A3 Haber

Tanıdık isimler: Mehmet Ağar’a ricacı olan güç aslında kim?

Tanıdık isimler: Mehmet Ağar’a ricacı olan güç aslında kim?
Mayıs 14
08:13 2021

Sedat Peker’in açıklamaları sonrası Mehmet Ağar’ın da üzerinde ağırlıklı durduğu Bodrum Yalıkavak’taki marina.
Eski adıyla Palmarina, yeni adıyla Yalıkavak Marina.
“Limanın ardındakiler: Mehmet Ağar’ın anlattıkları ne anlama geliyor?” başlıklı yazımda olayın geçmişini uzun uzun anlattım.
Şimdi sırada kaldığımız yerden bugüne kadar neler yaşandı onları anlatmak var.

Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi ve yazarı Saygı Öztürk, Bodrum’daki marina ile ilgili Mehmet Ağar ile görüşmesini köşesine taşımıştı.
Yazıda, Mehmet Ağar’ın kendisine yabancı bir ülkenin cumhurbaşkanından gelen teklif üzerine yat limanının yönetimine girdiğini söylemişti.
Aynı günün akşamı KRT TV’de yayınlanan Sisler Bulvarı programında Saygı Öztürk bu konuya biraz daha açıklık getirerek o kişinin Türkiye’ye çok yakın hatta “kardeş” bir Cumhurbaşkanı olduğunu, ancak ismini açıklayamayacağını söylemişti.
Saygı Öztürk’ün sözlerinin ertesi gün bu kez Sözcü TV Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş, Mehmet Ağar ile görüntülü olarak görüştü.
Ağar bu kez, “Beni davet eden Cumhurbaşkanı sözlerim yanlış anlaşıldı. Asıl davet marinayı işleten firma yöneticilerinden geldi” diye konuştu.

Mehmet Ağar’ın bu düzeltmesinin anlaşılır tarafı var.
Çünkü ismi açıklanmasa da hepimiz bu kişinin Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev olduğunu anladık.
Kafamıza takılan soru ise, özel bir şirket için neden aracılık yaptığıydı.
Çünkü böyle bir aracılık, aynı zamanda özel şirket ile İlham Aliyev’in yakınlığının da ortaya çıkması demekti.
Hele de şirketin Azeri birine ait olması, kafaları daha da karıştırabilir, hatta marinanın yine Azeri iş insanı Mübariz Mansimov’dan (Gurbanoğlu) “hileli şekilde alındığı” iddialarının arkasında Azerbaycan’ın kimi bürokratlarının parmağı olduğu tezini güçlendirirdi.

Öyleyse nedir bu marina macerası önce oradan başlayalım.
Daha önce yazmıştım yineleyeyim.
Mehmet Ağar Bodrum Yalıkavak’taki yat limanının sahibi ya da ortağı değil.
Sadece yönetim kurulu üyesi ve başkanı.
Anlatacaklarımız devirden sonra yaşananlar.

Bodrum Yalıkavak’taki yat limanın Palmarina’dan Yalıkavak Marina’ya çevrildiğini biliyoruz.
Bunun nedeni Mubariz Mansimov’un (Gurbanoğlu) isminin marina ile anılmasının önüne geçmek, hatta silmek olduğunu söyleyebiliriz.
4 Şubat 2016’da 2016/1 sayılı yönetim kurulu kararı ile, Bodrum Yalıkavak’ta bulunan Palmarina’nın da sahibi bulunan Palmali Otelcilik Turizm adına Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) 3 milyon lira değerindeki 120 bin hissesini Malta’da kurulu Palmarina Holding Ltd’ye devretti.
Böylece Bodrum Yalıkavak’taki marinanın yeni ve tek sahibi Malta’da kurulu Palmarina Holding oldu.

Palmarina’nın Yalıkavak Marina’ya dönüşmesi de işte böyle başladı.
O dönem yaşanan gelişmeleri “Yeni Azerbaycan Türkiye’de mi kuruluyor?” başlıklı haberlerden okuyabilirsiniz.

Mansimov’un hisselerinin da alınmasıyla Malta’da kurulu Palmarina Holding’in tek sahibi olduğu Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı Yatırımları şirketi yoluna devam etti.
Bu arada Malta’da kurulu Palmarina Holding de ismini değiştirerek Yalıkavak Holding Ltd. oldu.

Şişli İstanbul’daki Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı Yatırımları şirketi, Bodrum Yalıkavak’taki yat limanını işletmek için Bodrum’da yeni bir şube açarken yönetim kurulu da elbette değişti.
27 Eylül 2018’de yapılan yönetim kurulunda, yeni yönetim kurulu üyeleri de belirlendi.
Buna göre 27 Eylül 2021’e kadar Mehmet Kemal Ağar, Koray Atalık, Ali Polat, Morena Occohiolini, Zülfü Tolga Ağar, Ilgar Valitev, Vagıf Kırımlı yeni yönetim kurulu üyeleri oldular.
Mehmet Kemal Ağar aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olarak seçildi.

