A3 Haber

Ek ifade veren Ahmet Kurtuluş ayrıntıları anlattı: İtiraf ve tahliye mi?

Ek ifade veren Ahmet Kurtuluş ayrıntıları anlattı: İtiraf ve tahliye mi?
Kasım 10
09:31 2020

Tarih: 13 Mayıs 2019.
Yer: İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi Salonu.
Kamuoyunda “FETÖ BORSASI” olarak bilinen 2019/8 esas sayılı dava duruşmasının 2. celsesi.
Mahkeme başkanı Hâkim Ali Mithat Özçakmaktaşı başkanlığında, üyeler Hâkim İlknur Sanem Özdemir, Hâkim Elif Nur Okçu ve Cumhuriyet Savcısı Mücahit Abdullah Aytaç’dan oluşan heyet yargılamayı sürdürüyor.

Mahkeme Başkanı Hâkim Ali Mithat Özçakmaktaşı ile sanıklar arasında yer alan bir dönemin AKP İzmir İl 2. Başkanı Ahmet Kurtuluş arasında şu diyalog geçiyor:
Sanık Ahmet Kurtuluş: Sayın başkanım ben daha önce hem emniyette olsun hem savcılıkta olsun ifadelerimi bütün hepsini tam anlamıyla verdim ve bunları tekrarlıyorum ve bunları kabul ediyorum.
Başkan: Onun dışında bir şey söylemiyor musun?
Sanık Ahmet Kurtuluş: Diyecek bir şeyim yok efendim.
Başkan: Onun dışında bir diyeceğim yok diyorsun?
Sanık Ahmet Kurtuluş: Evet efendim.
Başkan: Peki bu suç örgütüyle ilgili ne diyorsun.
Sanık Ahmet Kurtuluş: Kabul etmiyorum kesinlikle.
Başkan: Öyle bir bağlantım yok diyorsun.
Sanık Ahmet Kurtuluş: Evet.
Başkan: Sorguda verdiğin ifadeler var.
Sanık Ahmet Kurtuluş: Orada verdiğim ve savcılıkta verdiğim ifadeler.
Başkan: Ek verdiğin ifade var, sanığa, bu kolluk ifaden 27/05/2018 tarihinde vermişsin, avukatın huzurunda 61 sayfa.
Sanık Ahmet Kurtuluş: Evet doğrudur.
Başkan: Bunu okudun mu sen hepsini.
Sanık Ahmet Kurtuluş: Okudum.
Başkan: Buna ekleyeceğin bir şey yok o zaman. Bu ifadem doğrudur diyorsun.
Sanık Ahmet Kurtuluş: Doğrudur.

Başkanın hakkındaki iddialarla ilgili sorularıyla devam eden mahkemede ilginç bir bölüm var.
Tutanaklara aynen şöyle geçmiş:
Müşteki (suçtan zarar gören) Mahmut Kalıpçı’nın vekili Kubilay Büber söz alarak: Ahmet Kurtuluş ile ilgili yargılamanın bu aşamasında bir talebimiz var, Ahmet Kurtuluş gerek Serkan Kurtuluş ve gerekse onun kurmuş olduğu ve yönettiği örgütle ilgili bağlantılarıyla ilgili dosyada birçok delil var olmasına rağmen tahliye edilmiş olması bizim açımızdan ciddi anlamda bir şüphe halini yaratmıştır. Ahmet Kurtuluş hakkında düzenlenen iddianamenin içeriğine baktığımız zaman da TCK’nun 220/7 bent uyarınca silahlı suç örgütüne yardım etmek suçuyla yargılandığı görülmektedir. Ancak suç vasfının 220/5 bendine girme olasılığı söz konusu. (TCK 220/5: Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır) Eğer mahkemenizce de uygun görülüyorsa hazır huzurda iken kendisinin 220/5 maddesiyle cezalandırılabileceği yönünde ek savunmasının alınmasını talep ediyoruz.
Başkan: Ek savunma her aşamada alınır, şimdi tanıkları, müştekileri de dinleyelim, daha sonra dosyamız şekillenecek durumuna göre kendisi olmazsa avukatına da ek savunma verilebiliyor, bir engel yok, bu aşamada savunmalara devam edelim.

