A3 Haber

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu’nun “çekirdek enflasyon” mesajı, doları hareketlendirdi

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu’nun “çekirdek enflasyon” mesajı, doları hareketlendirdi
Eylül 08
13:47 2021

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası toplantısına katıldı. Kavcıoğlu’nun toplantıda yaptığı konuşmada çekirdek enflasyonla ilgili vurguladığı noktalar, doların yükselerek 8.48 TL’ye kadar yükselmesine yol açtı.

Kavcıoğlu, “Rezervlerdeki iyileşmeler öngörülerimizle uyumlu seyretmektedir. Rezervlerimiz 115-120 milyar dolar seviyesine gelmiştir. Kısa vadede enflasyon görünümünde etkili olan geçici unsurların etkisini yitireceğini ve son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde daha güçlü bir TL için adımlar atacağız” dedi.

Kavcıoğlu, “Doğrudan yabancı yatırımlarda Avrupa ülkelerinin payı yüzde 60’lar civarında. Dünya ekonomisine baktığımızda hizmetler sektörü imalat sanayine kıyasla salgına bağlı kısıtlamalardan daha fazla etkilenmiştir. Son dönemdeki PMI verileri hizmetler ve imalat sektöründe halihazırda devam eden toparlanmaya eşlik ettiğini görüyoruz. Bu durum daha dengeli bir görünümü destekliyor” diye konuştu.

Çekirdek enflasyon açıklaması

Kavcıoğlu, “Çekirdek enflasyon göstergelerinden olan ve TÜFE’den işlenmemiş gıda ürünleri enerji ve alkollü içkiler tütün dışlanarak elde edilen b endeksinin yıllık enflasyonu 0.05 puan düşüşle yüzde 18.46’ya b endeksinden işlenmiş gıda ürünlerinin de dışlandığı C endeksinin yıllık enflasyonu 0.46 puan düşüşle yüzde 16.76’ya gerildi. Kısa vadede enflasyon görünümünde etkili olan geçici unsurların etkisini yitireceğini ve son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

“Son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini düşünüyoruz”

Kavcıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

  • Kısa vadede enflasyon görünümünde etkili olan geçici unsurların etkisini yitireceğini ve son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini düşünüyoruz. Gıda dışı enflasyonun yılın geri kalanında da manşet enflasyonun altında kalmaya devam etmesini bekliyoruz. Son dönemdeki enflasyon dinamiklerinden bahsederken, gıda fiyatlarına özel olarak değinmek gerekiyor. Gıda fiyatlarında, olumsuz hava koşulları, kuraklık, bazı ülkelerde gıda ihracatına yönelik özel kısıtlamalar ve stok artışına bağlı olarak küresel bir artış görüyoruz. 
  • Enflasyon dinamikleri açısından diğer bir önemli konu ise ÜFE-TÜFE enflasyonu farkı. Ülkemizde olduğu gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde üretici fiyatları yüksek seyrediyor. Bu gelişmede emtia fiyatlarındaki artış ve üretimin hızla artan talebe aynı hızda cevap verememesi nedeniyle oluşan arz kısıtları etkili oluyor.
  • Böylece, üretici ve tüketici enflasyonu arasındaki fark, son dönemde birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede uzun dönem ortalamasının oldukça üzerine çıktı. Örneğin, Euro Bölgesi’nde ÜFE, TÜFE’nin neredeyse 5 katına çıkmış durumda. Fed başkanı Powell’ın da Jackson Hole Sempozyumu açılış konuşmasında değindiği gibi, salgın dönemindeki fiyat gelişmelerinde sınırlı bir grubun enflasyona yaptığı belirgin katkıların öne çıkabildiğini gördük. Örneğin, ABD’de son 25 yılda ortalamada gerileyen dayanıklı mal grubu, son dönemdeki enflasyondaki yükselişe, arz kısıtlarının da etkisiyle, en çok katkı veren kalemlerden biri oldu. Açılma ve ekonomik normalleşme sürecinde dünyada enerji ve hizmet fiyatlarında belirgin artışlar görüldü. Küresel merkez bankaları, enerji ve salgın kaynaklı bazı sektörlerdeki yüksek oranlı fiyat artışlarının, talep kompozisyonundaki normalleşme, arz kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla birlikte geçici olacağını değerlendiriyor. Bu unsurlar, önümüzdeki dönemde ülkemizde de enflasyonu düşürücü yönde etki edecektir.

“Parasal duruşumuz enflasyonun son çeyrekte düşmesinde etkili olacak”

  • Parasal duruşumuz enflasyonun son çeyrekte düşmesinde etkili olacak. Özellikle makine ve teçhizat yatırımlarında daha belirgin olmak üzere yatırımların büyümeye katkı verdiğini gösteriyor. Son dönemde yapılan ankette firmalarımız inşaat dışında tüm sektörlerde faaliyet ve üretimi kısıtlayan unsurlar arasında mali imkansızlıklar veya finansal sorunların payının azaldığını gösteriyor. Ayrıca firmalarımızın yatırım ve istihdam eğilimleri geçmiş yıllara göre oldukça yüksek seviyelere gelmiş durumda.

“TL’nin güçlenmesi için politika üretiyoruz, bu yönde adımlar atacağız”

  • Önümüzdeki dönemde makro göstergelerdeki iyileşmeler devam ettikçe cari işlemler ve enflasyon görünümünün iyileşmesiyle risk primi düştükçe ve oynaklık azaldıkça kredi kanalının etkin şekilde çalışarak yatırım iştahına ilişkin olumlu görünümüne istikrar kazandıracağını düşünüyoruz.
  • Krediye erişimde belirgin sorun gözükmemekle birlikte kredi faiz oranlarındaki yüksekli krediye erişimi sınırlandırmaktadır. Kredilerin gittikçe daha fazla oranda yatırım işletme sermayesi ve stok artırımı için talep edildiğini borç çevirmek için olan talebin azaldığını giderek yakından gözlemliyoruz.
  • Yüksek frekanslı veriler açılmanın etkisiyle iş gücü piyasasında toparlanmaya işaret etmektedir. Sanayi ve inşaat sektörlerinde istihdam artışı ile tarım dışı istihdam salgın öncesi düzeylerini aştı.
  • TL’nin güçlenmesi için politika üretiyoruz, bu yönde adımlar atacağız.