A3 Haber

Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin her yerinden yolsuzluk dosyaları yağmur gibi yağmaya başladı

Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin her yerinden yolsuzluk dosyaları yağmur gibi yağmaya başladı
Ekim 19
14:26 2021

Saray’dan tepki alan “bürokratlara uyarısını” yineleyen Kılıçdaroğlu, “Yasal ölçüleri içinde çalışan kimseyi tehdit etmek benim haddim değildir. Mafyatik ilişkilere girenler varsa onları tehdit ediyorum” dedi. CHP lideri, çağrısı ardından Türkiye’nin her yerinden yolsuzluk dosyalarının yağmaya başladığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grup toplantısında konuşuyor. CHP lideri, Büyükada’daki vakıf binası ile gündeme gelen TÜGVA’nın da paralel bir yapı gibi çalıştığını söyledi. Kılıçdaroğlu, devlette, “ikili bir yapı ortaya çıktığını” savundu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

  • Türkiye’nin bir değişime, dönüşüme, akılcı politikalara ihtiyacı var. Beraber, birlikte olacağız. Engeller çıkartabilirler. Yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.
  • Muhtarlara belediye meclisi toplantılarına katılmayı bile fazla görüyorlar. Bizim iktidarımızda söz sahibi olacaklar.
  • Astsubayların göreve başlama derecesi bile haksızlık içeriyor. Milletin iktidarında çözülecek. Tazminatları ile ilgili sorun var. Bunun giderilmesi lazım.
  • Daha önce de bu sözler verilmiş. Sayın Erdoğan müjde ile başlıyor konuşmasına, hayırlı olsunla bitiriyor. Ne müjde var, ne hayırlı olsun. Ben söyledim belki kulağına gider. Kılıçdaroğlu’ndan önce yapacağım diye. Yaptıracağım ona.
  • Kamuda çalışan 530 bin civarında sözleşmeli personel var. KPSS’ye giriyorlar, normal bir devlet memuru ile aynı eğitime sahipler. Ama hakları yok. Sözleşmeleri yenilenmezse kapıya konuyorlar. Sözleşmeli personelin durumunu TBMM’de tartışmaya açacağız. Bu sorunu orada ya çözeceğiz ya çözeceğiz deyin.
  • Sosyal kimlikler üzerinden politikayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bütün sosyal medya kimliklerinin sorunlarını masaya yatırıyoruz.

123 milyar doların 1 centi bile Merkez Bankası’na ait değil

  • Devletin kurumlarına sahip çıkmak en çok CHP’ye yakışır. Fiyat istikrarından sorumlu olan kim: Yasaya göre Merkez Bankası. Sıcak siyaset Merkez Bankası’na müdahale ediyor. Onların sağlıklı karar almasını engelliyor.
  • Yarın zeytinin fiyatı ne olacak elli değil. Herkes zam bekliyor. Merkez Bankası’nın kullanacağı araçları doğrudan kendisi belirler diyor yasa. Saray karar almasını engelliyor.
  • Merkez Bankası’nın kendi kültürü var. Dışarıdan eleman getirmek doğru değil. Kültürünü yok eder. Unutmadık: Merkez Bankası’nın kasasından alınan 128 milyar doların Maliye Bakanı’na bırakıldığı süreci unutmadık. Hangi kurla kime satıldığını bilmiyoruz?
  • Rezervdeki 123 milyar doların 1 centi bile Merkez Bankası’na ait değil. 128 milyar dolar kime gitti? Kim aldı? Satışını Merkez Bankası değil kendisi yaptı.
  • Türk lirası kar gibi eriyor. Merkez Bankası’nın dolar satması lazım. Kendi doları yok ki satsın. Başkasının. Satamıyor.
  • Devri iktidarımızda Merkez Bankası’nın nasıl çalıştığını, sıcak siyasetin nasıl müdahale etmediğini, ekonominin nasıl düzeldiğini göreceksiniz.
  • Tefecilere hizmet eden bir siyasi iktidar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ekonomisini düzeltemez. Sadece ve sadece tefeci sektörüne hizmet eder.
  • Her gün faizi memleketin fakir fukarası ödüyor. Saray ve şukerası bir kuruş ödemiyor. 83 milyonu teslim ettiler. Az kaldı. Sandığa gideceğiz ve hep birlikte göndereceğiz.

Bürokratlara uyarı

  • Bir video paylaştım. Devlet memurlarınıza görevinizi yapın dedim. Siz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin memurlarısınız. Pazartesi kim yasa dışı talimat verirse orada durun ve yapmayın. Doğru söylüyorum, haklı söylüyorum değil mi?
  • Onlar malı götürürken bunları söyledim Saray ve şurekası baştan aşağı bunları söyledi: Vesayetmiş, darbeci zihniyetmiş. Allah akıl fikir versin. Hırsızlığa bulaşmayın dedim. Savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarmış bulunmazsanız namertsiniz.
  • Saray’ın baş memuru var. Fuat Bey. Vesayet ve paralel yapı oluşturmaya çalışıyormuşum. Çalışanlarımızın diyor. Kimsin sen? Devlet memuru ne zamandan beri çalışanlarınız oluyor. Bu lafı kullandığın andan itibaren toplumu bölüyorsun. Devletin memuru milletin işini yapar. Kullandığım her cümlenin kanunda yeri vardır.
  • Gideceksin Erdoğan ailesinin vakfından torpil yapacaksın, devlete yerleşeceksin. Biz bunu yapınca kıyamet kopacak. Bürokratlar emir aldık diyebilir. Yasa dışı emri yapmayacaksın. Kanun bunu söylüyor.
  • Siz devlet memurlarını tehdit mi ediyorsunuz? diyor. Yasal ölçüleri içinde çalışan kimseyi tehdit etmek benim haddim değildir. Hangi görüşten olursa olsun; devletine ve milletine hizmet ediyorsa başımın üstünde yeri var. Mafyatik ilişkilere girenler varsa onları tehdit ediyorum. Kul hakkı yiyecek, Kılıçdaroğlu ses çıkarmayacak. Onların sırtından malı götürüyorsun ses çıkarmıyorsun. Balık baştan kokar bunları çok iyi biliyorum.

Millet sana zenginleş, malı götür, yolsuzluk yapanları koru diye  o yetkiyi vermedi

  • Vakıf kültürümüzde çok önemlidir. Vakıflar kamu için çalışırlar. Elde ettikleri gelirleri, yaptıkları harcamaları açıklarlar. Erdoğan ailesinin vakıflarının belediyelerden, devletten, vatandaşlardan, tahsis edilen binaların kiralarından ne kadar para topladıklarını bilmiyoruz.
  • Mahkemelerin bağımsızlığı üzerine inşa edilen 138. madde hiçbir makam, organ, mevki yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere talimat veremez diyor. Vakıf var TÜGVA. Belediye diyor ki tahsis edilen yer amaca uygun kullanılmıyor. Mahkeme iade edeceksin diyor. İtiraz ediyor. İdare Mahkemesi de iade edeceksin diyor. Gidiyorsun teslim almaya polisler diziliyor. Devletin polisine talimat veriliyor yargı kararının uygulanmaması için. Polisler emir kulu. Sorun kimde talimatı verende. Sen hangi gücüne yetkine dayanarak yargı kararını uygulamıyorsun. Böyle bir yetkiyi sana kim verdi? Millet zenginleş, malı götür, yolsuzluk yapanları koru diye sana o yetkiyi vermedi.

Ayrıntılar geliyor…