Avukat Kubilay Büber ileride olacakları doğal olarak bilmese de hukukçu kimliği ile önemli bir uyarı yapıyor ve özetle diyor ki; Ahmet Kurtuluş silahlı suç örgütüne yardım etmekten yargılanıyor ancak bu durum örgüt yöneticiliğine doğru gidiyor, hazır buradayken durumu anlatıp ek savunma alalım.
Ve ekliyor.
“Serkan Kurtuluş ve gerekse onun kurmuş olduğu ve yönettiği örgütle ilgili bağlantılarıyla ilgili dosyada birçok delil var olmasına rağmen tahliye edilmiş olması bizim açımızdan ciddi anlamda bir şüphe halini yaratmıştır…”

Bu dava ile ilgili önemli tarihleri geri dönüp anımsayalım.
Ahmet Kurtuluş’un tutuklanarak cezaevine konduğu tarih Mayıs 2018.
Sağlık sorunları gerekçesiyle evinde elektronik kelepçeli tahliye edildiği tarih 26 Ekim 2018.
Ahmet Kurtuluş mahkeme huzurunda ifade verdiği tarih 13 Mayıs 2019.
Peki Ahmet Kurtuluş’un evinde, 5 yaşındaki çocuğunun gözü önünde vurularak öldürüldüğü tarih ne?
31 Mayıs 2019.
Avukat Kubilay Büber’in, “Tahliye edilmiş olması bizim açımızdan ciddi anlamda bir şüphe halini yaratmıştır” tümcesini kurduğu İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmadan tamı tamına 20 gün sonra.
Avukat Kubilay Büber’in talebinin artık önemi yok.

Ahmet Kurtuluş hâkim karşısına çıktığı 13 Mayıs 2019’da ne demişti?
“Daha önce hem emniyette olsun hem savcılıkta olsun ifadelerimi bütün hepsini tam anlamıyla verdim ve bunları tekrarlıyorum ve bunları kabul ediyorum.”
Ahmet Kurtuluş’un İzmir Cumhuriyet Savcısı Ferhat Deniz’e 25 Ekim 2018’de verdiği ifadeyi, suçladığı kişileri ve o kişilerin ilişkilerini birkaç gün yazdık.
Görünen o ki Kurtuluş tek bir ifade vermedi.
Başka ifadeler de var.
Bunlardan biri de 30 Ekim 2018’de yine İzmir Cumhuriyet Savcısı Ferhat Deniz’e verdiği ifade.
Aralarında beş gün var.
Zaten bu yüzden de kayıtlara ek ifade diye geçti..

Ahmet Kurtuluş 30 Ekim 2008’de verdiği ek ifadede özetle şunları söyledi:

  • 2016 yılbaşı zamanı Serkan aradı “Bizim çocuklar havaya ateş etmişler. Abiyi aradım ulaşamadım. Sen abiye ilet bizim çocuklara yardımcı olsun” dedi. Ben de Kudret Dikmen’i aradım. “Söyle ona fazla zıplamasın” dedi. İsimleri ona Whatsapp üzerinden attım sonrasını bilmiyorum. Zaten Serkan’la görüşüyorlardı.
  • Babalar listesi denilen listeyi önce Serkan Kurtuluş attı. Aynı anda Kudret Dikmen’den de bu liste geldi.
  • Serkan’ın Batum’a kaçmasıyla ilgili benim müdahalem olmadı. Ancak Kudret Dikmen Serkan’ın yurt dışına çıkmaması halinde başımıza iş alabileceğimizi ve konuşabileceğini söylediği için birkaç kez Serkan’la konuştum. (Bu konu ile ilgili mahkeme dosyalarında önemli bir delil var. Kudret Dikmen’den Serkan Kurtuluş’un kız arkadaşı Ilgın Şentürk’e gönderildiği iddia edilen yazışma) 

