A3 Haber

Savaş lordları: Karabağ savaşında Türkiye’den verilen desteğin ardında neler var?

Savaş lordları: Karabağ savaşında Türkiye’den verilen desteğin ardında neler var?
Haziran 09
07:53 2021

Dağlık Karabağ.
Son aylarda çokça konuşulan konulardan biri.
Azerbaycan ve Ermenistan arasında, 20. yüzyılın başlarından bu yana yani Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminden kalma 4 bin 400 kilometrekarelik bir sorun alanı.
Önce nedir bunun tarihçesi, ona bakalım.
Azerbaycan ve Ermenistan, 1922’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne katıldı.
Tarihi olarak iki toplum arasında sorunlu bir alan olan Dağlık Karabağ da 1923’te Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı özerk bir bölge statüsü kazandı.
SSCB’nin bu kararı, Ermenistan yönetimi tarafından hiçbir zaman kabul görmedi.

SSCB’nin dağılmaya başladığı 1980’lerde birçok sorun gibi Dağlık Karabağ sorunu da tartışılmaya başlandı.
Ekim 1987’de Dağlık Karabağ’daki Ermeniler, SSCB’nin kuruluşunda “Türkiye’yi memnun etmek için bölgenin Azerbaycan’a bağlandığını” iddia ederek Azerbaycan’dan ayrılmak istedi. 18 Ekim 1987’de bugün hâlâ yaşanan çatışmaların ilk temeli atıldı.

Şubat 1988’de ise Dağlık Karabağ Ulusal Konseyi üyesi Ermeni vekiller, bölge nüfusunun yüzde 70’ini Ermenilerin oluşturduğunu belirterek Bakü’den ayrılarak Ermenistan Cumhuriyeti’ne bağlanmayı talep etti.
Azerbaycan yönetimi bu talebi reddetti.
Kasım 1989’da Moskova, Dağlık Karabağ’ın yönetimini doğrudan Bakü’ye devretmişti.
Bu tarihten sonra Dağlık Karabağ sorunu, bir süre sonra bağımsızlığını kazanacak Bakü ve Erivan için en öncelikli sorunlardan biri haline geldi.
Ardından bölgedeki çatışmalar da yoğunluk kazandı.

Şubat 1992’de “en kapsamlı sivil katliam” olarak nitelendirilen Hocalı Katliamında en az 161 Azerbeycanlı sivil hayatını kaybetti.
Dağlık Karabağ bölgesi ile “rayon” adı verilen yedi bölge de Ermenistan tarafından işgal edildi.
1994’te sorunun çözümü için Fransa, Rusya ve ABD’nin başkanlık yaptığı; Türkiye, Almanya, İtalya, Belarus, İsveç ve Finlandiya’nın da üye olduğu Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) önderliğinde Minsk Grubu kuruldu.
10 yılı aşkın süren müzakereler sonucunda, Madrid Prensipleri olarak adlandırılan plana göre Dağlık Karabağ çevresindeki rayonların Azerbaycan’a teslim edilmesi, Dağlık Karabağ’a ara statü verilip nihai statü için görüşmelere başlanması, Ermenistan ile Dağlık Karabağ arasındaki koridorun açılması, yerlerinden edilmiş kişilerin topraklarına dönmesi ve AGİT tarafından bölgeye barış gücü gönderilmesi öngörülüyordu.

2 Nisan 2016’da iki ülke arasındaki cephe hattında yeniden çatışmalar başladı.
2016’daki çatışmaların ardından Putin arabulucu oldu
Rusya, Ermenistan’a açık destek vermek yerine diyaloğun sürdürülmesini istedi.
Türkiye ise Azerbaycan’a açıkça destek ilan eden tek ülke oldu.

Aradan geçen dört yılın sonunda Dağlık Karabağ’da yeniden çatışma başladı
Temmuz 2020’de Azerbaycan-Ermenistan sınırının Tovuz bölgesinde, ağır silahların da kullanıldığı çatışmalar meydana geldi.
Kısa süren çatışmalarda Rusya, Ermenistan’a açık askeri destek vermedi.
Türkiye ise Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Azerbaycan’ı desteklediğini açıkladı.

27 Eylül 2020’de Karabağ’da 44 gün devam edecek bir savaş başladı.
8 Kasım 2020’de Dağlık Karabağ’ın ikinci en büyük şehri Şuşa’nın Azerbaycan kontrolüne geçmesi sonrası Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in arabuluculuğu ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan tarafından ateşkes antlaşması imzalandı.
Böylece Dağlık Karabağ bölgesindeki tüm çatışmalara 10 Kasım 2020’de son verildi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, çatışmalarda Azeri tarafından 2 bin 783 askerin hayatını kaybettiği, 100’ü aşkın sayıda askerin ise kayıp olduğu bildirildi.
Bin 245 yaralının halen tedavi gördüğü kaydedildi.
Azerbaycan 44 günlük savaşta elde ettiği zaferini 10 Aralık tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı askeri törenle kutladı.
Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, 8 Kasım tarihini “Zafer Günü” ilan etti.

