A3 Haber

Sayıştay raporlarının ayrıntısında ortaya çıkan sonuç: Hukuka uydurmuşlar, peki ya ahlaka?

Sayıştay raporlarının ayrıntısında ortaya çıkan sonuç: Hukuka uydurmuşlar, peki ya ahlaka?
Aralık 19
17:04 2020

Sayıştay 2019 yılında yerel yönetimlerde yaptığı incelemenin raporlarını yayınladı.
Önce yayınladı sonra kaldırdı.
Kaldırdıktan sonra düzeltti, yeniden yayınladı.
Bir sürü tartışma sürüyor.
Doğal olarak yayınlanan raporlara en büyük ilgi gazetecilerden.
İlgi çeken bölümleri okuduk, okuyoruz.
Birkaç konuda itirazım var.
Öncelikle bu raporlar 2019 yılına yani geçen yıla ait.
2020’de oluşan değişiklikler raporlarda yok.
İkincisi de kopyala yapıştır yöntemiyle yapılan haberler pek çok ayrıntının gözden kaçmasına neden oluyor.
Oysa şeytan ayrıntılarda gizli.

Sayıştay denetçilerinin bulguları önemli.
Ama o bulguların detaylarına bakmak bakış açımızı değiştirebiliyor.
Bakış açımızı değiştirecek, Sayıştay’ın İzmir Büyükşehir Belediyesi için hazırladığı 2019 yılı raporunun ayrıntılarına bir göz atalım isterseniz.

Sayıştay denetçilerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi için hazırladığı raporun 34. sayfasında Bulgu 13: Şirket yönetim kurulu atamalarında hatalı uygulamalar yapılması başlığının C bölümünde “teknik yeterlilik ve mesleki birikimi gereği şirketlerin amacına uygun olmayan yönetim kurulu üyelerinin atanması” irdelenmiş.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirket yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu, ne iş yaptığı konusunu a3haber’de aylar önce yayınladık.
Meraklısı aşağıda linklerden haberimize ulaşabilir.

Biz dönelim Sayıştay’ın İzmir Büyükşehir Belediyesi için hazırladığı 2019 yılı raporuna.

Denetçiler, İZDENİZ’in İzmir ili sınırları içinde deniz yolu ile yolcu ve araç taşıdığı belirterek, şirketin yönetim kurulu üyeliğine özel kalem müdürlüğünde çalışan makam şoförünün atandığını tespit etmişler.
Doğrudur.
Kamuoyunun ilk kez A3 Haber aracılığı ile bilgi sahibi olduğu atamada sözü edilen kişi, büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyer’in neredeyse 30 yıllık aile şoförü Hüseyin Sezer.
Sezer’in atanması ile ilgili haberin ayrıntılarını da “Belediye şirketinin yönetimine çarpıcı ‘liyakat’ ataması: Kim bu Hüseyin?” okuyabilirsiniz.
Raporda yer alan Hüseyin Sezer’in yönetim kurulu üyeliği konusunda eksik var.
Çünkü Hüseyin Sezer İZDENİZ’in 4 Eylül 2020 tarihli 2020/64 sayılı yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarıldı.
Peki yerine kim getirildi?
Muzaffer Emir Cömert.
Kim bu kişi?
2019 yerel seçimlerinde CHP’den Selçuk Belediye Başkan aday adayı.
Şoför gitti de yerine işin ehli geldi sanki…

İZDENİZ ile ilgili tespitte bir eksik daha var
Nedir o?
Muzaffer Ayhan Kara.
Eski milletvekili danışmanı, şimdilerin internet sitesi yazarı.
Bana göre değil ama hadi gazeteci diyelim.
Denizcilikten ne anladığı konusunda ise söz söylemeye bile gerek yok.
Bu ayrıntı denetçilerin gözünden kaçmış demek ki.

Aynı raporda, Grand Plaza ve İzulaş’a da değinilerek, yönetim kurullarında gazetecilerin olduğu vurgulanmış.
Grand Plaza’nın yönetim kurulu üyelerinin son haline baktım.
Gazeteci olarak değerlendirilen iki kişi var.
İlki Hamdi Türkmen.
Doğrudur gazetecidir.
İkincisi Eren Erdem.
O da gazetecilik yapmış, sonrasında da CHP’den İstanbul Milletvekili olmuştur.