  • Manisa olayı ile ilgili daha önce verdiğim ifadeye ekleyecek bir hususum yoktur. Serkan’ın amacı Manisa olayından sonra hala birilerinden para koparmak. Ben Mahmut Kalıpçı denen bir adam tanımazdım. Ne zaman Çelebi devreye girip bana Mahmut Kalıpçı’yı söyledi, ondan sonra olaylar öyle gelişti.
  • Bana anlatmış olduğunuz para hareketleri tamamen iş kaynaklıdır. Muhsin Kaplan’a para alışverişi başkaca bir bağlantı nedeni ile para almadım.
  • Gürbüz Yüksel MİT İzmir Bölge Müdürü’dür. Kızını evlendirme aşamasında karşı aileye benim param yok Ahmet’ten borç alıyorum şeklinde lanse etmek için bu parayı bana havale etti. Ben de paralar karşılığı kiralarını ödedim. Bütün masraflarını karşıladım. Evine para gönderdim. Bu para dışında çok daha fazla para elden kendisine gönderdim. Amacım onun gücünden faydalanmak ve önümü açmasını beklememdi.
  • Gürbüz Yüksel Bölge Başkanı olduğu dönemlerde Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun problemlerini hallettiğini bu problemleri halletmek için Okan Bato’yu zaman zaman kullandığını ve irtibata geçirttiğini söyledi. Olayın ayrıntılarını anlatmadı. Sadece Aydın’da bulunan Atatürk Spor Kompleksi işine benimde dahil olmamı ve burayı toparlamamı istedi. Kendisinin gizli ortak olacağını, memur olduğu için hisse alamayacağını belirtti. Hissedarlardan biri sevgilisi Ayçin ile diğeri arkadaşı İlkay’dı. Ali Sütçü̈ isimli bir şahsın yüzde 50 hissesi vardı. Bu ihalede herhangi bir usulsüzlük yoktu. Bizzat belediye başkanının yönlendirmesi ile her şey kuralına uygun yapıldı. Benim almış olduğum hissenin yüzde 25’i gizli olarak Gürbüz Yüksel’e aitti. Diğer hisselerin gerçek sahiplerini bilmiyorum ancak tahmine göre bu hisselerin gizli ortakları da Gürbüz Yüksel ve Okan Bato’dur. Çünkü̈ Gürbüz Yüksel yukarıda da belirttiğim gibi Özlem Çerçioğlu’nun yargıya intikal eden olayını Okan Bato’ya çözdürmüştü̈.
  • Kudret Dikmen ve Gürbüz Yüksel ile devamlı konakladığım Cassiel Otel’de görüşüyorduk. Yine çeşitli restoranlarda buluştuk. Gürbüz Yüksel ve Kudret Dikmen yan yana gelmezlerdi hep ayrı ayrı yemek yer ayrı ayrı görüşürdük. Tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte bir gün Ankara’daki Nusret Et Lokantası’nda yemek yediğimiz esnada Gürbüz bana Aydın Büyükşehir Belediye Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na iyilik yaptığını bunun karşılığında yukarıda bahsettiğim spor kompleksinin hisselerini almamı ve başıma bir iş gelmeyeceğini söyledi. Bana hiçbir şey olmaz problemlerini Okan Bato’ya göndererek çözdüğünü̈ söyledi. Sen oraya çalıştır rahat ol dedi. Bende bunun üzerine bu işe giriştim. Hiçbir şeyde usulsüzlük olmadığını yaptığım araştırmalarda gözlemleyince eşim üzerine hisseleri aldım.
  • Daha önceki ifademde de size belirttiğim gibi Gürbüz Yüksel ile buradan tayini çıkmadan iki ay önce tanıştım. Özay İpek’i oğlu gibi sevdiğini ve yardımcı olmamı, görüşmemi istedi. Özay İpek ile aşırı samimilerdi. Alışverişleri vardı ancak tam olarak içeriğini ve Özay’ın FETÖ’cü̈ olup olmadığını bilmiyorum.
