A3 Haber

Kandilli’nin müdürü Prof. Özener: Belki bir saniye, belki 10 sene sonra bu deprem olacak ama “hazırız” demek iyimserlik olur

Kandilli’nin müdürü Prof. Özener: Belki bir saniye, belki 10 sene sonra bu deprem olacak ama “hazırız” demek iyimserlik olur

Kandilli’nin müdürü Prof. Özener: Belki bir saniye, belki 10 sene sonra bu deprem olacak ama “hazırız” demek iyimserlik olur
Ağustos 20
10:49 2022

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Haluk Özener, “Depremin nerede ve ne büyüklükte olduğundan öte bizim gelecek bir depreme ne kadar hazırlıklı olduğumuz önemli. Belki bir saniye, belki 10 sene sonra büyük bir deprem olabilir” dedi.

Bakırköy’de bu hafta Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği (MAGDER) ardından Bakırköy Kent Konseyi tarafından düzenlenen toplantılara katılan Prof. Özener, izleyicilere olası deprem ile ilgili değerlendirmelerini aktardı.

DHA muhabirinin sorularını da yanıtlayan Prof. Özener, Türkiye’nin tümüyle deprem riski ile karşı karşıya olan bir ülke olduğunu, bu nedenle ülkenin herhangi bir yerinde deprem olmasının sürpriz olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Prof. Özener, “Depremin nerede ve ne büyüklükte olduğundan öte bizim gelecek bir depreme ne kadar hazırlıklı olduğumuz önemli. Belki bir saniye, belki 10 sene sonra büyük bir deprem olabilir. Bingöl Karlıova’dan başlayarak 1500 kilometre Anadolu’nun kuzeyinden geçip Marmara’ya Batı’ya uzanan Kuzey Anadolu Fay hattının yanı sıra Doğu Anadolu Fay hattı ülkemizi etkisi altında bulunduran faylar” dedi.

Prof. Özener, Kuzey Anadolu Fayı’nda 1939 depreminden  sonra batıya deprem göçü olduğunu anlatırken, 1999 yılındaki 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinden bu yana 23 yıl geçtiğini hatırlatırken şöyle konuştu:

Bu fayın Marmara Denizi içinde fayın kırılmayan segmenti; yaklaşık 130  kilometrelik bir kolu var. Onun dışında Doğu’da Bingöl Yedisu segmenti bulunuyor. Bunlar, kırılmamış faylar. Doğu Anadolu Fay hattında da kırılmamış parçalar var bunların 7 ve üzerinde deprem üretme potansiyelleri var ama deprem tekrarlama aralıkları enerji biriktirme özelliklerine bağlı farklı olabiliyor. Deprem bir şekilde olacak. Toplumda herkese; sivil insanından bilim insanına görev düşüyor. Ama en önemli rol karar vericilere düşüyor. Karar vericilerin kararlı biçimde uygulayacakları politikalarla deprem kayıplarının hem can hem mal kayıplarının önlenmesi mümkün olacaktır. Ne diyoruz; ‘Afetlere karşı dirençli kentler oluşturacağız. Deprem zararlarını azaltacağız.’ Bunda en önemli rol; alacakları karar ve uygulayacakları politikalarla karar vericilere düşüyor. Şu anda en önemlisi kentsel dönüşüm. Depreme karşı zayıf, güvensiz binaları, bir an önce süratle depreme dayanıklı hale getirmek gerekiyor.

Prof. Özener, herkesin “1999’a göre kötü durumda mıyız” diye sorduğunu ifade ederken, “1999 öncesine göre tabii ki iyi durumdayız. Ama her şey bitti, mükemmel, hazır demek de çok iyimserlik olabilir. Alınan kararların politikaların süratle uygulanması gerekiyor. Deprem ile afet konusunun siyaset üstü olması gerekir. En önemlisi can. Can hiçbir zaman geri getiremeyeceğimiz bir olgu” diye ekledi. (DHA)

About Author

Ahmet

Ahmet

Related Articles

TÜM HABERLER