Bodrum Yalıkavak’taki yat limanının günümüze kadar gelen idari işlemleri böyle.
Malta’da kurulu Palmarina Holding’in Yalıkavak Holding’e dönüştüğünü yazdık.
Peki Yalıkavak Holding’in sahibi kimdi?
Resmî belgelere göre Malta’da kurulu Yalıkavak Holding Ltd’nin hisselerinin tamamı RSR Holding Ltd’ye ait.

Bu kadar isim, hisse devri, şirket değişikliği, yeni yönetim kurulu derken geldiğimiz yer RSR Holding Ltd şirketi.
Peki RSR Holding’in sahibi kim?
Mehmet Ağar’ı marina işletmeciliği yapmasını sağlayacak kadar ricacı olan Türkiye’ye çok yakın cumhurbaşkanı ile ilişkisi ne?
RSR Holding’in kurucusu, sahibi, yönetim kurulu başkanı Anar Alizade.

Kimdir Anar Alizade?
Sadece RSR Holding’in mi sahibidir yoksa başka şirketleri de var mıdır?
Azerbaycan ve Türkiye ile ne tür ilişkisi vardır?
Kimden güç almakta, kendi adına mı yoksa başkaları adına mı ticaret yapmaktadır?
Gelin isterseniz önce Anar Alizade’yi tanımakla başlayalım.

Anar Alizade 21 Eylül 1978’de Nahçıvan’da doğdu.
1996-2000 yıllarında Nahçıvan Devlet Üniversitesi’nde lisans okudu.
Anar Aliyev olan soy ismini Alizade olarak değiştirdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile akrabalık bağı yok.
Sadece soyadı benzerliği.

Anar Alizade’nin annesi, Azerbaycan’ın ünlü Aşurovlar soyundan geliyor.
Bu neslin pek çok üyesi SOCAR ve diğer devlet kurumlarında üst düzey pozisyonlarda bulunuyor.
Azerbaycan’ın Millî İstihbarat Teşkilâtı eski Başkanı Eldar Mahmudov’un eşi Tahira Mahmudova da Aşurovlar soyundan geliyor.

Anar Alizade’nin babası Nüsret Aliyev, Azeri devlet petrol şirketi SOCAR Başkanı Rövnek Abdullayev’in amcası.
Nüsret Aliyev, Haydar Aliyev adına Petrol Rafinerisi’nde gaz birimi başkanı olarak çalıştı.
Anar Aliyev’in kardeşleri Nihad, Badal ve Nicat Aliyev SOCAR’da çeşitli görevlerde bulundu.
Badal Aliyev, SOCAR’da Bilgi Teknolojileri Departmanı’nda satın alma departmanı başkanı olarak, Nihad Aliyev ise SOCAR’da satış direktörü olarak çalıştı.
Nihad Aliyev İstanbul Beşiktaş’ta lüks bir otelde arkadaşlarıyla eğlenirken kafasına dayadığı silahın patlamasıyla intihar etti.
Nicat Aliyev, SOCAR’ın bağlı şirketlerinden birinde çalışıyor.

Anar Alizade’nin kuzeni Rövnek Abdullayev, 2003-2004 yılları arasında Haydar Aliyev Petrol Rafinerisi’nin başına geçti.
Daha sonra Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 10 Kasım 2005 tarihli emriyle Rövnek Abdullayev SOCAR Başkanı olarak atandı.
Rövnek Abdullayev’in diğer amcası Azad Aliyev, Haydar Aliyev adına Petrol Rafinerisi’nde kislorod biriminin başında.
Anar Alizade’nin kuzeni Mahir Aşurov SOCAR’ın Güvenlik Departmanında Sendika Başkanı. Aşurov’a, 4 Şubat 2013’de  Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in emriyle madalya bile verildi.
Anar Alizade’in akrabalarının SOCAR’daki pozisyonları hakkında daha fazla bilgiyi buradan edinebilirsiniz.

Azerbaycan Cumhuriyeti Yolsuzlukla Mücadele Kanunu’nun 7. maddesine göre, kamu memurlarının yakın akrabalarının kendilerine doğrudan bağlı herhangi bir pozisyonda bulunamayacakları öngörülüyor.
Buna rağmen olan bitene kimse akıl sır erdiremiyor.

Bu kadarla kalsa iyi.
Anar Alizade’nin SOCAR Başkanı olan kuzeni Rövnek Abdullayev’in kayınpederi aynı zamanda amcası Adam Aliyev, SOCAR Demontaj Departmanı başkanı.
Adam Aliyev, aynı zamanda Dubai’de kayıtlı Bahar Energy Limited’in hissedarlarından biri. Bahar Energy Limited, Hazar Denizi’ndeki Kum ve Bahar petrol sahalarını işletmekte. Bahar Energy Limited, Azerbaycan petrol sözleşmeleri arasında en yüksek kâr dağıtım oranına sahip yabancı şirket.