  • Remzi Erdem İzmir’de inşaatçıdır. Karşıyaka’da faaliyet gösterir. FETÖ’cü̈ olup olmadığını bilmiyorum fazlada tanımam. Okan Bato ve Gürbüz Yüksel ile samimi olduklarını biliyorum.
  • Koşat Gürler GÜRMAR’ın sahibidir. Kudret’in ve Okan Bato’nun iyi arkadaşları olduğunu biliyorum. Fetö’cüdür. Piyasadan duyduğum kadarı ile söylüyorum.
  • Yunus Kalkan benim Ak Parti Mali İşlerden Sorumlu olduğum dönemde kendisi il başkan yardımcısıydı aynı zamanda avukattır. Kendisi Okan Bato’nun da avukatıdır. Bu sıfatla milleti kopardığını ve haksız kazanç sağladığını duymuştum. Ahmet Küçükbay’a Okan Bato tarafından avukat sıfatı ile kendisinin önerildiğini duymuştum. Hatta bunun karşılığında iki yüz elli bin dolar alındığını duydum. Ahmet Küçükbay operasyon yapılıp nezarethaneye düştüğü̈ zaman “benim paramı getirin” diye bağırmış kendisi dinlenildiği takdirde bu bağlantı ortaya çıkacaktır.
  • Tarihini tam olarak hatırlamakla birlikte şoförüm Yıldırım’ın yengesi diye bildiğim bir bayan Fetö nedeniyle alındı. Bizden yardım istedi. Ben de Kudret’i aradım. Kudret’te ben Okan’la görüştüm önemli bir şey yokmuş çıkacak şeklinde yanıt verdi sonrada çıktığını duyduk.
  • Sakarya ili sapanca ilçesi vagon işi yapan Fatih Alagöz isimli arkadaşım beni bir gün aradı. İki tane şirketi olduğunu, bir tanesinde problem olduğunu, ama bu şirketinde başkası üzerine olduğunu, Fetö bağlantısı olup olmadığını öğrenmek isteyeceğini söyleyince, şirket bilgilerini alıp Kudret’e attım. Bu olay ceza evine girmeden baya önce oldu. Kudret’te şirketlerden biri hakkında problem olduğunu, ortaklığını çıkartıp devir alması gerektiğini, ondan sonra durumu temizleyeceğini söyledi. Bende arkadaşıma aktardım. Dediği gibi yaptık. Onun karşılığında beş yüz elli bin TL ödedi. Bu paranın üç yüz elli bin TL’si çek, geri kalanı da elden Kudret’e verildi. Ben üç yüz elli bin TL karşılığı para değil Kudret’e kendi çekimi verdim. Kudret’te bu çeki alıp inşaatçı arkadaşına verdi. Bir nevi ben parayı kullandım. Bunun karşılığı Kudret açıkçası rüşvet aldı. Ben bu çek karşılığı parayı inşaatçıya ödedim. Ben cezaevinde ikin abim ve Kudret görüşüyorlar. Kudret inşaatçı ile protokol yapılmasını istiyor. Bu konu ile ilgili ayrıntılı tüm bilgileri size ibraz edeceğim.
  • Batı Göz’ün sahibi Muhsin’le Kudret çok sıkı arkadaşlardı. FETÖ’cü̈ olup olmadığını bilmiyorum. Kudret’e ev aldığını duydum ancak ne karşılığı verildiği ve para trafiklerini bilmiyorum. Evin Narlıdere’den alındığını ve Kudret’in kayınpederi üzerine tescil edildiğini duymuştum.
  • Kudret ile takas edilen Volvo aracımın plakası 35 AN idi. Diğer numarayı hatırlamıyorum. Ford Focus marka aracın plakasını hatırlayamıyorum. Sonradan size sunabilirim halen abim Şaban bu araca binmektedir. İlk ifademde de belirttiğim gibi Serkan bana sarmasın diye Kudret’e bir nevi hediye ettim. (Ahmet Kurtuluş aslında burada son rakamlarını anımsamadığı 35 AN plakalı Volvo araç üzerinden mesaj mı veriyor? Görüştüğümüz kimi kaynaklar A ve N harflerinin özel olduğunu ve elbette kim olduğunu söylediler. A harfi Ahmet’i anımsatırken, N harfi de Ahmet Kurtuluş’un samimi olduğu AKP’nin o dönem önemli bir siyasi figürünün isminin baş harfi. Bakalım tahmin edebilecek misiniz?)