İzulaş Yönetim Kurulu’nda gazeteci var mıdır?
İyice inceledim mesleği gazeteci olan kimse bulamadım.
Asıl işi olmayan ama zaman zaman internet sitelerinde yazılar yazan Azimet Gürbüz’den başkası olamaz diye tahmin ediyorum.
Ancak bize verdiği bilgiye göre, Azimet Gürbüz de CHP üyesi eksi bir bürokrat.
İzdeniz’de Muzaffer Ayhan Kara’yı, İzfaş’ta Tayfun Maro’yu gazeteci saymayan denetçiler, İzulaş’ta Azimet Gürbüz’ü gazeteci saymışlar.
İncelemenin mantığını anlayamadım desem yalan olmaz.

Gözden kaçan bir ayrıntı daha.
Sayıştay denetçilerinin Bulgu 8: Taşınmazların bedelsiz olarak üçüncü şahıslar tarafından kullanılması maddesinin 24. sayfada yer alan C bölümü.
“Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ile Karataş Lisesi arasında kalan zemini deniz dolgusuyla oluşturulmuş ve Büyükşehir Belediyesinin inşa ettiği binanın 17.10.2001 tarihinden itibaren üçüncü şahıslar tarafından herhangi bir kira bedeli ödenmeden kullanıldığı tespit edilmiştir” denilerek, “Sonuç olarak kamu kaynağının mahalli müşterek nitelikte ihtiyaçlar için kullanımında etkinliğin sağlanması amacıyla ilgili taşınmazın mülkiyet sorunu çözümlenerek üçüncü şahısların ücretsiz kullanımı sonlandırılmalıdır. Ayrıca Geçmiş yıllara ilişkin kullanım bedellerin hesaplanarak tahakkuk ve tahsilatının yapılması gerekmektedir” denilmektedir.
Sözü edilen yer İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin Karataş Lokali’dir.
Çankaya’daki lokalin nasıl kaldırıldığını ve yeni lokalin oraya nasıl taşındığını, meslek büyüklerimiz gayet iyi biliyor.
Ancak görünen odur ki, zamanında yasa ve yönetmeliklere uygun yapılmamış sözleşme nedeniyle İzmirli gazeteciler bu rapora göre zordadır.
Ücretsiz kullanımın sonlandırılmasının yanında geçmiş yıllara ait kullanım bedellerinin tahsilatın istenmesi İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve doğal olarak hepimizi üzecek sonuçlar doğurabilir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan “gazeteciler” acaba bu konunun farkında mıdır?

Sayıştay’ın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılına ait inceleme raporunda daha çok ayrıntı var.
Hatta tek başına araştırılıp incelenecek isimler, işlemler.
Zaman içinde bunların da gündeme geleceğini göreceğiz.

Aylar önce A3 Haber’de okuduğunuz gerçeklerin Sayıştay raporunda nasıl yer aldığıyla noktalayalım konuyu:
“Yukarıda örnekleriyle belirtilen atamalarda görüleceği üzere teknik yeterlilik ve mesleki birikimi gereği şirketin amacıyla örtüşmeyen kişilerin şirketlerin yönetim kurullarına görev alması şirket yönetimi açısından risk oluşturmaktadır. Ayrıca Büyükşehir belediye şirketlerinin kar-zarar dengesi incelendiğinde, şirketlerin tamamına yakınının zarar ettiği ve bu zararların Büyükşehir Belediyesi tarafından sermaye artırımıyla karşılandığı görülmektedir.
Sonuç olarak, anonim şirketlerin yönetimi ve temsili açısından en önemli organ olan yönetim kuruluna seçilen üyelerinin teknik yeterlilik ve mesleki birikimi gereği şirketin amacına uygun kişilerin atanması şirketlerin yönetiminin daha etkin verimli olmasını sağlayacak olup şirket yönetimlerinde meydana gelebilecek zaafları ortadan kaldıracaktır…”

Büyükşehrin bu tespitlere verdiği yanıtı da yazmasak olmaz.
Ne demiş bürokrasi?
“Belediyenin hissedarı olduğu şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin ataması ilgili kanun maddesine uygundur…”
26 Temmuz 2019’da Afyonkarahisar’da düzenlenen CHP’li Belediye Başkanları Çalıştayı’nda CHP’nin yedi maddelik yerel yönetimler ilkesinin altıncı maddesini okuyan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ne diyordu?
“Yönetici atamalarında liyakat esasına mutlaka uyunuz. Partizanca uygulamalardan kesinlikle kaçınınız. Halkçılığın bir diğer temel ilkesi olan işi ehline verme kuralını, her atamada göz önünde bulundurunuz.”
Görünen o ki göz önünde bulundurmuşlar.
Hukuka uydurmuşlar ama ahlaka uyduramamışlar.