A3 Haber

Bilek güreşi: Avcılar Belediyesi soruşturması Türkiye’yi sarar mı?

Bilek güreşi: Avcılar Belediyesi soruşturması Türkiye’yi sarar mı?
Ocak 03
07:43 2022

Fitili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ateşledi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları sonrası ise ete kemiğe büründü.
Böylece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bakanlık müfettişleri yollandı.
İddiaların “hukuki” tarafı ayrı bir tartışma konusu.
“Hiçbir şey olmasa da bir şey oldu” mantığı bu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde müfettiş incelemesi sürerken, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Avcılar Belediyesindeki “bazı ihalelere fesat karıştırılarak kamunun yaklaşık 1 milyon lira zarara uğratıldığı iddialarına” ilişkin yürütülen soruşturmada aralarında 4 belediye çalışanının da bulunduğu 17 zanlı gözaltına alındı.
Kaynak yine İçişleri Bakanlığı.

Mahalli İdareler Kontrolörü ve bilirkişiler tarafından hazırlanan raporların savcılığa iletilmesi ile başladığı söylenen operasyonda önemli bir isim vardı.
Erkan Karaaslan.
Kimi iktidar medyası Karaaslan için “FETÖ’nün belediyeler imamı” tanımlamasını kullanıyor.
Bildiğimiz kadarı ile Karaaslan hakkında böyle bir suçtan “kesinleşmiş” bir ceza yok.
Müfettişler, Türkiye genelinde “enflasyon değeri hesaplanmamış” yaklaşık 22 milyon liralık 80 kamu ihalesini alan Erkan Karaaslan’ın şirket çalışanları ile Avcılar Belediyesi çalışanları için neden gözaltı kararı uyguladılar?

Sözü edilen ihale CHP’li Avcılar Belediyesi’nin 2015/47806 sayılı “Mali Danışmanlık Hizmet Alımı” ihalesi.
11 Mayıs 2015’de sözleşmesi imzalanan ihaleyi kazanan firma E-yöntem Eğitim ve Danışmanlık.
Kimin bu şirket?
27 Ağustos 2016’de İstanbul Maltepe Feyzullah Mahallesi Bağdat Caddesi’nde 50 bin lira sermaye ile kurulan şirketin sahibi Erkan Karaaslan.
Şimdilerde ise Ankara Çankaya Mebusevleri adresinde.
Tek sahibi yine Erkan Karaaslan.

CHP’li Avcılar Belediyesi’ne düzenlenen operasyonun basına yansıyan haber içeriklerinde önemli detaylar var.
Bunlardan ilki Türkiye genelindeki 80 kamu ihalesi tanımlaması.
Demek ki sadece Avcılar Belediyesi’nin değil, Türkiye genelindeki kimi belediyelerin ihaleleri de savcılıkların merceği altında.
Şimdilik sadece Avcılar ile ilgili dosya tamamlanmış olacak ki, oradan başladılar.

İkincisi ise gözaltına alınan kişi sayısı.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Avcılar Belediyesi’e yapılan operasyonda gözaltına alınan kişi sayısı 17.
Sadece dördü belediye çalışanı.
Geri kalanı kimler?

Gözaltına alınan 17 kişi arasında iki isim önemli.
Biri Aydın Büyükşehir Belediyesi şirketi İmar A.Ş.’nin Genel Müdürü Ümit Erkan.
Diğeri ise Aybel A.Ş.’nin eski Genel Müdürü Muharrem Şanlı.
Avcılar Belediyesi’ne yapılan operasyon ile bu iki ismin ne ilgisi olabilir?
Yoksa Avcılar Belediyesi soruşturması buzdağının görünen yüzü mü?

Peki bu operasyonlar sürer mi?
Kimi okuyucularımız anımsar.
İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan “FETÖ BORSASI” davasında Aydın Büyükşehir Belediyesi Spor Kompleksi ihalesi da var.
İddialar vahim.
Evinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren AKP İzmir İl eski Başkan Yardımcısı ve Sedat Peker’in çocukluk arkadaşı Ahmet Kurtuluş’un ifadeleri dosyalarda duruyor.
Hatta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kimi soruşturmalar için Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve üst düzey belediye yönetiminde yer alan 36 kişi hakkında soruşturma izni verdiği ortada
Ayrıca bazı konularda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da adli soruşturma başlatıldı, kiminin ise davaları sürüyor.
O yüzden operasyon bitti diyemeyiz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne gönderilen müfettişler ile İstanbul Avcılar Belediyesi’ne düzenlenen operasyon aynı aklın ürünü mü?
Kimilerine göre evet, kimilerine göre ise hayır.
Bana göre ise hem evet hem hayır.
Ortada CHP’li belediyelere yönelik “sindirme” operasyonu yürütüldüğü açık.
Ancak “algı operasyonu” ile “savcılık soruşturması” aynı şey değil.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi yaklaştıkça benzeri operasyonlara sıkça rastlayacağız.
Önemli olan “hukuki zeminde” ne yapıldığı?
Örneğin Aydın Büyükşehir Belediyesi Spor Kompleksi ihalesi soruşturmasından ne çıkar?
Kimi ilişkiler ortaya saçılırsa ne olur?
En önemlisi de iktidar bu ilişkilerin ortaya çıkmasına izin verir mi?
Verirse yandaşlarına gelecek zararı nasıl göğüsler?

Seçime giderken “bir şeyler olduğu” ya da olacağı kesin.
Kesin olmayan iktidarın kimleri gözden çıkaracağı.
Muhalefetin ise kimlerin “yutulmasına” sessiz kalacağı.
Muhtemelen “kalan sağlarla” yola devam edecekler…