A3 Haber

Bodrum Yalıkavak’taki yat limanında son gelişme: İstifa ve kayyum

Bodrum Yalıkavak’taki yat limanında son gelişme: İstifa ve kayyum
Mayıs 19
20:53 2021

Sedat Peker’in yayınladığı videolarla yeniden gündeme gelen Bodrum Yalıkavak’taki marinada yeni gelişmeler yaşanacağı ortaya çıktı.
Anımsayacağınız üzere, Milli Emlak’a ait olan Bodrum Yalıkavak Marina’yı, 2003’te Profilo Holding’in sahibi Cefi Kamhi satın almıştı.
Ekonomik sıkıntıya düşen Kamhi, marinayı 2011’de 42 milyon dolara Azeri kökenli iş insanı Mubariz Mansimov’a (Gurbanoğlu) satarak işletmeden çekilmişti.

Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) ise marinanın yatırımlarını takip etmeleri için şirketi profesyonel yöneticilere bıraktı.
Bu isimler Alaattin Aykaç, Ali Kemal Çelikten ve Mehmet Ercil.
2012’de marinayı büyütmek isteyen Gurbanoğlu, şirketin yüzde 50 hissesini, ardından da 2016’da ise Palmali Otel İşletmeleri Yatırım ve Turizm şirketinin bütün hisselerini RSR Holding’e devretti.

RSR Holding’in sahibi Azerbaycanlı iş insanı Anar Alizade.
Aradan geçen zaman içinde RSR Holding de marinayı Malta’da kurulu Palmarina Holding Ltd.’ye devretti.
Palmarina Holding sahibi de Anar Alizade.
Sonrasında Palmarina Holding adını değiştirerek Yalıkavak Holding Ltd. oldu.
Eski bakan Mehmet Ağar da Malta’da kurulu Yalıkavak Holding’in sahibi olduğu Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı Yatırımları şirketinin yönetim kurulu başkanı.
Oğlu AKP Elâzığ Milletvekili Tolga Ağar da yönetim kurulu üyesi.

Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) satışın gerçekleşmesinden bir yıl sonra dolandırıldığını iddia ederek Bodrum’da dava açtı ve İstanbul’da suç duyurusunda bulundu.
Gurbanoğlu Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davayı kaybetti.
İstanbul Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava ise devam ediyor.
Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) dilekçesinde görevlendirdiği yöneticilerinin beyanına güvendiği için dolandırıldığını iddia ediyordu.
Ona göre Bodrum Yalıkavak’taki marinanın gerçek değeri, 220 milyon dolardı, ancak kendisine 31 milyon 915 bin 732 dolar ödenmişti.

Haklarında nitelikli dolandırıcılıktan dava açılan Alaattin Aykaç, Ali Kemal Çelikten ve Mehmet Ercil için hazırlanan iddianamede “Sözleşmenin İngilizce yazılıp çevrilmeden ve müşteki aydınlatılmadan imzalanması, tarafların 220 milyon dolara anlaştıkları yönünde beyanda bulunmaları, marinaya ait banka kredisine ve ihalelere esas bedel ile sözleşmede imzalanan bedel arasındaki fahiş fiyat farkı…” deniliyordu.

2017’de CİMER’e yapılan başvuru ile Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) hakkında “FETÖ üyesi olmaktan” soruşturma açıldı, takipsizlik kararı verildi.
2019’da aynı suçtan yeni bir soruşturma açıldı ve bu kez Mubariz Mansimov (Gurbanoğlu) tutuklandı, yargılandı ve beş yıl ceza aldı.
Açılan davanın şikayetçilerinin Mubariz Mansimov’un (Gurbanoğlu) şikâyeti üzerine haklarında “nitelikle dolandırıcılıktan” dava açılan Fatih Berber, Alaattin Aykaç, Mehmet Ercil ve Ali Kemal Çelikten olduğu ortaya çıktı.
Bu üç ismin aynı zamanda Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR ile ticari ilişkileri olan ve aynı zamanda Yalıkavak’taki marinanın sahibi Anar Alizade ile ticari ilişkileri belirlendi.

Sedat Peker, yayınladığı videolarda Mubariz Mansimov’a (Gurbanoğlu) ait Bodrum Yalıkavak’taki yat limanına “çöktüğünü” belirterek Mehmet Ağar’ı suçladı.
Ağar ise yat limanını yönetmesi için önce “cumhurbaşkanı” sonra ise “satın alan şirketin yöneticileri” düzeyinde “ricacı” olunduğunu söyledi.
Türkiye’de ortalık karıştı.

Peker, daha sonraki videolarında pek çok isim açıkladı.
Bunlardan en önemlisi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu.
Soylu, Peker hakkında suç duyurusunda bulundu.
Sedat Peker ve Bakan Soylu arasında daha önce yazdığım gibi gazeteci Hadi Özışık’ın aracı olduğu ortaya çıktı.
Bodrum Yalıkavak’taki marina gündemden nispeten düştü.

Gerçekten öyle miydi?
Marinada yaşananlar gerçekten ikinci plana mı itilmişti.
Güvenilir bir kaynak, Mehmet Ağar’ın “devlet başkanı ricacı oldu” sözleriyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i kastettiği ve bu söze Aliyev’in çok kızdığını aktarmıştı.
Zaten Mehmet Ağar da ertesi gün bu ismin devlet başkanı değil, şirket yönetimi olduğunu açıklayarak bir nevi İlham Aliyev’in kızgınlığını yatıştırmaya çalışmıştı.

Ortaya çıkan yeni gelişmelerle o kızgınlığın geçmediği anlaşıldı.
Aynı güvenilir kaynağım bu kez Bodrum Yalıkavak’taki marina ile ilgili önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak yeni gelişmeler ile ilgili bilgi verdi.
Bunlardan ilki Mehmet Ağar ve oğlu AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar’ın marinanın sahibi olan Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı Yatırımları şirketinin yönetiminden ayrılacak olması.
Kaynağıma göre uygun bir zaman kollanarak iki isimle yollar ayrılacak.

İkinci gelişme ise daha önemli.
Mubariz Mansimov’un (Gurbanoğlu) üç eski çalışanı hakkında hisse devri sırasında “kendisini kandırdıklarını” söyleyerek şikayetçi olduğu ve haklarında “nitelikli dolandırıcılıktan” İstanbul Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada önemli gelişmeler olacak.
Mahkeme heyeti elindeki bilgi ve belgelere dayanarak Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı Yatırımları şirketine “kayyum” atayacak.
Sonrası?
O konuda şimdilik ne olacağını kimse kestiremiyor.
İyimser tahminle mahkeme Mubariz Mansimov’a (Gurbanoğlu) ait hisseleri geri verebilir ya da yapılacak incelemeye göre satış rakamlarını değiştirebilir.
Ne ilginç değil mi?
Yıllardır “yılan hikayesine” dönen konu, Sedat Peker’in videolarından sonra başka bir yöne doğru evrildi.
Hukuk işler umarım.