Azerbaycan’ın askerî ve diplomatik zaferi ile sonuçlanan savaşın ardından yeniden imar çalışmaları başlatıldı ve yerinden edilmiş on binlerce Azeri mülteci geri dönmeye başladı.
İmar çalışmaları elbette önemliydi.
Ama asıl iş bundan sonra başladı.

Savaştan sonra neler oldu bakalım

Ocak 2021’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Azerlotereya” adlı milli piyango şirketinin devredilmesine ilişkin kararname imzaladı.
Şubat 2021’de YMT Şans B.V adlı şirket Azerlotereya’nin yönetimini devraldı.
Kimdi bu şirket?
Demirören Şans Oyunları Yatırımları A.Ş.’nin iştiraki.
Hani şu Sedat Peker videolarında sıkça “pammıkören” diye anlattığı, Türkiye’de de Ziraat Bankası’nın verdiği (geri ödenip ödenmediği bilinmeyen) 750 milyon dolarlık kredi ile Doğan Holding’in medya yapılanmasını satın alan Demirören Holding’in ta kendisi.
Bu anlaşma ile Demirören Grubu’na Azerbaycan’da milli piyango, spor müsabakaları bahis oyunları ile loto oyunlarının işletmesini 10 yıl boyunca işletme hakkı verildi.

Bitti mi?
Elbette hayır.
Yine 2021’in başlarında Tekfen İnşaat’ın, Azerbaycan Merkez Bankası’nın yeni binasının projelendirme ve yapım işlerini anahtar teslim olarak üstlendiği açıklandı.
Yapılan açıklamaya göre sözleşme kapsamında 36 ayda tamamlanması planlanan Azerbaycan Merkez Bankası binası, 67 bin 981 metrekarelik alanda 37 kat olarak, 168 metre yükseklikte inşa edilecek ve 218 milyon avroya bitirilecek.

Sadece bu kadar mı?
Devamı var.
2021’in Şubat ayı sonunda sessiz sedasız Bakü’ye giden Cengiz Holding yöneticileri, Azerbaycan Hükümeti’ne ait Azergold yönetimi ile görüştü.
Azergold Yönetim Kurulu Zakir İbrahimov ile bir araya gelen Cengiz Holding heyetinin başında Şeref Cengiz yer alıyordu.
2021’in Haziran ayındaki haberlere göre ise Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Gashgaçay, Elbeidash ve Ağduzdağ maden yataklarının etüdü, araştırılması, araştırılması, geliştirilmesi ve işletilmesi ile ilgili bazı sorunların çözümüne ilişkin bir kararname imzalamaya hazırlandığı açıklandı.
Kararnamede Azerbaycan’da bulunan Gashgaçay, Elbeidash ve Ağduzdağ maden yataklarının etüdü, araştırılması, araştırılması, geliştirilmesi ve işletilmesi üzerinde çalışmak için Eti Bakır A.Ş.’ye, Elbeidash ve Ağduzdağ cevher yatakları 30 yıl süreyle Cengiz Holding’e ait Eti Bakır bünyesindeki Artvin Madencilik A.Ş.’ye devredileceği vurgulandı.

Hadi bir bilgi daha paylaşalım.
Türkiye’nin Azerbaycan’da tam destek verdiği Karabağ savışı sonrasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bölgeyi ziyaret etti.
Aynı zamanda Suşa, Cebrayil, Fuzuli şehirlerindeki yol çalışmaları için de temel atma törenleri gerçekleştirdi.
Fuzuli ilinin Ahmetbeyli köyünden başlayan yeni yol, 20 yerleşim biriminden geçecek, oradan da Şuşa’ya uzanacak.
Azerbaycan Devlet Kara Yolları Ajansı’nın (Azeryol) üstlendiği projenin uzunluğu 101,5 kilometre.
Yeni otoyol Bakü ile Şuşa arasındaki mesafeyi de 363 kilometreye indirecek.
2022’ye kadar tamamlanması beklenen yol için Aliyev’in imzaladığı kararnamede yolun tasarımı için 29,4 milyon dolar (50 milyon manat) bütçe ayrıldı.
Dört şeritten ve 5 bölümden oluşacak yolu ise bir Türk şirketi yapacak.
Kim olabilir?
Elbette Kolin İnşaat…

Karabağ bölgesine Azerbaycan-Ermenistan arasında yaşanan son çatışmalarda 2 bin 783 askerin hayatını kaybettiği, bin 245 askerin yaralandığı, 100’ü aşkın sayıda askerin ise kayıp olduğu açıklandı.
Her biri baba, kardeş, eş olan binlerce insan.
Sadece vatan bildikleri toprakları geri alabilmek için toprağa düştüler.
O onların ocaklarına da büyük bir ateş.
Ve savaşın dumanının dağılmasından sonra ortaya çıkan bildiğimiz gerçek.
Savaşı da “para” olarak gören savaş lordları.
Sadece bizde değil, dünyanın her yerinde aynılar.