  • Çağrı Durak İlimizde reklam işi yapan Ak Parti bağlantıları olan bir dönem yöneticilik yapan biriydi. Piyasada Okan Bato’nun yeğeni diye tanınır. Sadece duyduklarımı sizinle paylaşıyorum. Resmi yollardan Okan Bato’ya para gönderdiğini duydum. Sağdan soldan Okan Bato adına her türlü̈ dertleri çözebileceği yönünde söylenti çıkarıp para topladığını duydum. Kavuklar şirketi yetkilileri ile Çağrı Durak’ın görüştüğünü piyasadan duydum. Ayrıntılarını bilmiyorum. Olsa kesinlikle anlatırdım. Çağrı Durak’ı alırsanız her şeyi olduğu gibi anlatacaktır. Çağrı Okan Bato’nun Kuşadası’ndan yıllardan beri yazlık komşusudur. Elinde büyümüştür. Bu yüzden ona güvenir.
  • İsmini vermiş olduğum Kudret Dikmen ve Gürbüz Yüksel her olayda beni ön plana çıkartıp gerçekte ben yapmışım gibi gösterip siyasi kimliğim üzerinden menfaat sağlayan kişilerdir. Olayın gerçek aktörleri bunlardır. Araştırıldığı takdirde bütün gerçek ortaya çıkacaktır. Kudret Gürbüz’e çok büyük saygı duyar. Kudret etkin ve yetkili bir şekilde bu olaylara katkı sunmuştur ve bilgi akışı sağlanmıştır. Serkan Kurtuluş’u da kullanmıştır. Ondan para aldığını da düşünüyorum ancak Gürbüz Yüksel’in doğrudan bu eylemlere iştiraki olmamıştır. Sadece makamını ve sıfatını kullanarak haksız kazançlar elde etmiştir. Gürbüz Yüksel’in bizzat Okan Bato ile arası çok iyidir ve il başsavcısı olması içinde çok uğraştı ve bana da olacak diyordu. İstihbaratçı olduğu için de yukarıda da dediğim gibi bana her şeyi anlatmıyordu.
  • Bütün bildiklerini samimiyetle anlattığını söyleyen Ahmet Kurtuluş, rahatsızlığı nedeniyle kendisine kolaylık sağlandığını, hiçbir suçunu kabul etmediğini, çağırdığı her zaman geleceğini söyledi. Ahmet Kurtuluş’un avukatları da müvekkillerinin samimiyetle ifade verdiğini anımsatarak, ifade vermesinin savcılıkça gizli tutulmasına rağmen bir şekilde öğrenildiği ve müvekkilleri ile irtibata geçilmeye çalışıldığını ve her yerden baskı oluşturmaya başladıklarını söylediler.

Ahmet Kurtuluş’un İzmir Cumhuriyet Savcısı Ferhat Deniz’e 25 Ekim 2018’de verdiği ifadeyi BURADAN  okuyabilirsiniz.
Göreceksiniz ki aslında bir önceki ifadesi ile bir sonraki ifadesi arasında büyük fark yok.
Bazı olayların ayrıntıları.
Kimi isimleri biraz kayırma, kimi isimleri ise özellikle de parasal konularda detaylandırma.

Ahmet Kurtuluş 26 Ekim 2018’de tahliye edilmeden bir gün önce Savcı Ferhat Deniz’e ifade vermiş.
Ardından tahliye edilmiş.
Tahliye edildikten dört gün sonra ek ifade vermiş.
Başkaca ifade vermiş mi?
Durumunu özetleyen bilgiler yeni ifadesinde var mı?
Ve en önemlisi Ahmet Kurtuluş tahliye edildikten sonra isteğince özgür kalabilmiş mi?
Araştırmaya devam öyleyse…

“Korkutan Dosya” başlıklı bu yazı dizisinin önceki bölümleri: