A3 Haber

Bahçeli: Türkiye’de dezavantajlı hiçbir kesim yoktur

Bahçeli: Türkiye’de dezavantajlı hiçbir kesim yoktur

Bahçeli: Türkiye’de dezavantajlı hiçbir kesim yoktur
Şubat 06
14:13 2022

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündemde erken seçimin olmadığını söylemekle birlikte tüm ilçelerde çalışmaları yoğunlaştıracaklarını, CHP’nin birinci olduğu bölgelerde ise özel çalışma yapacaklarını söyledi.

MHP’nin Kızılcahamam’da yapılan Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekilleri Ortak Toplantısı sonrası açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeminde yine ağırlıklı olarak CHP vardı. AİHM’in Osman Kavala kararıyla, ABD büyükelçisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaretini de eleştiren Bahçeli’nin konuşması özetle şöyle:

“CHP’nin sandıktan birinci çıktığı altı il ve 125 ilçede milletimizi aydınlatacağız”

  • 19 Şubat 2022 tarihinde başlamak suretiyle, en son seçimlerde CHP’nin sandıktan birinci çıktığı 6 il ve 125 ilçeyi kapsamına alan 131 ayrı seçim bölgesinde, bu partinin gerçek yüzünü, zillete nasıl düştüğünü, bölücülüğe nasıl teşne olduğunu, karanlık yönlerini birer birer anlatacağız, milletimizi aydınlatacağız. Bunun yanında bütün ilçelerimizde çalışmaları yoğunlaştıracağız. Bu defa da temamızı, ‘Adım Adım 2023; İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma Toplantıları’ olarak belirlemiş durumdayız. Maalesef CHP’ye oy veren kardeşlerimiz aldatılmaktadır. Bugünkü CHP’nin, 1920’li yıllardaki CHP’yle uzaktan yakından alakası kalmamıştır. CHP, Türk milletinin hassasiyetleriyle alenen oynamaktadır. Bunu siyaset zannedecek kadar da ateşle oyun halindedir.

“Türkiye’de dezavantajlı hiçbir kesim yoktur”

  • CHP Genel Başkanı’nın fotoğrafının ve imzasının bulunduğu bir afiş son günlerde billboardlarda gösterime sunulmuştur. Bu afişte ilamı yapılan ve vahameti iflah olmaz düzeylerde olan ibareler şu şekildedir: “Etnik köken, inanç, engellilik, cinsel yönelim yasayla dezavantaj olmaktan çıkarılacaktır.” Türkiye’de dezavantajlı hiçbir kesim yoktur. Var diyenler, bunu ısrarla iddia ve ifade edenler, Türkiye düşmanlarının değirmenine altı delik kovalarıyla su taşıma gayretkeşliğinde olan bir avuç kiralık kalem, üç beş kibirli sözde aydın, kuklalaşmış siyaset artıklarıdır. Etnik kökenin dezavantaj olduğunu söylemek Türk milletine meydan okumak, milli kimliği yok saymaktır. Bunun adı bölücülüktür, Anayasa’nın 66’ıncı maddesini kasten çiğnemektir. İnanç konusunda dezavantajdan bahsetmek tepeden tırnağa iftiradır, izansız ve iffetsiz bir yalandır. Engelliğin dezavantaj olduğunu ileri sürmek saptırmadır, hiçbir temeli olmayan uydurmadır. Cinsel yönelim hususundaki dezavantajdan dem vurup bunun yasal güvenceye alınacağını vaat etmek ahlak ve maneviyatımıza sürülmüş kara bir lekedir. Kılıçdaroğlu böyle bir tarihi hatanın ve haya noksanlığının nasıl figüranı olabilmiştir?

“Buna müsaade etmeyeceğiz”

  • CHP Müslüman Türk milletinin itibarıyla, irfanıyla, ihlasıyla, itikadıyla, manevi ihtişamıyla hesaplaşmaya nasıl cüret ve cesaret edebilmiştir? CHP, milli ahlaka el kaldırmıştır. CHP milleti birbirine düşürmek, milletin birbirine girmesini temin etmek için korkunç bir provokasyonun yüklenicisi ve siyaset temsilcisidir. Buna seyirci kalmayacağız. Bu zillete ve yakın tehlikeye asla müsaade etmeyeceğiz.

“CHP’nin maskesini düşüreceğiz”

  • Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı geçilmeden, başkent Ankara’yı geçmek hayal ürünüdür, Türkiye’nin başına musibetleri sarmak da hiç kimsenin, hiçbir siyaset kokuşmuşunun yapacağı bir şey olamayacaktır. CHP’nin maskesini düşüreceğiz, ipliğini pazara çıkaracağız, kalelerine teker teker girip bu partiye oy veren kardeşlerimize gerçekleri tüm çarpıcılığıyla anlatacağız, inanıyorum ki hepsini de ikna edeceğiz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz, dedik mi yaparız, hem insanımızı canımızdan aziz bilir, hem de yaptığımızı seve seve sahipleniriz.

