A3 Haber

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Türkiye’de durum: #BasınBelada

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Türkiye’de durum: #BasınBelada
Mayıs 03
16:02 2021

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle gazetecilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek için “Basın Belada” adlı bir kampanya düzenledi.

Türkiye, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü vahim rakamlarla karşıladı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) verilerine göre 43 gazeteci hâlâ cezaevinde. Medyanın yüzde 90’nın merkezi otorite tarafından sindirildiği mevcut durumda, her üç gazeteciden biri de artık işsiz. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütüne göre ise Türkiye dünyanın en kalabalık gazeteci hapishanesi ve Avrupa’da basın özgürlüğünün en fazla kısıtlandığı ikinci ülke Türkiye.

TGS verilerine göre sadece bu yıl Türkiye genelinde en az 57 gazeteci gözaltına alındı.

Diğer veriler şöyle:

  • Gazeteciler toplam 226 yıl 8 ay 25 gün hapis cezasına mahkûm edildi.
  • 128 davada 274 gazeteci yargılandı.
  • 101 gazeteci hakkında soruşturma açıldı.
  • 44 gazeteci fiziksel saldırıya uğradı.
  • 23 gazeteci sözlü olarak tehdit edildi.
  • 6 gazeteci gözaltında darp edildi.
    62 haber sitesine ve 1411 haber içeriğine erişimin engellenmesine karar verildi.
  • RTÜK marifetiyle toplam 7 milyon 488 bin 851 TL idari para cezası ve 41 defa yayın durdurma cezası verildi.
    322 basın kartı iptal edildi.
  • Basın İlân Kurumu gazetelere toplam 212 gün ilân kesme cezası verdi.
  • Medyada işsizlik yüzde 35 seviyesine çıktı.
  • Beş ayrı medya kuruluşunda 1400 çalışanın toplu sözleşme hakkı işveren itirazıyla engellendi.

“Basın Belada” kampanyası

TGS 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle gazetecilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek “Basın Belada” adlı bir kampanya düzenledi.

Kampanya doğrultusunda gazeteciler, TGS tarafından birçok noktaya asılan afişlerin ya da gazetelere verilen ilânların fotoğraflarını çekip sosyal medyada #basınbelada etiketiyle paylaştı.

TGS’nin kampanyayla ilgili açıklamasında, “Türkiye’de medya özgür değil. Gazeteciler sansürleniyor, kovuluyor, hapse atılıyor. Böylece toplum haber alma hakkını, ülkemiz demokrasisini kaybediyor. Çünkü basın beladaysa, demokrasi askıda. Basın beladaysa, herkesin başı belada” ifadelerine yer verildi.

Basın özgürlüğü karnesi çok zayıf

Son olarak Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün raporu da Türkiye’de medyanın nasıl bir baskı altında bulunduğunu gözler önüne sermişti.

Rapora göre Türkiye, Belarus’un ardından, Avrupa’da basın özgürlüğünü en fazla kısıtlayan ikinci ülke. 180 ülke arasında Bangladeş ve Kongo Cumhuriyeti’nin ardından 153’üncü sırada.

Medyanın yüzde 90’ı sindirildi

RSF’ye göre Türkiye geçen yıl gibi bu yıl da dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi. Bu alanda Çin’i bile geride bırakmış Türkiye.

Raporda 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından, hükümetin merkez ve muhalif medya üzerindeki baskısını iyice artırdığı da vurgulanıyor.

RSF gelinen noktada hükümetin, ulusal medyanın yaklaşık yüzde 90’ını ceza, reklam ambargosu, basın kartı engeli gibi ayrımcı uygulamalarla baskıladığı görüşünde.