A3 Haber

Şehri yeşillendirmenin yeni bir yolu: Döşeme taşlarını sökmek

Şehri yeşillendirmenin yeni bir yolu: Döşeme taşlarını sökmek
Ocak 12
15:26 2021

Pek çok şehirde yeşil alanları genişletmeye yönelik yaygın girişimin bir parçası da Hollanda’nın her yerinde kullanılan ön bahçe taşlarını sökmek… Bloomberg’de Diederik Baazil imzasıyla yayınlanan analizi, Ayşen Tekşen’in çevirisiyle sunuyoruz…

Rotterdam’ın herhangi bir mahallesinde bir blok yürüdüğünüzde, yalnızca birkaç ay öncesinden daha yeşil olduğunu görme olasılığınız yüksek. Bir zamanlar pek çok apartmanın, evler ve ofislerin ön bahçelerini kaplayan döşeme taşları söküldü ve yerlerine bitkiler, çalılar ve ağaçlar yerleştirildi.

Bu, taş döşemeli bahçelere düşkün olan bir ülkenin sokak görünümünde küçük ama önemli bir değişiklik. Ve bu değişikliğin kitlesel olarak gerçekleşmesi bir rastlantı değil. Bu değişiklik, iki Hollanda şehri arasındaki asırlık rekabeti yönlendiren yeşil girişimin bir parçasıydı.

Başa baş giden taş sökme yarışmasında Hollanda’nın başkenti Amsterdam ezeli rakibi Rotterdam’la yarıştı ama geride kaldı. Rotterdam, Amsterdam’ın 46 bin 484 döşeme taşına karşı 47 bin 942 taş sökerek onu yendi. Mücadele kızışırken iki şehrin meclis üyeleri her gün sonuçları bildirdi ve sosyal medya yoluyla hemşerilerini hızlanmaya teşvik etti. Çeşitli gruplar adına bu olayı düzenleyen Frank Lee ajansının sahibi Eva Braaksma “İki şehir arasındaki rekabet sıklıkla olumsuzdur ama bu kez olumlu şekilde kullanıldı” dedi. Bu gruplardan biri de, Hollanda hükümetine karşı açtığı örnek dava 2020 sonuna kadar hükümetin CO2 salımını yüzde 25 azaltmasını emreden mahkeme kararıyla sonuçlanan, Urgenda sivil toplum örgütüydü.

Hollanda, mahkemenin emrettiği bu hedefin yakınına bile gelemedi ve taşların sökülmesi bu hedefin yalnızca küçük bir yüzdesini oluşturacak gibi görünüyor: Urgenda, açık kamusal alanların yüzde 3’ünde taşlarının sökülmesi ve yerlerini bitkiler ve ağaçların alması durumunda, Hollanda’nın ayak izini yüzde 25 azaltmak için gerekli olan 17 megatonun yalnızca 0.1 megatonunu karşılayacağını hesaplıyor.

Rotterdam yaklaşık 50,000 döşeme taşı söktü ve yerine daha geçirgen yüzeyler ve bitki koydu. Fotoğraf: Fleur Beerthuis

Ama Rotterdam’ın liberal sağ partiyi temsil eden şehir meclisi üyesi Bert Wijbenga, taşları sökmenin “hacim katmaktan ziyade” toplumun eğitilmesiyle ilgili olduğunu söylüyor: “Kentlileri yeşil tutkusuna dahil etmek.” Bu aynı zamanda, iklim değişikliğinin etkilerine direnebilmek için şehrin yeşil alanlarını önemli ölçüde arttırma şeklindeki daha kapsamlı hedefin de bir parçası. Aşırı sıcaklık, su baskınları, kuraklık ve biyo-çeşitliliğin azalması giderek daha büyük sorunlar haline geldiğinden, geçirimsiz döşemeleri geçirimli yüzeylerle, bitkilerle ve ağaçlarla değiştirmek özellikle şehirlerde bu sorunları önlemenin önemli bir bölümünü oluşturacaktır.

Wageningen University & Research’de Yeşil İklim Çözümleri Programı başkanı Tim van Hattum “İklim değişikliğinin en büyük etkisi şehirlerde görülecek” diyor. “Dünyaya nasıl yaklaşacağımız ve şehirleri nasıl inşa edeceğimizle ilgili olarak doğayı göz önünde bulunduran bir yeniden tasarım sürecine geçmeliyiz.”

Sularla çevrili bir şehir olan Rotterdam, başta su baskınları olmak üzere, bu etkilerden bazılarıyla başa çıkma konusunda liderdir: Diğer şehirler daha aşırı hava olaylarıyla karşı karşıya kaldıkça, Hollanda’nın kıyılarını koruyan karmaşık su setleri, bariyerler ve güçlendirilmiş kumullar sistemi suyla birlikte yaşamanın küresel örneği haline gelmiştir.

