A3 Haber

Öldürülen gazeteciler için “halk mahkemesi” kuruldu: Cinayetler Lahey’de soruşturulacak

Öldürülen gazeteciler için “halk mahkemesi” kuruldu: Cinayetler Lahey’de soruşturulacak
Ekim 13
11:15 2021

Gazeteci cinayetlerindeki cezasızlık politikası nedeniyle bir araya gelen üç basın meslek örgütü, “halk mahkemesi” kurulmasına karar verdi. Açılış duruşmasının 2 Kasım’da Lahey’de olacağı belirtildi.

Dünya genelinde 1992’den beri bin 400’den fazla gazeteci öldürülürken, her 10 vakanın 8’inde katiller serbest bırakıldı. Bir araya gelen üç meslek örgütü ise “halk mahkemesi” kurmaya karar verdi. Kurulan mahkemede amaç; gazetecilerin öldürülmesinde adaleti sağlamak, cinayetleri araştırmak ve hükümetleri sorumlu tutmak olarak açıklandı. Üç ülkedeki belirli davaları içeren soruşturmalara ve yüksek kaliteli yasal analizlere dayanan mahkeme, 2 Kasım’da Lahey’de açılış duruşmasını yapacak.

Malta’daki evinin yakınlarında bir patlama sonucu öldürülen Daphne Caruana Galizia’nın ailesi, dört yıldır adalet arayışında. Blog yazarı Galizia’nın kız kardeşi Corinne Vella, “Sizi böyle bir şeye hazırlayacak hiçbir şey yoktur. Bunu kelimelerle anlatmanın da bir yolu yok” diyor. Galizia’nın 2017 yılı Ekim ayında öldürülmesinden bu yana, Vella kız kardeşi için adalet arayışını sürdüren bir vakıf yönetiyor.

“Halk mahkemesi” kuruluyor

Lahey’deki benzer davalarla ilgili bir halk mahkemesinin oluşturulması kararı da büyük oranda, bu tür davalarda ülkelerde sürecin yavaş ilerlemesine dayanıyor.

Basın özgürlüğü savunucusu grupların oluşturduğu bir koalisyon tarafından başlatılan mahkeme sürecinde duruşmalar gelecek ay başlıyor. Bu, gazeteci cinayetlerinde suçluların yargılanması konusunda birçok aile ve hak savunucusuna umut verdi.

Soruşturmanın başındaki Savcı Almudena Bernabeu VOA’e yaptığı açıklamada, “Bu mahkeme aslında, bu konuyla ilgili ses getirme amacının bir parçası” dedi.

Kaşıkçı’nın nişanlısı şahit olarak ifade verecek

Cezasızlık durumu, Washington Post gazetesi yazarlarından, Suudi asıllı gazeteci Cemal Kaşıkçı davası gibi büyük davalarda bile yaşanıyor. Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, Caruana Galizia’nın yakınları gibi Lahey’deki duruşmalarda şahit olarak ifade verecek isimler arasında yer alıyor.

Kaşıkçı davasında adaleti sağlama yönündeki çabalar da birçok kişiye göre yetersiz kaldı.

Suudi Arabistan’da yürütülen dava, uluslararası standartlara uymadığı gerekçesiyle uluslararası toplum tarafından eleştirildi.

Türkiye’de yürütülen Kaşıkçı davasındaysa üst düzey Suudi yetkililerin gıyabında yargılama yürütülürken, bu yetkililer arasında, cinayeti onayladığı yönündeki iddialar yaygın olmasına rağmen Veliaht Prens Muhammed Bin Selman yer almadı.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Birleşmiş Milletler özel raportörü tarafından bağımsız olarak hazırlanan raporlarda da Bin Selman’ın cinayetle bağlantılı olduğu ileri sürüldü ancak Veliaht Prens iddiaları reddediyor.

Yasal süreçlerde, davacıların haklarını savunan Guernica Uluslararası Adalet Merkezi’nin kurucularından, insan hakları uzmanı Bernabeu, bu tür davalarda adaletin sağlanmamasını “çifte cezasızlık” olarak nitelendiriyor.

Gazetecilerin öldürülmesinde rolü olan yetkilileri koruyan hükümetlerin soruşturmaları kapsamlı bir şekilde yürütmeyerek kendilerini de koruyor olabileceklerine vurgu yapan Bernabeu, “Her ne kadar hükümet yetkilileri böylesi bir soruşturmanın doğrudan hedefinde olmasalar da, kendilerini gelecekte böylesi bir davadan korumak istiyorlar” dedi.

