir zaman da olmamıştır. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren istinasız büyük küçük demeden her bir baromuz bizim için aynı değerde ve yakınlıkta olduk. Kuvvetler ayrılığını durmadan savunan bir avukatım. Hizmet dönemimizde zor süreçlerini TBB görevine geldiğimizin ertesi günü gezi olayları başladı. En zor şartlarda görev yaptık. Ülkenin kaosa sürüklenmemesi için gövdemizi taşın altına koyduk. Nerede bir acı varsa oradaydık. 15 Temmuz darbe girişiminde oradaydık. Sonucu ne olur diye beklemedik. Darbecilerin karşısının demokrasiyi savunduk. Hükümet sistemine ilişkin avukatlık kanununun bize verdiği yetki çerçevesiyle il ilçe kasaba ve köyde kuvvetler ayrılığı ve yargı güvenliği açısından sakıncasını halkımıza anlattık.  Bu koşullar hüküm sürerken TBB tamamen kapatılacaktı, barolar lağvedilecekti. Çoklu barolar düzenlemesiyle barolarda kendi üst birliklerini kuracaklardı. Yıkım projesine karşı TBB başkanı olarak sonuna kadar örgütledik ve yürüttük” dedi.

24 Şubat 2018 tarihinde Ankara’da planladıkları miting öncesinde yaşananları aktaran Feyzioğlu, “Her ilde istedikleri kadar baro kurulacak, bu barolar da kendi üst birliklerini oluşturacaktı. Bu yıkımı projesine karşı demokratik mücadele sürecini baştan sona örgütledik ve yürüttük. Sadece baro başkanlarımızla değil on binlerce meslektaşımızla, milyonlarca vatandaşımızla tek yürek olduk. Türkiye Barolar Birliği, Türkiye’dir dedik. Sadece eyleme hazırlanmadık, tüm iletişim kanallarını zorladık. Mitingi planladık. Mitingi yapmamızdan birkaç saat önce sayın başbakan beni çağırdı, itirazlarımızın duyulduğunu, kanunu değişikliğin söz konusu olmayacağını ifade etti. Bunu 24 Şubat mitinginden birkaç saat önce bu binaya davet ettiğim baro başkanlarımıza ifade ettim. Nasılsa son birlik başkanı oluyorum diye hazırladığım konuşmayı bir kenara bıraktım, makul ve uzlaşmaya açık bir konuşma yaptım. Baro başkanlarımızın bilgisiyle. Hayatımızın belki de en zor anıydı. Etkili planlama, demokratik eylem ve iletişimi kullanarak aştık” dedi.

Hayatının en büyük hatası…

Konuya ilişkin özeleştiri yapan Feyzioğlu “çoklu baro yasasına” ilişkin CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği iptal dilekçesini okudu. Feyzioğlu, “çoklu baro yasasının” Anayasa’ya uygun olmadığını,80 baro başkanıyla yaptığı toplantıda diyalog yollarını tüketmeden adım atmama kararını aktardı. Feyzioğlu, “Bazı baro başkanları Ankara girişinde yürüyüş ve Anıtkabir’e ziyaret planladı. Bu planlamaya bizleri dahil etmediler. Yürüyüş bana Ankara Barosu mensubu olmam dolayısıyla SMS ile bildirildi. Sabah yürüyüşe katılan ve katılmayan baro başkanlarımızla Anıtkabir’de tek vücut görüntü verelim görüşü hakim oldu. Tam bu sırada Eskişehir Yolu’nda haksız ve hukuksuz engelleme haberi geldi. Koştuk. Ben hayatımın en büyük hatasını yaparak, bu süreçte. Önce oraya gitmek yerine araçları durdurdum. Yönetim kurulu üyelerimiz, tamamı ve Anıtkabir’de yürüyüşe katılan baro başkanlarımızı beklemekte olan baro başkanlarımız ile birlikte Eskişehir Yolu üzerine hareket ettiler: Ben yarım saat içinde çözememe ihtimalini düşünmeden yetkili makamlarla görüşmeye gittim. Oraya intikal eden yetkili makamlara çok ağır sözler söylendi. Ben önce oraya gitmeliydim. Özeleştiri bu. Haklısınız. Bir insanı hayatında yaptığı tek bir hata ile yargılıyorsanız, ilk taşı en günahsızınız atsın. Basit bir hata değil. Ağır bir hata söylüyorum size. Ben önce çözmek için oraya gelmeli, sonra yetkili makamlarla görüşmeleri bitirmeli, sonra tekrar oraya gelmeliydim. Sabah 04.00’e kadar görüşmelerim sürdü ve 10.00 gibi oraya geldim. Bazı başkanlar beni protesto ettiler. Ne diyorsunuz diye. Dedim ki tabi kimi protesto edecekler, birlik başkanını protesto edecekler. Yalnız bırakıldılar haklıdır dedim. Keşke mevcut sayısı yüksek olan baro başkanlarımız Meclis’e gitseydi… Çoklu baronun çözüm değil vahim hata olduğunu keşke Meclis’te onlar da ifade etseydi. Neticede hepimizin yanlış bulduğu çoklu baro düzenlemesi yaşam buldu. Ama yaşama şansı önümüzdeki dönemde düşük” diye konuştu.