Ama Wijbenga, Hollanda’da bile değişen koşullara uyum sağlamanın zor olduğunu söylüyor: “Su yönetimi şehrimiz için her zaman önemli olmuştur ama iklim değişikliği bunu daha da arttırdı.”

Rotterdam şimdi suyu dışarıda tutmaya ek olarak, şehir için daha yeni bir sorun oluşturan tam tersi bir güçlükle karşı karşıya: içme suyu kaynaklarını korumak ve kuraklık dönemlerinden kaçınmak için daha fazla su getirmek.

Van Hattum “Şu anda yağmur suyu kanalizasyon sistemiyle şehrin dışına yöneltiliyor. Bu, suyun kurtulmamız gereken bir yük olduğu anlamına geliyor ama aslında bir servet ve o şekilde ele alınmalı” diyor. Beton ve döşeme taşı gibi geçirimsiz yüzeyleri sökmek, yağmurun yeraltı suyuna sızmasına imkan verir.

Rotterdam’ın hedefi 2022’ye kadar 20 hektar yeni yeşil alan yaratmak ve Wijbenga ,2020 yılında sökülen taşların yarım hektar olduğunu tahmin ediyor. Yeşilliğin geriye kalan “zor bölümün” başka bir yerden elde edilmesi gerekecek –ağırlıklı olarak yeşil çatılardan ve kamusal alandan.

Benthemplein meydanındaki bu çukur alan yağmur suyu toplamadığında basketbol sahası olarak kullanılıyor. Fotoğraf Peter Boer/Bloomberg

Şehirdeki çatıların bazıları suyu toplamaya ve başka amaçlarla saklamaya göre düzenlenmiş durumda. Yerel futbol kulübü Sparta, kendi sahasında yeniden kullanmak için yağmur suyunu topluyor. Ve Benthemplein su meydanı uluslararası dikkati üzerine çeken bir yer olarak öne çıkıyor: Hava güneşliyken basketbol sahası ve diğer imkanlarıyla bir rekreasyon alanı işlevi gören bu meydan, yağmur yağdığında -cadde seviyesinin altında olduğundan- fazla suyu toplamak için geçici havuz olarak kullanılıyor. Su meydanın altında saklanıyor ve başka amaçlarla kullanılırken bölgeye su basması da engellenmiş oluyor.

Rotterdam’ın bu türden yaratıcı girişimleri küresel hayranlık uyandırmasına rağmen, Van Hattum şehirde iklim değişikliği sorununu çözmek için daha doğal yollar kullanılmasını savunuyor. Su meydanı gibi yenilikçi çözümlerin özel olarak su baskınını önleme sorununa katkıda bulunduğunu ama yine de doğal sistemin yoğun yağışla kendi bildiği yoldan başa çıkabilmesine müdahale eden suni bir beton havuz olduğunu söylüyor.

Döşeme taşlarının sökülmesi sonucunda Hollanda’nın en uzun ön bahçesine sahip olan Kop van Zuid’de mahalle sakinleri ve işçiler taşları sökmek ve yerine bitki koymak için hazırlık yapıyor. Fotoğraf: Sjon Heijenga

Hollanda şehirleri söz konusu olduğunda, taşları sökmek gibi bir girişim bu türden doğal yeşil alanları desteklemenin etkin bir yoludur. Böylesi girişimler yalnızca şehir sakinlerini kendi mülklerinde daha geçirgen yüzeyler oluşturmaya teşvik etmekle kalmaz, şehre ilişkin kamusal algıları değiştirebilirler. Hollanda her zaman döşeme taşı şehri olmuştur: 2020’de havadan çekilen fotoğraflar üzerinden yapılan bir değerlendirmeye göre, bahçelerin yarısı şu ya da bu şekilde karo döşelidir. Ama bu sökme kampanyasının bir parçası olarak, güney Rotterdam’daki de Kop van Zuid mahallesi caddelerini yeşillendirmek için gönüllü olan 70 sakini bir araya getirmeyi başardı ve bunun sonucunda, 216 metrelik düzenlemeyle ülkenin en uzun ön bahçesi oluşturuldu.

Van Hattum’un cidden gerekli olduğunu söylediği kenti yeniden tasarlama süreci için böyle bir algı değişikliğine ihtiyaç olabilir: arabaların önemini azaltmak.

Van Hattum ‘a göre, “Geleceğin şehri arabalara daha az yer verecek. Yürüyüş, bisiklet ve toplu ulaşım esas olacak. Bu da şehirde daha fazla yeşil için büyük fırsatlar sunacak: daha az yol ve park alanına ihtiyaç olacak ve onların yerine, yürüyüş için yeşil koridorlar oluşturulabilecek. Doğa ve şehre iki ayrı varlık olarak davranmak yerine doğayı şehrin içine çekmemiz lazım.”

İsveç’in Street Moves projesi, 2030’a kadar her şehre bu skooter parkı ve oturma ünitesi gibi bordür birimleri kurmayı amaçlıyor. Fotoğraf: ArkDes

(Çeviri: Ayşen Tekşen)