Bu durum Nisan 2010’daki parlamento oturumunda milletvekili Penah Hüseyin tarafından da gündeme getirildi.
Milletvekili Hüseyin, “Burada gizli bir mesele yok ise, neden bu şirketin arkasında Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşlarının bulunduğu Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri adı altında saklanıyor? Bu, şirketin adresinin burada kafa karıştırıcı bir şekilde kullanıldığı şüphesini uyandırıyor” diyerek Energy Limited’in arkasında kimin olduğunu sordu.
Elbette istediği sonuca ulaşamadı.
Size de bu tavır tanıdık geldi mi?

Bahar Energy Limited’in kurucularından Rafi Oil FZE (yeni adıyla Novatis Oil FZE), 2008 yılından bu yana Anar Alizade’nin Union Grand Energy şirketi bünyesinde.
Novatis Oil FZE, Azerbaycan’ın Surakhani bölgesinde petrol üreten Surakhani Oil Operating Company’yi bünyesinde bulunduruyor.
Surakhani Oil projesi sözleşmesi 2005 yılında Bakü’de SOCAR ve Novatis Oil arasında imzalandı.
Novatis Oil, karın yüzde 75’ini, SOCAR yüzde 25’ini alıyor.
Bakü’nün 14 km kuzeydoğusunda yer alan petrol bölgesinin toplam alanı 13 kilometre kare.
SOCAR, Anar Aliyev’in şirketiyle yaptığı bu anlaşmayı en başarılı petrol sözleşmesi olarak görüyor.

2018-2019’da Surakhani sahasında yılda ortalama 1,2 milyon varil petrol üretildi.
Surakhani Oil Operating Company için kuyular, Anar Alizade’nin Gulf Drilling Supply FZE şirketinin bağlı şirketi olan Gulf Drilling Azerbaijan tarafından açılıyor.
Gulf Drilling Azerbaijan, Surakhani Oil Operating Company tarafından işletilen sahalarda yaklaşık 70 kuyu açtı.

Oğuz-Gabala-Bakü su boru hattı projesinde kuyu sondajı için Türk firması Arsan Arıtma ile sözleşme imzalanmasına rağmen, sözleşmenin 24,3 milyon Manatlık (Azerbaycan para birimi) kısmı tamamlandıktan sonra sözleşme feshedildi.
Ne mi oldu dersiniz?
Türk şirketinin yerine Anar Alizade’nin sahibi olduğu Gulf Drilling Supply FZE ile 9,2 milyon manat değerinde sözleşme imzalandı.
Anar Alizade’nin Singapur’da kurduğu Bodrum Yalıkavak’taki yat limanın da sahibi olar RSR Holding bünyesinde faaliyet gösteren Gulf Drilling Supply FZE, Surakhanı, Şirvan, Binegadi, Karasu ve Gobustan petrol sahalarında hâlâ sondaj yapıyor.

Eski bakan, milletvekili, emniyet genel müdürü, vali, parti genel başkanı Mehmet Ağar’ın “rica üzerine” üstlendiği yat limanı işletmesinin arkasındaki gücün kim olduğunu az biraz tanımışsınızdır.
Elbette bitmedi.
Anar Alizade’nin sermayesi şüphesiz Azerbaycan devletinin petrol parası.
İlginç bir şekilde, Anar Alizade henüz herhangi bir yerel veya uluslararası etkinlikte konuşmadı ve yerel veya uluslararası medyaya herhangi bir video röportaj vermedi.
Kısacası milyarder iş insanı Anar Alizade’nin sesi hiç duyulmadı.
Anar Alizade’nin sermayesi 1 milyar doları aşan şirketleri genellikle of-shore bölgelerinde.
Öyle ki 2007’de Singapur’da kurduğu Union Grand Energy PTE Ltd. şirketinin 2018’deki varlıkları 591 milyon dolardı ve toplam sermayesi 579 milyon dolardı.
2019’da ise varlıkları 750 milyon dolara ve toplam sermaye 622 milyon dolara çıktı.

Sedat Peker’in iddiaları üzerine başlayan ve Mehmet Ağar’ın yönetici olduğu Bodrum’daki yat limanını da kapsayan tartışma ufkumuzu açtı.
Sayelerinde uluslararası sermayenin nasıl filizlendiğini, kimlerin kimleri destekleyerek ülkeleri nasıl soyduğunu, halkın parasının nasıl bir avuç insanın cebine aktarıldığını okudunuz.
Bitmedi.
Yorulduğumuz için ara verdik.
Anar Aliyev’in kısa sürede nasıl imparatorluğa dönüştüğüne devam edeceğiz.
Bir sonraki yazıda elbette.