A3 Haber

Kılıçdaroğlu: Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer

Kılıçdaroğlu: Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer
Ocak 24
19:15 2022

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 27 Ocak’ta gerçekleştireceği Diyarbakır ziyaretine ilişkin, “Bu ülkeye demokrasi gelecekse, bunun yolu Diyarbakır’dan geçer” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı ziyaret etti. İkili görüşmenin yanısıra kurmaylar da biraraya geldi. Görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen iki lider gündemdeki konuları da değerlendirdi.

Babacan, Türkiye’de çok sayıda sorun yaşandığını ve sorunların temelinde başkanlık sisteminin olduğunu belirtti.

Babacan, şöyle devam etti: “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’le alakalı detaylı bir çalışmanın altı siyasi partinin mutabakatıyla belli bir noktaya getirilmesi son derece önemli bir başarıdır. Bundan sonraki süreçte bunun uygulanmasıyla alakalı konuları yine beraberce çalışmaya başlamamız gerekecek. İlk seçimle parlamenter sisteme geçiş arasındaki sürecin yol haritası. Geçiş süreciyle ilgili de yine altı partinin beraberce çalışacağı sürecin başlatılmasının önemli olacağı konusunda görüş birliğine vardır. Önümüzdeki süreçte, süreç nasıl işleyecek adım adım bunun takibini yapacağız.”

Kılıçdaroğlu: Geçiş süreciyle ilgili çalışma yapılacak

Kılıçdaroğlu da görüşmenin verimli geçtiğini belirterek Babacan’ın geçiş sürecine ilişkin öneriler yaptığını söyledi. Bu sürecin önemli olduğunu vurgulayan CHP lideri, anayasa çalışmalarının sonuçlarının kamuoyuna açıklanacağını dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de nasıl bir başarı sağladıysak, yol haritasında da ciddi, tutarlı bir çalışma yapacağız” dedi.

Doğalgaz kesintileri nedeniyle sanayide üretimin aksamasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Cumhuriyet tarihinde karşılaştığımız ilk olaydır. Bu kadar vahim bir tabloyu Türkiye hak etmiyor. Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. Sorunları çözme iradesi yok. Bizim açımızdan son derece kaygı verici bir tablo. Türkiye bunu hak etmiyor.”

Babacan ise Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinde yaşanan erimeleri hatırlatarak, “Sadece döviz rezervlerini değil, aynı zamanda gaz rezervlerini de eritmişler” dedi. Kış aylarında gaz rezervlerinin dolu olmamasını eleştiren Babacan, iktidarın ülkeyi yönetemediğini savundu.

Kılıçdaroğlu, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin “TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na cumhurbaşkanlığı adaylığı teklifi götürüldü” iddiasının sorulması üzerine ise, “Açıklamasını bilmiyorum hangi haber kaynağına dayanıyor onu da bilmiyorum. Yorum yapma şansım da yok öyle bir konu da yok” demekle yetindi.

“Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer”

Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine bu hafta yapılması beklenen Diyarbakır programı ile ilgili olarak da “Ayın 27’sinde gideceğim. Diyarbakırlılara selam gönderiyorum. Şuna kesinlikle inanıyorum. Bu ülkeye demokrasi gelecekse, bu ülkede herkes kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecekse, bunun yolu Diyarbakır’dan geçer. Diyarbakırlılara bunu anlatacağım, düşüncelerimi aktaracağım. Onların sorularını da büyük samimiyetle yanıtlayacağım” dedi.

Açıklamaların ardından soru cevap kısmına geçildi.

Doğalgaz tedarikinde yaşanan sorunun altında başka bir neden yattığını düşünüyor musunuz?

Kılıçdaroğlu: İran hükümetinin açıklamasına inanmak zorundayız. Burada sorun yeni bir sorun değil aslında. Geçmişte de zaman zaman bu kesintiler oldu ama depolarımız doluydu. Sorun var olan depoların doldurulmaması. 2018 Ocak ayında var olan depolardaki gaz yüzde 73 oranında şimdi yüzde 32 seviyesinde. Niçin? O zaman liyakatli kadrolar az da olsa vardı.

Babacan: Doğalgaz depoları varken, kışa girerken, bu depoların tam kapasite kullanılmamış olması affedilebilir bir hata değil. Şu andaki sistemin yürümediğinin bir örneği daha… Stratejik depolar çok önemlidir. Eğer kışın ortasında elimizdeki doğalgaz depoları tam kapasite kullanılmamış şekilde kışa girdiysek yönetim zafiyetidir.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmalarının sonucu ne zaman ve kimler tarafından açıklanacak?

Kılıçdaroğlu: Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’le ilgili çalışmalar henüz sonuçlandı. Büyük bir uyum var önümüzdeki süreç içinde diğer genel başkanlarla da konuşacağız. Bütün genel başkanların katılımıyla sonucu paylaşacağız.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Merkez Bankası ve enflasyon açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kılıçdaroğlu: Sayın Nebati aslında hepimizin bildiği bazı gerçekleri rahatlıkla dile getiriyor. “Merkez Bankası’nın bağımsızlığı yok” diyor. Politika faiziyle ilgili söylediği, eğer bu sorun olmaktan çıktıysa diyorlardı zaten “Bu faiz doğru değil” diye o zaman sıfırlasınlar faizi. Talimat versinler, faizi sıfırlasınlar mesele de bitmiş olur.

Babacan: Yanlış zamanda yanlış iş yapmanın bedelini tüm toplum ödüyor. Vatandaşlarımız şu anda sadece sabrediyor seçim günü gelecek diye. Vatandaşlarımızda şu an pasif bir haykırış varsa bunun sebebi bir gün seçim sandığının insanların önüne geleceği beklentisi.

Üçüncü ittifak görüşmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kılıçdaroğlu: Üçüncü ittifak demokrasilerde olabilir. Demokrasinin daha sağlıklı bir zeminde ilerlemesi açısından önemsiyorum.

Babacan: Bu her siyasi partinin kendi hür, bağımsız kararıdır. Demokrasinin özgürlükler içerisinde değerlendirilmesi gereken husustur. Bizim üçüncü ittifakla ilgili herhangi bir görüşmemiz yok, çalışmamız da yok.

RTÜK’ün Tele1 ve FOX TV’ye verdiği cezaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kılıçdaroğlu: RTÜK’ün (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) bir infaz kurumu haline dönüştüğünü biliyoruz zaten. Aldıkları talimatın gereğini yerine getiren, bağımsız iradesi olmayan bir kurum yaptıkları uygulamalarda bizi haklı kuruyor. Televizyonların yayınına müdahale etme, cezalandırma yaparken sadece iktidarı eleştiren kanallara bunu verme orayı bir infaz kurumu haline dönüştürmüş durumda. Başındaki kişinin de bağımsız bir iradesi olduğunu düşünmüyorum.

Babacan: RTÜK yoluyla televizyon kanallarına verilen önemli bir kısmı aslında hükümetin elindeki denetim sopasını kendi çizgisinde yayın yapmayan kanalları yola getirme çabası olarak görüyorum. Normalde bağımsız işlemesi gereken RTÜK, sadece kararlarla işlemiyor direkt telefon ediliyor. Sorunların çözülmesi basın özgürlüğü, ifade özgürlüğüyle başlar.