“Oyunculara bedel ödetecek irade ayakta”

  • Serok Ahmet’in, “oyunu Millet İttifakı’yla kuracağız” sözlerini sanıyorum her vicdan sahibi duymuştur. Onlar oyun kurmakla uğraşa dursunlar, oyunu bozacak, oyunculara bedel ödetecek kutlu millet iradesi ayaktadır, sefer halindedir, zafer de elhak Allah’tandır. HDP’ye ısmarlanan sol ve bölücü bileşenlerden teşekkül edecek üçüncü ittifak çalışması ise sütre gerisindeki ucuz pazarlık ve uçuk mutabakatı perdeleme münafıklığıdır.

“Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu birbirinin açığını kolluyor”

  • Kılıçdaroğlu mezkur televizyon programında İstanbul Belediye Başkanı’nın Birleşik Krallığın Ankara Büyükelçisiyle karın kışın tam ortasında yediği balıktan haberdar olduğunu açıklamıştır. Ancak İmamoğlu’nun konuyla alakalı itiraf ve ifşası ise Kılıçdaroğlu’nun hilafına, yani tam aksi yöndedir. İstanbul Belediye Başkanı ile CHP Genel Başkanı arasındaki gerilimin ana arteri cumhurbaşkanı adaylığı hususunda temerküz etmektedir. İkisi de birbirini açığını kollamaktadır. İkisi de dışarıdan medet ummaktadır. İkisi de sivrilmek, birbirini rakip gördüğünden mütevellit tesirsiz hale getirmek için çırpınmaktadır. Ruh sağlığı yerinde hangi vatan evladı bu CHP’ye geleceğini teslim edebilecektir?

“Erken seçim gündemde yok”

  • Güçlendirilmiş parlamenter sistem diyorlar. Ne var ki içeriğini kendileri de bilmiyorlar. Sonbaharda erken seçim var diyorlar. Bu spekülasyona, bu hayal mahsulü ezbere kendileri de inanmıyorlar, ihtimal bile vermiyorlar. Türkiye’nin yönetilmediğini iddia ediyorlar. Altını çizerek ifade ediyorum ki, Türkiye’nin parlak geleceği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir. Milli yükselişin mimarbaşı Cumhur İttifakı’dır. Erken seçim Türkiye’nin gündeminde yer almamaktadır. Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri 2023 yılının Haziran ayında yapılacaktır. Kılıçdaroğlu ve yandaş korosu bunu aklından çıkarmamalıdır.

“Cumhurbaşkanlığından geriye dönüş mümkün değildir”

  • Güçlendirilmiş parlamenter sistem gayesi zaman kaybıdır, emek israfıdır, boşuna meşguliyettir, nitekim aziz Türk milleti kararını vermiş, gelecek ümitlerini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlamıştır. Bilinmelidir ki, bundan geriye dönüş ne mümkün ne de muhtemeldir. Bizim nezdimizde taviz veya tereddüt hali söz konusu bile olmayacaktır.

“Cumhur İttifakı stratejik hedefimizdir”

  • Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın vatan ve millet sevgisiyle pekişmiş ahlaki ilkelerine bağlı ve sadık kalacaktır. Bu bizim birinci stratejik hedefimizdir. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütün kurum ve kurallarıyla işlerliği ve ilerleyip güçlenmesi için insanüstü bir çaba gösterecektir. Bu bizim ikinci stratejik hedefimizdir. Milliyetçi Hareket Partisi, 2023 yılının Haziran ayında TBMM’nde milletvekili sayısını azami düzeye çıkarıp Cumhur İttifakı’nın Anayasa’yı değiştirme çoğunluğuna ulaşması, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrardan ve açık ara farkla Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için olağanüstü bir mücadele azmi sergileyecektir. Bu bizim üçüncü stratejik hedefimizdir. Milliyetçi Hareket Partisi, terörün kökünü kazıma, bölücülüğün kafasını koparma seferberliğinde her fedakârlığı seve seve yapacak, desteğini önşartsız verecek, bilahare milli ve yerli bir ekonominin tesisi ve temini için üzerine düşen sorumlulukları gecikmeksizin icra edecektir. Bu bizim dördüncü stratejik hedefimizdir. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle uyumlu, en geniş demokratik katılımın sağlandığı, toplumun her kesiminin önerilerinin dikkate alındığı, Başkanlık Sistemi’ni kurumsallaştıran yeni bir anayasanın hazırlanması konusunda çalışacak ve bu uğurda siyasi faaliyetlerini yoğunlaştıracaktır. Bu bizim beşinci stratejik hedefimizdir.

