A3 Haber

HABAŞ’ta iş cinayeti davası: Kadir Özdemir’in ailesinin adalet arayışı sürüyor

HABAŞ’ta iş cinayeti davası: Kadir Özdemir’in ailesinin adalet arayışı sürüyor
Ekim 20
15:07 2021

İzmir Aliağa’daki HABAŞ Demir Çelik fabrikasında eskiyen sacların değiştirilmesi sırasında yüksekten düşerek yaşamını yitiren işçi Kadir Özdemir’in ailesinin açtığı ceza davasının ikinci duruşması bugün Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşma öncesinde Aliağa Adliyesi önünde Kadir Özdemir için adalet talebi seslendirildi. Davayı takip eden kurumlar adına bir basın açıklaması yapıldı. İSİG Meclisi’nin İzmir temsilcisi Mustafa Güven’in okuduğu açıklamada, “Sorumluların gerekli cezayı almaları için bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız” denildi. Daha sonra davanın avukatı Onur Can tarafından hukuki süreç anlatıldı.

Basın açıklaması şöyle:

  • 7 Ekim 2020’de 36 yaşında ve bir çocuk babası olan HABAŞ İşçisi Kadir Özdemir, yüksekten düşerek yaşamını yitirdi. HABAŞ’ta iş cinayetinde yaşamını yitiren işçi Kadir Özdemir’in davası 26 Mayıs’ta Aliağa’da görüldü. Duruşmada Fabrika Müdürü Haşim Ayten, Çelikhane müdürü Mehmet Boran ve ekabir takımının iş cinayetinden yargılanmasına başlandı. Yıllardır bu yönetimin emrinde sayısız insan çalıştı ve en iyimser ihtimalle 100-150’den fazla işçi, iş cinayetinde hayatını kaybetti. Müdür Haşim Ayten soğukkanlılıkla işçilere mezar olan HABAŞ’ta işçi ölümlerini normal bulduğunu söyleyerek “eğer gerekli görülürse iş güvenliği önlemlerinin alıyoruz” dedi.
  • İş güvenliği önlemleri ölüm ya da yaralanma olmasın diye alınır, olduktan sonra değil! Ama HABAŞ’ta herkes bilir ki iş cinayeti yaşandıktan sonra “aslında önlem alınmış” gibi gösterilmek için önlem alınır.
  • Şirketler genelde “kan parası” adıyla şikayetçi olunmasını engellerken kamu idarecileri de sorunu toplumsal bir sorun olarak görmekten uzak davranıyor, açılan göstermelik davalarda şirketlere hiç bir ceza çıkmıyor ve üstünün örtülmesine göz yumuluyor. Adeta iş cinayetlerine ortak olunan bu süreçte adalete inancı sarsılan aileler yine şirketlerin insafına terk ediliyor. Geçtiğimiz iki ay içerisinde gemi söküm tesislerinde aynı şirkette iki ay arayla iki kazada dört işçi öldü, Menemen belediyesinde iş güvenlik önlemi olmadan çalıştırılan traktörden düşen bir işçi öldü ve her iki işyerinde yaşanan iş cinayetleri için savcılık henüz bilirkişi bile atamadı. Davalar sürüncemede kalırken acılı aileler perişan halde ortada kaldı.
  • Bakırçay havzasında işçi ölümleri, sakatlanmaları her gün artarak devam ederken, HABAŞ’ta hayatını kaybeden Kadir Özdemir’in annesi şirket yöneticilerinden şikayetçi oldu. Bu yüzden bu davanın önemi büyüktür.
  • HABAŞ Demirçelik’te yüksekten düşerek hayatını kaybeden Kadir Özdemir’in annesi ve kardeşleri şirketin kendilerine teklif ettiği parayı reddederek şikayetçi oldular. Bu dava işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda adeta bir ölüm makinesi haline gelmiş Habaş’a karşı açılmış ender davalardan biri olması ve cinayetin ardından fabrika müdürü, vardiya amirinin de içinde bulunduğu tutuklamaların olduğu ilk dava olması nedeniyle de önemli bir davadır.
  • Demirçelik fabrikaları, gemi söküm tesisleri, Tüpraş, Petkim, Star, organize sanayi, limanlar bakırçay havzasında hem işçilerin hayatını hem de halk sağlığını tehdit eden uygulamalarını cezasızlıktan aldıkları cesaretle sürdürmeye devam ediyor.
  • Bizler biliyoruz ki üretim için kâr hırsı için işçiler ölmek zorunda değildir. Ancak gerekli önlemler alınmadığı gibi üretim sürecindeki aksaklıkların kamu denetiminin de yapılmadığı açıktır. Bu yüzden HABAŞ’ta ve Aliağa havzasında dur durak bilmeyen iş cinayetlerine karşı tüm emek örgütlerini işçilerin üretim sürecini denetleyebildiği bir çalışma yaşamı için sendikal ve sınıfsal mücadeleyi yükseltmeye ve Ayfer Annenin adalet arayışının yanında olmaya çağırıyoruz. Aliağa’da iş cinayetleri artık son bulmalıdır. HABAŞ’ta iş cinayetlerinde sorumlu olanlar cezalandırılmalı, gerekli işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmalı, uluslararası standartlarda kamu denetimi yapılmalı, işçiler üzerindeki uzun, aşırı çalışma ve benzeri baskılar sona erdirilmeli artık üretim için iş cinayeti yaşanmamalıdır. Bu anlamda sorumluların gerekli cezayı almaları için bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.

Açıklamanın altında şu imzalara yer aldı: İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu, Aliağa Demokrasi Platformu, KESK İzmir Şubeler Platformu, DİSK Ege Bölge Temsilciliği, İzmir İSİG Meclisi.