Duruşmalar Kasım ayında başlıyor

Lahey’deki duruşmaların ilki, gazetecilere karşı işlenen suçların cezasız kalmasını önleme adına belirlenen uluslararası anma günü 2 Kasım’da düzenlenecek.

Duruşmada, Sri Lanka’da öldürülen Lasantha Wickramatunga, Meksika’da öldürülen Miguel Angel Lopez Velasco ve Suriye’de öldürülen Nabil Al-Sharbaji’nin davalarına odaklanılacak.

Bu üç gazeteci de ülkelerindeki tartışmalı konular üzerinde çalışıyordu. Hükümete karşı duruşuyla bilinen haftalık bir gazetenin baş yayıncısı olan Wickramatunga, hayattayken birçok kez tehditlerle karşılaşmıştı.

Diğer taraftan, Suriye ve Meksika, gazeteci cinayetlerinin yüksek olduğu ülkeler arasında. Ancak uzmanlar, bu tür cinayetlerin daha güvenli ve istikrarlı olarak kabul edilen ülkelerde de yaşandığına dikkat çekiyor.

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) direktörlerinden Gypsy Guillen Kaiser, “Çatışma dediğimizde akıllara silahlı çatışma geliyor ama bunun bir sorun teşkil ediyor olması için çatışma halindeki bir ülkede gerçekleşmesi gerekmiyor” diyor.

“Bir dizi yolsuzluğu açığa çıkaran Panama Belgeleri üzerinde çalışıyordu”

Vella, kardeşinin, istikrarlı bir batı ülkesi olarak kabul edilen bir ülkede öldürüldüğüne dikkat çekiyor.

Vella, “Hiç kimse bunun bir Avrupa Birliği ülkesinde mümkün olacağını tahmin etmiyordu. Böylesi bir şeyin sadece, hakların ve ifade özgürlüğünün geleneksel olarak korunmadığı, kötü yerlerde olacağını sanıyoruz” diyor.

Caruana Galizia, öldürüldüğünde, bir dizi yolsuzluğu açığa çıkaran Panama Belgeleri üzerinde çalışıyordu.

Malta’da, Galizia’nın cinayet davasında 3 şüpheli tutuklandı ve 15 Şubat’ta, bunlardan biri cinayetle bağlantılı olduğu suçlamasıyla cezaevine gönderildi. Maltalı yetkililerden Ağustos ayında yapılan açıklamaya göre, Galizia’nın haberlerinde Panama Belgeleri’yle bağlantılı olarak adı geçen tanınmış bir iş insanının da yargılanacağını belirtti ancak duruşmanın tarihi henüz belli olmadı.

Diğer taraftan, Galizia’nın öldürülmesiyle ilgili olarak yapılan bir anket sonucu, kamuoyunun, Malta hükümetinin sorumlu tutulmasından yana olduğunu gösterdi.

Lahey’deki mahkemenin ceza verme yetkisi yok ama…

Lahey’deki mahkemenin ceza verme yetkisi yok ancak soruşturmada rol alanlar, her ne kadar hükümet yetkilileri muhtemelen duruşmalarda yer almayacak olsa da, bu süreç sayesinde küresel çapta basın özgürlüğüne dikkat çekileceğini söylüyor.

Bernabeu, “Bu utanç yaratmayla ilgili. Bir ülkenin ya da yetkililerin bir soruşturmayı görmezden geldiğini halka açık bir şekilde, yüksek sesle duyurduğunuzda, bu çok güçlü bir etki yaratır. Çünkü kimse kendi sistemleri ya da kurumlarıyla ilgili kötü şeyler duymak istemez. Bu nedenle de, bu duruşmalarda konunun halka açık bir şekilde ifade edilecek olması çok önemli” diyor.

Caruana Galizia gibi gazetecilerin aileleri için, öldürülen kişinin isminin haberlerde baş sıralarda yer alması da adalet arayışı için önemli.

Galizia’nın kız kardeşi Vella, “Yapılabilecek en önemli şeylerden biri de, dikkatleri öldürülen kişilerin isimleri üzerine çekmek. Böylece bu kişiler bir istatistik olmaktan çıkar ve kaybedilen bir yaşamdan bahsettiğimiz anlaşılır” diyor.

CPJ’den Kaiser de, katillerin sorumlu tutulmasına yönelik çağrıların gündeme gelmesiyle beraber hükümet yetkililerinin de gazetecilere karşı tehditleri daha ciddiye almak zorunda kalacağı görüşünde. Kaiser, “Öldürülen gazetecilerin birçoğu hayattayken, yaptıkları iş nedeniyle hedef gösterilmiş ya da tehdit edilmişti. Umuyoruz ki, gelecekte bu tür tehditler ciddiye alınır” diyor.