A3 Haber

‘Menzil cemaatinin Ankara temsilcisi, Diyanet’in kadrolu imamı’

‘Menzil cemaatinin Ankara temsilcisi, Diyanet’in kadrolu imamı’
Aralık 03
08:40 2019

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, son kitabı olan “Menzil – Bir Tarikatın İki Yüzü” adlı kitabını anlattı. Öztürk, Menzil tarikatının Ankara temsilcisinin Diyanet’in kadrolu imamı olduğunu söyledi.

Gazeteci Saygı Öztürk, yeni bir kitap yayınladı. “Menzil – Bir Tarikatın İki Yüzü” adlı kitapta, son yıllarda Gülen cemaatinin yerine geçtiği öne sürülen, bakanlıklarda kadrolaştığı söylenen Menzil cemaatini masaya yatırdı.

Öztürk, kitabına ilişkin Özlem Gürses’in sorularını yanıtladı.

Saygı Öztürk’ün açıklamalarından satır başları şöyle:

  • Menzil’le ilgili değişik dönemlerde haberler yapmıştım, yapıyordum. Mesela 2004 yılında Sivrihisar’ın bir köyünde bir çiftlik aldıkları ve Sakarya Nehri kenarında büyük araziler kapattıklarını öğrendiğim zaman, “Bu kadar parayı nereden buluyor bu tarikat?” diye yazmışım… Sonra Ankara’nın Pursaklar Beldesi’ndeki külliyede olup bitenlerle ilgili yine bir haber yazdığımı hatırlıyorum… O dönem jandarmanın bastığını ve bir soruşturma açtığını, öyle bir süreç yaşanmıştı ama hepsi geride kalmıştı… 15 Temmuz darbe girişiminden sonra biliyorsun Fethullahçılara dönük büyük operasyonlar yapıldı..
  • Pensilvanya gitti, Menzilvanya geldi. İşte ben de tam da bu nedenle bu konuya bir eğilmek gerekiyor diye düşündüm. O günlerde yazdığım bir yazıdan sonra Menzil Tarikatı’na yakın olan bir gazeteci arkadaş bana geldi, dedi ki “Fevzettin Erol, yani Menzil’in Buhara kolunun Şeyhi sizinle görüşmek istiyor, arzu ederse gelsin, bizi bir de bizden dinlesin” diyor.Gideyim gitmeyeyim mi… Öyle kaldı. Aradan iki ay filan geçti, bir gün o gazeteci arkadaşı aradım, “Beni Menzil’e götür” dedim.
  • Menzil’in Ankara’daki temsilcisini buldum. Çok kolay tabi. Niye biliyor musun? Çünkü Menzil’in Ankara’daki temsilcisi aynı zamanda Diyanet İşleri’nin kadrolu bir imamı! Nasıl olur diyorsun? Ama öyle.

‘Menzil köyüne 10 bakanın gittiği günler var’

Saygı Öztürk, Menzil köyündeki gözlemlerini de şöyle anlattı:

  • Şeyh ip atıyor, siz bir kenarından tutuyorsunuz, tövbe alıyorsunuz. “Yarabbim ben bugüne kadar çok günahlar işledim, inşallah bundan sonra günah işlemeyeceğim” diyorsunuz… Şeyhe bağlılığınızı açıklıyorsunuz. O andan itibaren siz Sofi oluyorsunuz, yani cemaat mensubu.
  • Kadınların yeri ayrı, Şeyhin yetki verdiği, halife olarak gösterdiği kadınlar var. O yetkilendirdiği kişiler bunu yapabiliyor. Bazen de şeyh kendisi gidiyor ama bir kapının ya da bir paravanın arkasında oluyor.
  • Bana göre devlet içerisinde önemli bir güç. Bunu bizzat kendileri açıklıyorlar zaten. Ben soruyorum “sağlık bakanı, enerji bakanı…” “Onlar bizim çocuklarımız” diyor Şeyh. “Dün de evimizde 10 tane bakanın olduğu günler vardı.” Açık açık anlatıyor…