“Behey Büyükelçi sen kim oluyorsun?”

  • Bildiğiniz gibi, ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Flake 7 Ocak 2022 tarihinde Türkiye’ye gelmiştir. Flake, 26 Ocak 2022 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanı’na güven mektubunu sunmuştur. Hitamında 31 Ocak 2022 Pazartesi günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı Saraçhane’deki makamında ziyaret etmiştir. Bu ziyaret garip bir tasarruf, sorgulamaya açık bir tercihtir. ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin ayağının tozuyla, henüz çiçeği burnundayken, koşa koşa İmamoğlu’na gitmesi zarfsız bir mesajdır. Güya, “Askıda Fatura Projesi”yle ilgili bilgi almak istiyormuş. Be hey büyükelçi sen kendini ne sanıyorsun? Sen kim oluyorsun? Kimi kandırıyorsun? Ters diplomasiyle nereye varmayı aklından geçiriyorsun?

“Askıda ekmek projemizden haberin oldu mu?”

  • Bizim de yıllar evvel planlayıp hayata geçirdiğimiz “Askıda Ekmek Projemiz” var, haberin oldu mu? Kulağına geldi mi? ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin, diplomatik nezaket ve teamülleri çiğneyerek soluğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde alması bir defa kasti ve programlanmış bir tahriktir. Ankara’da ziyaret edilecek makamlar bitti de, geriye kala kala bir tek İstanbul Belediyesi mi kaldı? Bu büyükelçi, Türkiye’nin iç siyasetine müdahil olmaya kalkışmıştır. Büyükelçi ziyaret edecek başka birisini bulamadı mı? Belediye Başkanı’nın Genel Başkanı olan Kılıçdaroğlu’nu da mı evvelemirde ziyaret etmeyi aklına getiremedi? Bu ne aceledir? Bu ne telaştır? Bu neyin işaret fişeğidir? Anlaşılan bu büyükelçi Ankara’ya heybesi epey dolu gelmiş, okyanus ötesinde itinayla hazırlanmış uzun bir talimat listesini kademe kademe tatbik etmeye koyulmuştur. Herkes haddini bilsin, hududunu bilsin, yerini yurdunu bilsin.

“Uyarıyorum”

  • Uyarıyorum, geçmişte sözde Ermeni soykırım iddiasını da dillendiren bu büyükelçi görevinin sınırlarını aşmamalı ve taşıdığı misyonun saygınlığına gölge düşürmekten dikkatle kaçınmalıdır.

“Kavala kararıyla zehir saçtılar”

  • Aynı şeyi Sorosçu Osman Kavala davasıyla ilgili söylemek de kaçınılmaz bir tutarlılıktır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 2 Şubat 2022 tarihinde toplanmış, Kavala’nın serbest bırakılmasını dayatan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının uygulanmaması nedeniyle Türkiye aleyhine ihlal süreci başlatmıştır. Asıl bu sözde karar Türkiye’nin egemenlik haklarını ihlal etmektir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi bir başka anlatımla hukukumuza ve devlet umurumuza zehir saçmıştır. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. Hukuk karşısında hiç kimse ayrıcalıklı veya imtiyazlı olamayacaktır. Türk yargısı bağımsızdır, tarafsızdır, kararları objektiftir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kendi işine bakmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kendi önünden yemelidir. Bu mahkemenin, 1 Şubat 2022 tarihinde, HDP’li 40 milletvekilinin 2016 yılında kaldırılan dokunulmazlıklarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edilmesiyle ilişkilendirmesi bizim nazarımızda yok hükmündedir.

“HDP’nin kapatılması vatan ve hukuk namusudur”

  • Bu HDP’nin kapatılması vatan ve hukuk namusudur. Bölücülüğün ana yuvası olan HDP, Kış Kartalı Harekatını kınamıştır. Biz de bunların hepsini şiddetle kınıyoruz. Kürt kökenli kardeşlerimizin hedef alındığı namertçe iddia edilmiştir. HDP, düşmana hizmetkardır, Türkiye’nin azgınlaşmış muhalif odağıdır. Terörle mücadelemizi kınayanlar resmen, belgeli, tescilli vatan hainidir. İnanıyor ve milletime güveniyorum ki, zillet ittifakı girdiği yoğun bakımdan çıkamayacak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik tariz ve tacizleri yanına ve yarına bırakılmayacaktır. Bu demokratik hesap kesinlikle sorulacaktır. Barış adı altında PKK’ya güzellemeler yapanlar; demokrasi, adalet ve özgürlük kavramlarını istismar edenler milletin gözünde üç kuruşluk değere sahip olmadıklarını yakında göreceklerdir.

About Author

Ege

Ege

Related Articles